Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Yılmaz Özdil: AKParti, nasıl bu kadar şımardılar zannediyorsunuz?

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Yılmaz Özdil: AKParti, nasıl bu kadar şımardılar zannediyorsunuz?
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, AKP hükümetinin dış politikada Fransa konusunda izlediği ‘yanlış adımları’ yazdı.

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, AKP hükümetinin dış politikada Fransa konusunda izlediği ‘yanlış adımları’ yazdı.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

“Fransa nasıl bu kadar şımardı zannediyorsunuz?” diye soran Özdil, “Breh breh breh diye navtex ilan ederek, Oruç Reis’i 90 günlüğüne Akdeniz’e gönderip, 30 günde götün götün Antalya’ya geri çeken kim? Macron mu?” ifadelerini kullandı.

Sözcü Gazetesi’nden Yılmaz Özdil’in “Fransa, Türkiye’ye posta koyacak gücü nereden buluyor zannediyorsunuz?” başlıklı yazısı şöyle;

2006…

Fransa ulusal meclisi “soykırım yok” diyene beş yıl hapis cezası veren yasa tasarısını onayladı.

“Eyyy Fransa” dedik.

Siyasi ve ekonomik bütün ilişkilerimizi keseceğimizi söyledik.

Paris büyükelçimizi ilk uçakla geri çektik.

Az biraz geçti…

Sayın ahalimiz mevzuyu unuttu.

Gümbür gümbür geri çektiğimiz Paris büyükelçimizi sessiz sedasız geri gönderdik.

Fransa’yla ilişkilerimiz hiçbir şey olmamış gibi aynen devam etti.

2009…

Fransa, NATO’nun sadece siyasi üyesiydi.

Askeri üyesi değildi.

1966 yılında “ülke savunmasında bağımsız kalalım” diyerek, NATO’nun askeri kanadından çıkmışlardı.

2009 yılında, yani, Tunus, Mısır, Libya, Suriye patlamadan hemen önce, NATO’nun askeri kanadına geri dönmek istediler.

Aslında gayet açık görülüyordu ki, Akdeniz’de çarşı karışacaktı, NATO şemsiyesi altında petrol-doğalgaz pastasından pay kapmak isteyen Fransa, bu nedenle pozisyon değiştiriyordu.

NATO zirvesinde karar verilecekti.

Obama yönetimi Fransa’yı destekliyordu.

Elimize büyük fırsat geçmişti…

Çünkü, Türkiye’nin veto hakkı vardı.

Türkiye onay vermezse, NATO’nun askeri kanadına dönemezlerdi.

Washington’la pazarlık edip, istediğimiz her şeyi yaptırabilirdik.

Mesela, patriot alabilirdik.

“Ver patriotları al onayı” diyebilirdik.

Kuzu kuzu vermek zorundaydılar.

Bugün S400 krizi yaşamak zorunda kalmazdık.

Yapmadık!

“Eyyy Fransa” diyebilirdik, soykırım tasarısını derhal geri çek, Türkiye’nin haklı tezlerine destek verdiğini açıkla diyebilirdik.

Yapmadık!

Hiçbir şey talep etmedik, kuzu kuzu onay verdik.

Fransa, Akp hükümetinin bu vahim hatasıyla en ufak bedel ödemeden NATO’nun askeri kanadına katıldı.

2011…

Fransa senatosu, Fransa ulusal meclisi tarafından kabul edilen ve “soykırım yok” diyeni hapse tıkan yasayı, onayladı.

“Eyyy Fransa” dedik.

“Fransa’yı pişman edeceğiz” dedik.

“Fransa’nın soykırımını yüzüne çarpacağız, Tbmm’de misilleme yapacağız, Cezayir soykırımı kanunu çıkaracağız” filan dedik.

“Asla eskisi gibi olmayacak” dedik.

“Fransa’yla tüm ilişkimizi kesiyoruz, ihalelere sokmayacağız, mallarını boykot edeceğiz” dedik.

Paris büyükelçimizi ilk uçakla geri çektik.

Az biraz geçti…

Sayın ahalimiz mevzuyu unuttu.

İlişkimizi kesmedik, ihalelere sokmaya devam ettik, mallarını boykot etmedik, Cezayir kanunu filan çıkarmadık.

Bağıra bağıra geri çektiğimiz Paris büyükelçimizi tırıs tırıs geri gönderdik.

2018…

Asrın liderimiz Fransa’ya gitti.

“Dostum Macron” dedi!

Güya Fransa’yı pişman edecektik, “dostum Macron’la çok iyi bir başlangıç yaptık, kendisinden ümitliyim” dedi.

Güya Fransa’yı ihalelere sokmayacaktık, Fransız mallarını boykot edecektik… Türk Hava Yolları, asrın liderimizin Macron’u ziyareti sırasında Fransa’dan 25 adet Airbus satın aldı.

2019…

Fransa soykırımı tanımakla kalmadı, soykırım yok diyeni hapse atmakla kalmadı, 24 Nisan’ı soykırımı anma günü ilan etti.

“Eyyy Fransa” dedik.

“Türkiye bunu sineye çekmeyecek” dedik.

Paris büyükelçimizi geri çekeceğimizi açıkladık.

Az biraz geçti…

Sayın ahalimiz mevzuyu unuttu.

Büyükelçimizi geri çekmedik.

Üstüne, Fransa’dan et ithal ettik.

2020…

Fransa, Libya’dan sonra Kıbrıs’ta da karşımıza dikildi, uçak gemisini gönderdi, Yunanistan’la ortak tatbikat düzenledi.

Asrın liderimizin “dostum” dediği Macron “biz Avrupalılar Türk halkına değil, Erdoğan hükümetine karşıyız” dedi.

Bizimki hemen “eyyy Macron” filan dedi.

Fransa nasıl bu kadar şımardı zannediyorsunuz?

Breh breh breh diye navtex ilan ederek, Oruç Reis’i 90 günlüğüne Akdeniz’e gönderip, 30 günde götün götün Antalya’ya geri çeken kim? Macron mu?

Devlet yönetmek ciddi iştir.

Eyyyyamcılıkla ciddiye alınmak, caydırıcı olmak mümkün müdür?

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın