Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Aslan SATILOĞLU: “ Karınca kararınca”

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Aslan SATILOĞLU: “ Karınca kararınca”
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Hayata adım attığımız andan itibaren zamanla yarış başlamıştır aslında. Önemli olan yarışa çok gerilerden başlamamaktır. Bu biraz, kaderin insana bahşettiği şans, biraz da kişinin göstereceği düşünsel ve fiziki kondüsyondur. 

Ayakta kalabilmek için hep kaçanı kovalarsın. Etap etap bir şeyler yakalarsın ama, yaş yetmiş iş bitmiş dedikleri noktaya gelmiş olmana rağmen, gönlünde yatan bir çok güzelliği henüz yakalayamadığını görür ve hüzünlenirsin. Keşkelerin çoğalır, geriye dönüp yeniden yaşamak istersin ama ne mümkün.  

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Bana tevdi edilen bu fırsat, hayatta henüz yakalamadıklarımdan birisi mi acaba diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. 

Mensubu olduğum biz 68 ve 78’li kuşaklar, tam bağımsız bir ülkede daha iyi şartlarda yaşayalım diye çok ağır bedeller ödedik. Gerçekten de insanlığa dönük güzel şeylerin beklentisi içerisindeydik.  

Benim ortalama bir vatandaş olarak, detaya girmemin anlamı yok. Uzman titri bulunan bir çok insan akşam sabah her şeyi yazılı, görsel basın ve sosyal medyadan yorumlamakta ve vatandaş da onları takip etmektedir.  

Gelsin diye sabırsızlıkla beklediğimiz bugünlerde olanlar, bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı dersek haksız mıyız Allah aşkına ? 

Olan biteni yeterince değerlendirip bu tespiti yapmak için ulema olmaya gerek yok. Yeter ki , radikal saplantı ve biat kültürünün esiri olmamalı insan.  

Çoluğuyla çocuğuyla, kendi vatanında daha iyi şartlarda yaşamak için, protesto ve konuşma hakkını kullanan, farklı düşünen insanları vatan haini, terörist gibi hiç de layık olunmayan suçlamalarla yaftalamak rutin hale geldi bu ülkede. Hem de ülkede  birlik ve beraberliği sağlamak durumunda olan makam ve mevkiler tarafından.  

Birçok konuda itham sahiplerinden farklı düşündüğüm için, yapılan suçlamalar beni de ziyadesiyle üzmektedir. Ama şunu da biliyorum ki bu çirkin etiketler biz vatanseverlerin üzerine kesinlikle yapışmaz. Ne yazık ki sadece toplumda bölünmeyi keskinleştirir.  

ABD’de Kongre Binasının, Trump yandaşı protestocular tarafından işgal edilmesi sonucunda,Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Trump’a yönelttiği eleştiride, Ülkemizi Diktatör Kuzey Kore ile aynı katagoride  değerlendirerek; “Burası Türkiye değildir” demesi bence onur kırıcı bir davranıştır.Dışarıdan bakınca biz gerçekten böyle mi gözükmekteyiz? 

Öte yandan aynı Pelosi’ye şunu da sormak lazım. 

Dön bir aynaya bak.Trump gibi tutarsız birisini 4 yıllığına ABD’ ye Başkan seçenler,yani bu baskını yapan magandalar sizin vatandaşlarınız değil miydi? 

Neyse sadet e gelirsek,  

Herkesin her göreve layık görüldüğü, hiç kimsenin de ‘’Aman efendim benim donanımım o konuda yeterli değil, layık olanların hakkını yemeyeyim.’’ diyerek, görevi uslubuyla reddetme nezaket ve ulviyeti göstermediği bir ortamda bulunuyoruz.  

Bu bağlamda,kendimi yeniden hassasiyetle değerlendirdikten sonra, Karınca Kararınca bir şeyleri okurlarla paylaşma kararını verdim. Sonuçta esas olan Üstat ve okurların bu konuda ne söyleyeceğidir. 

Ben 4 yıl işletme ve ekonomi eğitimi aldım. Ama, daha çok anılarım ve güncel olaylarla, sıradan bir vatandaş hassasiyetiyle; 

-Satır aralarında virgül,  

-Sonlarında nokta olmaya geldim. 

Hoşbulduk, saygılarımla arz ederim. 

ASLAN SATILOĞLU  

0532 231 82 14 

satilogluaslan@gmail.com 

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın