Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Aslan SATILOĞLU: SONBAHAR HÜZNÜ

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Aslan SATILOĞLU: SONBAHAR HÜZNÜ
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

 Büyük sanatçı merhum Yılmaz Güney demiş ki; “Öyle bir haldeyizki; Dışımız günlük güneşlik, İçimiz hüzünlü bir sonbahar.

 Yüzümüzde tatlı bir tebessüm İçimizde ağlayan bir çocuk var.” O çocuk ki, yaşınız kaç olursa olsun herkesin yüreğinde vardır bir miktar.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

 İnsanoğlu gelişip büyüdüğünde saflığını kaybeder, aklı duygularının önüne geçer de kime, neye ne zaman nasıl ağlayacağını bilemez.

 Hazan mevsiminden eylülü yolculadık. Ekim ayını yaşamaktayız. Bu mevsim, bu aylar hüzün ayları.

 Günler kısalır, göçmen kuşlar göç ederler bir dahaki baharda dönmek üzere. Ne kadarı dönebilecek, ne kadarı gittiği yerde ölecek kim bilebilir?

Hazan mevsiminde serin esen rüzgarlar kime hüzün vermez ki… Hele hele sonbaharın en hüzünlü yanı da dallarda tutunacak mecali kalmamış, sararmış yaprakların yere düşüp sağa sola savrulmalarıdır.

 Bu da gerçekte bir ölümdür her yıl yaşanmakta olan. Insanlar için de böyledir bir bakıma. Sararıp solanlar için amenna, kalanlar için teselli daha kolaydir.

Ya, yazını yaşamadan yeşil halde göçüp gidenlerde nasıl teselli bulacağız? Şikayetimizi hangi makama nasıl ileteceğiz?

Dünyayı el kadar bir cihazla gözlerimizin önüne seren insanoğlunun acizliği, bu son noktada çarpar suratlara. Gitmek mi zor, kalmak mı diye kendi kendimize sorduğumuzda alınan cevabın her çeşidinde sonbahar hüznü ve acı her zaman vardır. İşte hüzün, işte hazan, ışte çaresizlik…

 Ne güzel demiş Ahmet Semercioğlu “Hazan mevsimidir sonbahar, Birbir döker hüzünleri, Sonra bir rüzgar çıkar,bir bir savurur dökülenleri, Sonra bir yağmur suyunda sel olur hüzünler, Ve ardından kış gelir, Hüzünler üşür, Ayaz vurur, Sonra kar yağar, Hüzünler kar altında kalır, Üşür…”

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın