Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Abdullah ŞEN: Karavanda nasıl yaşanır?

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Abdullah ŞEN: Karavanda nasıl yaşanır?
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Bu sayfanın ziyaretçisi olan bir kişinin hayıflandığı bir konuyu açacağım.

KARAVANDA NASIL YAŞANIR ?

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Aslında bu sorunun tek satırlık bir cevabı var, o da şu : Karavan,evinizin bir minyatürüdür ve tekerlekleri olup hareket yeteneği vardır.Evinizde nasıl yaşıyorsanız onu minimize edin. oldu bitti..

Ama bu soruyu açacağım.

Karavan tılsımlı bir araçtır. Kullanan kişiyi zinde tutar, gençlik aşısı gibidir. Çünkü doğanın gücünü kullanırsınız ve o da sizi ev hayatınızda ki tüm streslerden,uğraşlardan uzaklaştırır.

Doktorların bazı hastalarına evden uzaklaşın, stres atın dedikleri gibi eskilerin deyimiyle ” tebdili mekanda ferahlık vardır” cümlesi aynen karavan için söylenmiş gibidir.

Evde beton bir kafes içindeyiz. Göğü delen çok katlı binalar ve onların damlarından dolayı gökyüzünü ya görürüz, ya da göremeyiz. Yeşil ise o hayatımızda hiç yok gibidir. Toprağa çıplak ayakla basmanın vereceği hazzı ancak doğaya çıkınca alırsınız.Göz alabildiğine uçsuz bucaksız , ton, ton yeşil,turuncu ve kahverengiyi ancak doğada buluyoruz. İşte karavanın “tılsımı” buradan  kaynaklanır.

Evlerimizde ki iç dekorasyonda kullandığımız eşyaların ufaltılmış, modül haline getirilmiş şekilleri karavanda da vardır. Ancak, karavanın boyutu nedeniyle bu eşyaların boyutunda da farklılıklar olur. 20-30 mt2 lik yatak odasının yerinde iki kişilik sade bir yatak, başucunda ve ayakucunda ama tavana yakın dolaplar vardır. Led aydınlatmalar o bölümü gündüz gibi yapar.

Oturma odamız da boyut olarak küçülmüştür ama bize gerekli olan her ünite elimizin altında hazırdır. Evde ki oturma odanızda eğer çatı katında değilseniz tavanda pencereniz yoktur ama burada var. Hem de sinekliği ve güneşliği de var. Masa yanındaki devasa pencere de dış dünya ile bağlantınızı sağlar.

Tuvalet de diğer bölümlere ayak uydurmuş ve alabildiğine küçültülmüştür. Lavabo,musluk, klozet,ayna ve hatta duş armatürü bu minik locada da emrinize amadedir. Üstelik penceresi de var.

Bir bayan karavancı arkadaşım geçmişte şöyle bir tespitte bulunmuştu. ” 2-3 adet ıslak mendille tüm kabini temizleyebiliyorum”. Gördünüz mü ne kolay bir yaşam tarzı, karavan.

Bugün çok katlı ve bir köy kadar çok haneli apartmanlarında birçok kişi kimin kim olduğunun bile farkında değil. Asansörde bile kıçını dönemler az değildir. Sanki yüzünü yiyecekler… O beton kafeste ailenizle beraber stres dolu bir hayat sürersiniz. Belki. Pencereden baktığınızda hergün, her an hep aynı manzarayı görürsünüz. İnsanlar hep aynıdır. Balkonunuz varsa biraz daha şanslısınız. Ama orada temiz hava yine pek bulunmaz.Egzost dumanları ve kokuları, caddeye yakınsanız trafiğin gürültüsü ve kirliliği sizinle beraberdir. Oh diyemezsiniz, belki de.

Karavana gelince ise, üstte yazdıklarımın pek çoğunun tam zıttını yaşarsınız. Her sabah başka bir manzarada uyanmak ve uyumak gibi.Farklı insanlar tanırsınız ama samimi diyalog kurma şansınız olur, bunlar uzun süreli dostluklara dönüşür. Keyif verir.

Karavan yaşamında neredeyse hiçbir zaman “ben”yoktur, hep “biz” vardır. Çünkü karavancılık sosyal toplum olmayı özendirir. Toplum olunca da “ben” e yer kalmaz. Karavancılar genellikle gruplar halinde seyahat eder. Kafa dengi 2 karavan ailesi bile tüm geziyi mutlu kılar.O gezinin bitmesini kimse istemez.

Karavan yaşamı, doğayı tanımayı hedefler. Doğa deyince sadece ağaçlar, bitkiler, nehirler,gölleri düşünmeyin. Börtüböceğin gerçek mekanına misafir olunur. Korkacak bir şey yok. Onlar insandan kaçarlar. Çünkü insanın yıkıcı,tahrip edici,yok edici olduğuna inanmışlardır, kaçar giderler, korkarlar insandan.

Yerden mantar topladığınız oldu mu hiç? Sincapların ağaç dallarında cirit atarcasına koşuşturduğunu gördünüz mü hiç? Hatta bir sincapı elinizle beslediniz mi hiç? Bir ağustos böceğini 10 cm mesafeden gördünüz mü?. Tatlıya koşan karıncalardan nasıl kurtulacağınızı karavancılıkta öğrenirsiniz.

Birçok karavancı hamağa merak salmıştır.Çünkü gece hamağa uzanıp, milyarlarca yıldızı seyrederek uyumanın keyfini sadece karavancı yaşar. Mangalda kızaran etin kokusu bazılarını rahatsız etse de arasıra böyle kaçamaklar yapar karavancılar ve o etin tadı uzun zaman boyunca damakta kalır, geçmez. Çünkü o tertemiz hava o etin tadını katbekat arttırır.

Karavan yaşamında zaman sıfırlanmıştır. Günün hangisi olduğu çoğu kez unutulur. Eh, hangi günde olunduğunun ne önemi var ki.Ha salı olmuş, ha cumartesi. Karavancılıkta hep ” o an” yaşanır, yani hep bugün vardır. Ve o bugünün keyfini çıkarmak ana amaçtır.Yarın, öbürgün ve sonrasındakilerin bugünden pek farkı olmaz. Çünkü zaman durmuştur. Tek amaç vardır. O da, , o günü olabildiğince uzatabilmek. Huzurlu, keyifli ve mutlu olarak.

Karavancının yüzünde gülümseme eksik olmaz.Dudaklarından dökülen bir ” günaydın, iyi akşamlar” sözcüğü ile dünyayı fethedersiniz. Karavancı yardımseverdir, kim zorda ise onun yanındadır. Teklife gerek olmadan zorun bir ucuna el atar karavancı.

Karavan hayatında biriktirdiğiniz anıların anlamı çok derindir. Çünkü siz o anıların tam merkezindesinizdir.

Karavan hayatı gökkuşağının tüm renklerini içinde barındırır. Çimenin yeşil, denizin mavisi, ağacın kahverengi, güneşin turuncusu ve hepsi farklı tonlarda.Gökkuşağında bile bu ton farkları yoktur.Ama karavan hayatı size bu tonları gösterir.

Karavan hayatında sizin yapacağınız tek şey var.

DOĞAYI SEVMEK VE ONU KORUMAK, TEMİZ TUTMAK.

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın