Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Hayır, ben onun insanıyım… Oruç Aruoba

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Hayır, ben onun insanıyım… Oruç Aruoba
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

 Oruç Aruoba Pandemi nedeniyle evlere kapandığımız zamanlarda tanıştık beyefendi ile.. Sitemize nasıl ve ne zaman geldiği belli değilken karşı komşunun Pomelonu’na aşık aşık bakan bir yaşındaki siyah labrador…

Herkese sokaklar yasaklandığında.. onlar şapşik, şapşik dolanıyorlardı.. Veterinerlere sokaklar yasak olmadığından bir arkadaşımızı çağırdık aşılamalarını yaptırdık.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Sokaklara terk edilen bu hayvanlara nasıl bakacağımızı düşünürken komşularımız bana niye sahiplenmediğimi sordular. Allerjim olduğunu bakamayacağımı söyledim ve onlara söyledim sahiplenmelerini…

Birkaç gün sonra komşularla bahçeden bahçeye sohbet ederken bizimki koştura koştura gelip iki patisiyle belime sarıldı. Kafasını da kollarımın arasına gömdü. İşte o an orada bulunanlar hep birlikte “o sahibini seçti.” Sen artık onun sahibisin diyerek evlerinde bulunan örtüleri, mama kaplarını benim balkona yığdılar. “O” aslında hepimizi köpeğiydi, ancak sahip olarak beni seçmişti. Hemen veteriner arkadaşımıza haber verdik. Karnesini çıkardı, bakımlarını yaptı ve ismini de o verdi. Biz “arap” demiştik, o ise “gece” ismini uygun gördü.

Beslenmesini anlattı, mamalarını verdi. Ben nasıl eğiteceğimi düşünürken, veteriner arkadaşımız eğitimli olduğunu da söyleyince… Bahanemiz kalmamıştı. Gidip kendisine bir yatak aldık. Yatağı görüp öyle bir kuruluşu vardı ki.. Sanki yıllardır yemek yememişte, ziyafet sofrasına oturmuş bir edası vardı. Yüzündeki o sevinç yüzünden ağlamamak için zor tuttum. “Gece” beyefendinin hayatımıza girişi böyle başladı.

Ben onu yönetmiyordum o bana kurallarını hatırlatıyordu. “Beni sev” demesi burnuyla kolunu dürtmesi..sevmeyi bırakırsan hemen yine elini dürtüyor, ben onu yanağından öpersem o da beni hemen yalıyor.

Elini ayağını silersen elimi ayağımı yalıyor. Karşılıklı çok iyi anlaşıyoruz. Sabah Günaydın sarılması ve öpüşmesinden sonra kahvaltı yapıyoruz akşam ise, iyi geceler sarılmasından sonra yataklarımıza giriyoruz.

Adamın içine insan kaçmış. Ne zaman canım sıkılsa hemen patileriyle bana sarılıyor. Arka ayaklarının üzerinde dakikalarca kalıyor. Bir ara düşünmedim değil, acaba çok büyük yemin etti de “kapında köpeğin olayım” diye…

Melekleri de onu köpek kılığına mı soktu? Şaka değil, gerçek. Geçen gece hava soğudu diye balkonun camlarını kapattım. İç kapıyı nasıl açtı. Nasıl yanıma geldi hala muamma…ama bir gerçek var beni dürterek uyandırdı ve kapıyı gösterdi. Balkonun dışa açılan kapısını açamamış ve sıkıştığı için kıvranıyor bızdık. Acil çıkış kapısı gösterildikten sonra geri gelişini bekledim. Öpüşüp koklaştıktan sonra yataklarımıza döndük.

İstese balkona yapabilirdi. Ama o büyük bir direnç göstererek iç kapıyı açıp odama gelip beni uyandırmıştı. Ne kadar “hayvanca” bir davranış değil mi?

Bu inceliği insanlarda bulabiliyor muyuz!

 Bu gidişle ben onun insanı olmaya devam edeceğim.. Bütün patililere ithaf olunur..

Funda Ayla

 

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın