Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Aslan SATILOĞLU: Korona günleri

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Aslan SATILOĞLU:  Korona günleri
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Malum, bir yıldır insanoğlu korona denen amansız bir hastalığın pençesinde kıvranmaktadır. 

İnsanlar canını,sağlığını , işini ve ekmeğini kaybetti, ne yazık ki daha da kaybedecek gibi görünüyor.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

 ***

Bu illeti, olayın başlangıcında daha yeterince tanımayan bilim insanları ve yöneticiler , 2020 yılı bahar 

aylarında  bu hastalığın yaz sıcaklarıyla birlikte azalacağını ve hatta kaybolacağını söyleyip toplumun 

yüreğine su serpiyorlardı. Fakat durum hiç de öyle olmadı. Bırakın 2020 yılını, 2021 yılı da bu hastalığın 

pençesinde heba olup gidecek gibi. Virüsün mutasyona uğrayarak daha da hızlı yayılma ve bulaş özelliği 

kazanmasıyla ülkemizin hemen hemen tamamına yakını aşırı yoğun durumu işaret eden kırmızıya 

boyanmış vaziyette. Öte yandan, ülke yöneticileri ve toplum olarak olayın vehametini yeterince görmeyerek 

veya görmezden gelerek slogan halini alan maske, mesafe ve temizlik kurallarına gerektiği gibi riayet etmiyor, 

lebaleb dolulukta peş peşe kongreler düzenliyoruz. Balık baştan kokunca da yenip yutulur tarafı kalmıyor maalesef.

 ***

Zamanında ve yeterli miktarda aşı olmayınca da sanki ‘’İşimiz Allaha kaldı’’ havasına girmiş bir beklenti içerisindeyiz.

Hükümetimizce son açıklanan tedbirlerde göstermektedir ki; başta küçük esnaf ve diğer dar gelirlilerin ekonomik 

sıkıntıları ucu açık bir zaman sürecinde büyüyerek devam edecektir. Okullardaki eğitim durumları da içinden çıkılamaz 

bir vaziyet almıştır.Hastalık sürecinde eğitimde olan çocuklarımızın ve onların ailelerinin çektikleri çileler katlanılır 

gibi değil. En iyimser durumda bile telafisi imkansız heba olmuş iki koca yıl.

 ***

Gelelim benim gibi yaşı 65 ve üzeri olanların ahvali durumuna. Yaşayanlar bilir. Yazıya dökülüp anlatılacak gibi değil. 

Psikolojiler bozuldu, kilolar alınıp hantallaşıldı, organlar ağrısız sızısız çalışamaz durumda. Birkaç yüz metre yürüyüp 

eve dönebilmek meziyet haline geldi. Bu yaşlarda olup da türkülerde söylendiği gibi ‘’Yolun Sonu’’ görünmek üzereyken 

kalan ömürlerden en az iki senenin bu şekilde heba edilmesi reva mı yani?

 ***

‘’KOLERA GÜNLERİNDE AŞK’’ romanının yazarı GABRIEL GARSIA MARQUEZ bugünleri yaşamış olsaydı da, o şahane 

kurgusu ve akıcı diliyle bu korona günleri hakkında kimbilir ne hüzünlü ve muhteşem boyutlardaki hikayeleri yazıya dökerdi.

Hani insanlar birbirlerine sorarlar ya ‘’Günün nasıl geçti?’’ diye. Eğer o günün sıradışı bir özelliği yoksa verilen cevap genelde 

‘’Eh işte hep aynı, monoton, sıkıcı ve sıradan bir gün.’’ olurdu. Meğer gerçek hiç de öyle değilmiş. Pandemiden önceki 

yaşantımızın normallerinin aslında çok değerli şeyler olduğunu KORONA gerçeği öğretti insanoğluna.

***

Mesela ben hiç de önemsemediğim o hayatımdan neleri özlemişim neleri

-Kadıköy’ümün cıvıl cıvıl gençleriyle daracık ve sevimli sokaklarını,

-Pazar içi , Nazım’ın yeri, Rıhtım kafesi, Barış Manço Kültür Merkezini,

-Cuma günleri Osmanağa camii’nden caddeye taşan cemaati ve hemen 50 metre ötede demlenen insanlarıyla 

  memleketimin insan renklerini,

-Bahçeli kafe ve Özgürlük parkındaki tavla partilerimizi, koca çınar ağacına tüneyen kuşların tepeden üzerimize etmelerini,

-Elimde çıtır simit, Bahariye’den Moda burnuna yürümeyi ve oradan denizi, Sarayburnu’nu seyre dalmayı,

-Amaçısz, yorulana kadar yürüyüp yorgun düşerek oturup şöyle nefeslenecek bir yerler aramayı,

-Vapur yolculuğunda martılara simit atmayı, gençliğimin geçtiği Kasımpaşa’ya gidip sokak sokak, cadde cadde yürüyerek 

  anılarımı tazelemeyi,

-Ayda bir yapılan yemekli akraba günlerimizi,

-En çok da dost, akraba ve diğer bütün sevdiklerimle zaman zaman bir araya gelip, hasretle kucaklaşmayı, gözlerinin 

  içine bakarak dert ve neşeleri paylaşmayı,

-Ve de akşam olduğunda yorgun argın yuvama dönmeyi çoookkk özledim çok.

Daha neler neler…

***

Sizce ölümlü dünyada az şeyler mi bunlar?

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın