İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı sona ermek üzere. Pandemi nedeniyle iki yıldır kendisine özgü çoşkusuyla kutlayamadığımız Ramazan Bayramı’nı bu defa sevdiklerimizle birlikte gönül huzuruyla yaşayacağız inşallah. Yine de maske mesafe konusundaki hassasiyet derecesiniherkesin takdirine bırakmak yararlı olacaktır.

Ancak, büyük halk kitlelerinin karşı karşıya olduğu hayat pahalılığı ve geçim derdi, bayram coşkumuzu bir miktar engelleyecek gibi görünüyor. Birçoğumuzun, çoluk çocuğumuz karşında boynu bükük bir durumda kalacağı aşikârgibi.

Biliyorsunuz, toplumuzun en mağdur kesimlerinden olan emeklilerimize beş yıldır bayram ikramiyesi ödeniyor. Başlangıçta bin TL olarak verilen bu ikramiye geçen sene binyüz TL’ye çıkarılmıştı. Yani beş yıl boyunca sadece %10 artırıldı.

Aradan geçen bu zaman içerisinde gerçekleşen enflasyon oranı ve paramızın değer kaybı dikkate alındığında, hükümet vatandaşa yaptığı bu ödemeyi onlara bir hak olarak değil de bir bayram harçlığı olarak görüyor ve gönlünden bu kadarı kopuyor herhalde. Bütçe imkanları daha fazlasına olanakvermiyormuş. Gerekçeleri bu şekilde. Bu nasıl bir bütçe ise, faize, müteahhitlere, dolgun bürokrat maaşlarına, lüks davetler, saraylar ve sayısız makam araçlarına yapılan ödemelerde sorun olmuyor da sıra dar gelirli insanlara gelince mi olanaklar el vermiyor. Doğrusu merak ediyorum.Ne diyelim, burada da sabır göstermek yine garip gurabanın kısmetine düştü.

Bu arada, bayram ikramiyesinin miktarı hususunda muhalefetin 4.253 TL (asgari ücret kadar) DİSK’in ise 4.500 TL’ lik teklifleri hükümet kanadınca kabul görmedi.

Kıymetli okurlar bilirsiniz “Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” diye bir atasözü var. Kısacası unutkanlık insanlıkhalidir der. Kimse kusura bakmasın şu düşüncemi burada paylaşmak istedim. Bizim toplumumuzun bir bölümünde unutkanlık meziyeti (!) biraz fazla gelişmiştir.

20 yıllık iktidarları süresince defalarca yapılan yönetim hataları ve aldatılma itiraflarına rağmen halen %30 civarındaki oylarıyla AKP’nin ülkenin birinci partisi durumunda olmasının başka bir izahı yoktur. 

Önümüzdeki günlerde ödenecek ikramiyenin artırılmaması konusunda iktidarın, vatandaşın bu paraya olan acil ihtiyacı yerine, içinde bulunulan konjonktörü dikkate aldığı kanısındayım. Öyle ya eğer zamanında yapılırsa gelecek yıl önemli bir seçim var. Zamlı ikramiyeyi üzerinden bir hayli zaman geçmesi nedeniyle etkisi muhtemelen unutulacak bir bayramda neden ödesinler ki?

O güne kadar yaşayacağımız 2-3 bayram daha var. Seçime yakın bayram arifesinde vatandaşa dolgun bir ikramiye verirler olur biter.

Alın size bal gibi bir seçim yatırımı. O zaman bütçe imkanlarıda söz konusu olmaz. Zira, ülke seçim ekonomisinin tam göbeğinde olacak. En kötü ihtimalle banknot matbaasına biraz fazla mesai yaptırırsın mesele hallolur.

Zaten enflasyon hızı ve pahalılık bugünkü gibi devam ederse, ödemenin zamlı veya zamsız olması hiçbir anlam ifade etmeyecek.

Aynen, yılbaşında %50 artışla tespit edilen asgari ücretin bugün hiçbir anlam ifade etmediği gibi.

Herkesin ramazan ayı ve bayramlarını canı gönülden kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim.

By Haber Editörü

Gündeminiz.Com Genel Haber Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.