Sevgili okurlar, bu günkü yazıma Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Etlik Şehir Hastanesinin açılış töreninde verdiği demeçle başlıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın demeci aynen şöyle:

“Sosyal medyada gelişmiş  ülke güzellemelerinin yapılarak gençlerin bilinç altına mutlaka buralara gidilmesi gerektiği fikrinin aşılanmaya çalışıldığı sırf daha iyi arabaya binmek, daha yeni telefon almak, daha çok konsere gidebilmek gibi süfli heveslerle ellerin yani başka ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyoruz. Böyle hevesle yola çıkanların sığınabilecekleri bir aile, sosyal bünye bulamayınca yaşayacakları pişmanlığı tahmin edebiliyoruz.”

Bu söylem üzerine aklıma düşen bazı ülke gerçeklerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

* Gençlerimizin yurt dışına gitmek istemelerinin en büyük nedeni bence ekonomiktir. Daha çok konsere gidebilmek, yeni telefon almak için demek tamamen fantastik bir iddiadır, ama aşırı tutucu kişi ve grupların baskısıyla o insanların sevdiği sanatciların konserlerini yasaklamak laik Atatürk Türkiye’sine yakışmamaktadir. Bence bu tavır dışarıya karşı da bir itibar kaybıdır.

*Plansız, programsız açılan üniversitelerimizin bazı bölümleri bu öğretim yılında boş kaldı. Kazananların büyük bir bölümü kayıt yaptırmadı. Bu durumun altında yatan sebeplerin başında barınma, beslenme sıkıntısı ve mezun olduğunda iş bulamama sıkıntısı gelir.

*Türk-İş’in eylül ayı ölçümlerine göre ülkemizde dört kisilik bir ailenin açlık sınırı 7667 TL, yosulluk sınırı 23.600TL, bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 9469TL’dir. Buna rağmen kayıtlı çalışanların yaklaşık % 42’sini oluşturan asgari ücretlilerin aldığı maaş sadece 5500TL’dir. Bu tablo bize gerçekten içler acısı bir durumu yansıtmaktadır. Bizi kıskandıkları söylenen Almanya’da asgari ücretlilerin kayıtlı çalışanlara oranı sadece %5,3’tür.

* 2022 Ağustos ayı enflasyonu TÜİK’e göre %80, bağımsız çalışanlar grubu ENAG’a gore %181.

*Bir yıl içerisinde ülkemizde elektriğe gelen zam % 148,5 , dogal gaza gelen zam %164,25. Dar gelirlinin yakacak alternatifi kömürün ton fiyatı 1000TL’den 6000TL’ye çıkmış vaziyettedir.

*Temmuz 2022 itibarı ile ülkede genel işsizlik oranı %10,6 ,15-24 yaş arası genç işsizlik oranı ise %21,1.İş bulabilenlerin çoğunluğu kendi mesleği ile hiç ilgisi olmayan alanlarda düşük ücretle çalışmak zorunda kaldığından işinden memnun degil. Ülke nüfüsunun yaklaşık %80’ini oluşturan dar gelirli vatandaşların ekonomik durumu havadan helikopterle trafik yoğunluğuna bakarak değerlendirilebilecek durumda değil. Durumun vahametini doğru tesbit etmek için, çarşı pazara inerek vatandaslarla bire bir görüşüp, dertlerine çare olmak gerekir.

*85 Milyonluk bir ülkede elbette istisnalar olacaktir.Ancak otobanlardaki trafik yoğunluğu ve İphone 14 marka telefon alımlarındaki kuyruklar, ülkemizdeki gelir dağılımının ne denli bozuk olduğunun bir işaretidir. Hani hep diyoruz ya, ülke vatandaşlarının %15-20’sinin tuzu kuru.Onları bu ülkeden kanun zoruyla da göndersen bir yere gitmezler.

Aslında yukarda verilen rakamlara şöyle bir göz atıldığında,⁷ ülkeden gitmek isteyen gençlerin gidiş nedenlerinin ekseriyetle ekonomik kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.Buna ilaveten AKP iktidarlarının haksız ve kusura bakmasınlar ama insafsız uygulamaları sonucunda toplum alabildiğine kutuplaştırılmıştır. Laik, demokratik ve Atatürkçü seküler kesim gücü elinde bulunduran muhafazakar kanat tarafından devamlı horlanmakta, çeşitli hakaretlere maruz bırakılmakta ve onların inandığı değerlere küfür edilmektedir. Bu durum inanın az boz bir yılgınlık ve huzursuzluk kaynagı değildir. Adeta kendi ülkende sığınmacı konumunda bulunduğu hissi veriyor insana. Ben bile bu yaşımda bazen kendi vatanımdan kaçmak duygusuna kapılıyorum.Atatürk İlke ve İnkilaplarına bağlı olarak yetiştirilen bizim kuşak için bu günleri görmüş olmak gerçekten inanılmaz bir hayal kırıklığı.

Evet, en azından yaban ellerde iş bulup düzenini kurana kadar gidebilenlerden bazılarının bir sureliğine pişman olacağına ben de inanıyorum. Çocukluk ve gençlik yıllarımdan iyi bilirim. Geride bıraktiklarına ve sılaya duyulan hasret çok yaman bir duygudur.Burgu gibi yüreğini deler geçer.Keşke tüm gençlerimiz iş bulup, asgari düzeyde de olsa arzuladıkları yaşamı kendi ulkelerinde

yaşayabilseler.Müsaade etseler de hiç olmazsa sevdikleri sanatçıların konserlerini kendi vatanlarinda izleyebilseler. O zaman konser dinlemek için ellerin vatanlarına gitmezler ve böylece gidenlerin sayısı azalır(!)

Ülkemizin en çok ihtiyacı olan ve meşakkatli bir eğitim sürecinden geçerek yetişen doktorlarımıza  “İsterlerse gitsinler” denilebildiğine göre şimdi gideceklere de” acıyarak bakmak” hiç bir anlam ifade etmemektedir.

Acınası olanlar ,ekmeği uğruna vatanını terkedenler değildir…

By Haber Editörü

Gündeminiz.Com Genel Haber Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.