Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Canan İLHAN: Soukdan parmaklarını hissetmeyen çocuk şikayet etmediyse…

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Canan İLHAN: Soukdan parmaklarını hissetmeyen çocuk şikayet etmediyse…
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Bugün İstanbul’da soğuk,gri ve kafamdan geçirip,yapmaya üşendiğin şeylerle dolu bir  Cumartesi var..Çok tanıdık geldi bu hafta sonu.

Köye doğru aldı götürdü beni..Bu mevsim çocukluğumun ocak ayları çok soğuk geçerdi..Tahtaların arasından giren yel,sobanın sıcağını alır götürür,meşe odunlarının yanarken çıkardığı çıtırtıları dinleyip,akşamı ederdik..

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Hafta içi okul vardı zaman geçerdi ama hafta sonları enerjimizi harcamaya yer arardık..Dede odun taşıyalım mı,babaanne çeşmeden su getirelim mi?Tavukların yemini verelim mi?

Siz kendinize iş mi arıyorsunuz? O zaman şu köy önünde ki bağdan pırasa toplayın gelin dedi babaannem..Toprak yarı buzlu,hava çivi gibi ayaz,üçer tane söküp aldık ama parmaklarımızı hissetmiyoruz artık..Eve geldik sobaya uzattığımız küçük ellerimiz ısındıkça daha çok sızladı..

Getirdiğimiz üç pırasadan ne çıkar?

Mecbur babaannem devamını toplamaya gitti..

Bugün de hava soğuk,dışarısı rüzgar…

Dış cephesi yalıtımlı evler de, kombinin derecesini yükseltip, bunalmaya hakkın yok.. O sabah ayazında ellerini hissetmeyen çocuk, şikayet etmediyse senin şu konfor alanında sızlanmaya hiç mi hiç hakkın yok…

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın