Karar Yazarı İbrahim KAHVECİ; Normalde seçimler 18 Haziran 2023’de yapılacaktı. Bugüne kadar erken seçim çağrılarına ısrarla ve net bir şekilde karşı çıkan iktidar ve ortağı neden şimdi seçimi bir an önce 14 Mayıs 2023’de yapmaya çalışıyor?

1 ay bile dayanacak gücü mü kalmadı?

Yoksa mevsim mi; ya da üniversite sınavı mı… Veya başka bir neden mi?

Ülkelerde seçim önceliği savaşlarda bile önde gelir ve yapılır. Mevsim vs de olamaz… Burada başka bir şeyler var.

***

24 Haziran 2018 seçimlerini hatırlayın. Seçimden önce dolar kuru 4,60’lardaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Siz bu kardeşinize yetkiyi verin… dolarla faizle nasıl mücadele edilirmiş” dedikten sonra Ağustos ayında Trabzon’da iş dünyasına bir konuşma daha yaptı.

Artık seçimler bitmiş ve Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan dolarla nasıl mücadele edileceğini açıklamıştı: “Sanayicilerimize sesleniyorum, bankalara saldırarak döviz alma yoluna gitmeyin. Milleti ayakta tutmak sanayicilerin de görevi. Aksi takdirde B ve C planlarımızı devreye sokarız” demişti.

Seçimden sonra dolarla nasıl mücadele edileceğini B ve C planları ile anlayanlar dövize hücum etmiş ve dolar/TL bir gecede 7,20 liraya çıkmıştı.

Bu sert dalgalanma ile yaşanan sıkıntılı dönemde 2,3 milyon mavi yakalı işini kaybederken toplam istihdam kaybı da 800 bini aşmıştı. Dar tanımlı işsizlik oranı %15’lere dayanırken geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 30’ları aşmıştı.

Nitekim 24 Haziran seçimlerinden 9 ay sonra yapılan yerel seçimlerde bu ekonomik tablo kısmen etkisini göstererek, özellikle büyükşehirlerde iktidarın oy kaybına yol açtı yerel yönetimleri kaybettirdi.
Şehir merkezleri ekonomik duruma sert tepki göstermişti.

***

Hikaye aslında basitti… 2018 yılında da seçimlerin Kasım ayı yerine Haziran ayına alındığını görmüştük.

O günlerde de büyük ekonomik fırtına öncesi seçimlerin yapılmak istendiği tartışılmış ve seçim sonrası bu tartışmanın doğru olduğu anlaşılmıştı.

Acaba bugün de hikaye aynı mı?

BU SEFER BÜYÜK YIKIM

Bu sefer hikaye 2018 yılıyla kıyas kabul edilemez noktada…

Bakınız ekonomik model çoktan iflas etti. İhracat dediler, ithalat patladı; üretim dediler, üretim eksiye düştü; cari fazla dediler, cari açık 10 kat arttı… Yıllık dış açık 110 milyar dolara ve cari açık ise 50 milyar dolara dayandı.

Bu ne demek?

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/secimin-14-mayisa-alinma-nedeni-1595353

By Haber Editörü

Gündeminiz.Com Genel Haber Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.