Yaşadığımız bir yıllık zaman diliminin, dört mevsimden oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Aslında, ilk ve sonbahar mevsimleri kıştan yaza, yazdan da kışa geçiş dönemleridir. Bahar aylarının rüzgâr ve güneşi bir başka olur. İnsanın ruhunu ve bedenini okşayarak efil efil esen bahar rüzgârı ve insanı asla bunaltmayan güneşin tadına doyum olmaz. Ancak bahar aylarını yeterince yaşıyor muyuz diye sorarsanız ben hayır derim. Sebebine gelince, ya yaşadığımız şehrin curcunası ya da çocukluğumuzda doya doya yaşadığımız gerçek baharların yerini tutmaması veya bazılarımızın ruhen ve bedenen eskimiş olması.

Bu bağlamda merhum gazeteci Oktay Akbal‘ın “Önce ekmekler bozuldu.” Öyküsüne yakıştırmayla “Önce insanlar bozuldu, sonra da o insanlar doğayı bozdular.” savı da bence yabana atılamayacak bir gerçektir.

Hep birlikte yaşadık. Daha dün soğuk havalardan şikayet ederken, bugünlerde güneşin etkisinden korunmak için sığınacak bir ağaç gölgesi arar duruma geldik.

Çok şükür ki, gelecekte yaşadığımız şehirlerde ağaç gölgesi bulmakta pek sıkıntı çekmeyeceğiz. Sağ olsunlar ülke yöneticilerinin bugünlerde en favori yatırımları millet bahçeleri. Baksanıza milyarlara mal olan faal durumdaki Atatürk Havalimanı’nın tarumar edilerek millet bahçesine dönüştürülmesi bütün itirazlara rağmen devam ediyor. Bu millet için yapılanlar az boz fedakarlık değil doğrusu(!) Pardon konuyu bu noktalara getirmeyecektim aslında. Benim bugünkü meselem daha samimi, özel ve biz bize olacak.

Her mevsim geçişlerinde hemen, hemen hepimiz bunu yaparız gardırop düzenlemesi.  Ben de gardırobumun başına geçerek kışlıkları kaldırıp, Allah ne verdiyse yazık giysilerimi çıkarıp kullanıma hazır hale getirdim. Bu arada biraz eskimiş, biraz da gönlümden düşmüş olmaları nedeniyle kullanım dışı bıraktıklarım da oldu tabii ki. Onlarla da vedalaşarak yollarımızı ayırdık. 

Son zamanlarda yaşanan aşırı hayat pahalılığı nedeniyle halk pazarları ve marketleri dolaşmak bana sıkıntı vermeye başladı.Bu defa uzun zamandır uğramadığım bir alışveriş merkezine düştü yolum. Dolaşıp vitrin seyretmek de parayla değil ya. Bir de ne göreyim, oralarda da fiyatlar acayip uçmuş. Halbuki bize demişlerdi ki “Ülkeyi uçuracağız”. Ne gezer meğer hepside siyasi palavraymış. Maalesef toplumun çoğunluğu inandı bu vaatlere.

Hani hazine ve maliye Bakanı Nureddin Nebati son demeçlerinden birinde ne demişti? “Bu sistemde dar gelirliler hariç, üretici firmalar ve ihracatçılar kar ediyor.” Siz misiniz kendisinin gözlerinin içine bakarak olacakları öngöremeyen. Alın size gerçeğin ta kendisi. Bu defa herkesin anlayabileceği şekilde açık açık söylediler olanları ve olacakları.

Sadede gelirsek, ben alışveriş merkezine gitmişken bir- ikimağazaya girdim. Benimle ilgilenen Tezgahtara hoş görünmek için giysilere şöyle bir sağından solundan bakarak hiçbir şey almadan oradan ayrıldım. Benim bu tavrım aslında tam anlamıyla sessiz bir protesto eylemiydi. Diğer bir ifadeyle insanlar marifetiyle dejenere edilmiş değerler yargısına isyanımdı.

Hemen aklıma 50- 60 yıl önceki çocukluk yıllarım geldi. Doğal olarak o dönemler Anadolu’nun yokluk yıllarıydı. Bütün giysilerimizi defalarca yamanmış haliyle giyerdik. Hatta bazılarımızın annesi çocuklarına, Erzurum usulü kıtlama kesme şeker çuvallarından pantolon gömlek dikerdi. Bu yazdıklarıma inanabilmek zamanımız çocuk ve gençleri için imkansız bir durum.

Neticede demek istediğim şu: hani günümüz gençlerinin moda sevdasına giydikleri yırtık pantolonlar var ya. Buna ilaveten bir de yamalı giysi modası icat etseler toplumun büyük bir kesimi, yani Nebati’nin gözden çıkardığı dar gelirliler oldukça rahat edecektir. O zaman Üretici firmalar da kalite dışı ürünlerine birer yama vurarak piyasaya sürebilirler.

Sonuç itibari ile, ben alışveriş merkezinden eve eli boş döndüm. Gözden çıkardığım eski giysilerinden özür dileyerek ve onlara İtibar iradesinde bulunarak hepsini tekrar gardırobuma yerleştirdim.

Siz siz olun bugünlerde “Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı.” Sözüne kesinlikle itibar etmeyin.

By Haber Editörü

Gündeminiz.Com Genel Haber Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.