Deprem felaketinin her dönem acı sonuçlarıyla karşılaşan Türkiye’de, 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nın içinde ‘deprem’ kelimesinin sadece 7 kez geçtiği fark edildi.

Türkiye deprem kuşağında yer alıyor ve 1999 Gölcük depreminden bu yana binlerce yurttaş yaşamını yitirdi on binlercesi yaralandı. Mevzuat değişikliği ve yapı denetimi uygulaması getirilmesi ile olumlu sonuçlar alınsa da ülke genelindeki yapı stoku ile ilgili sorunlar büyük oranda devam ediyor. Bu nedenle hükümetin bu konuda atacağı adımlar önem taşıyor. Ancak 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda “deprem” kelimesinin sadece 7 kez geçmesi bu anlamda dikkat çekti. Program’da ayrıca İstanbul’da 895 okul ve 48 hastane binası güçlendirildiği, 339 okul ve 5 hastane binasının yeniden inşa edildiği bilgisi de yer aldı.

Türkiye 17 Ağustos 1999 gecesinde Gölcük depremi ile maddi ve manevi büyük yıkıma uğradı. 2010 yılında yayımlanan TBMM araştırma komisyonu raporuna göre Gölcük’te 18 bin 373 kişi öldü, 48 bin 901 kişi ise yaralandı. Ayrıca 133 bin 683 bina çöktü ve yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı. Bu deprem, nüfus anlamında yaklaşık 16 milyon vatandaşın yaşamını değişik düzeylerde etkiledi.

2020 yılının başında Elazığ’da deprem gerçeğini hatırlayan Türkiye Ekim 2020’de ise bu kez İzmir’de 117 kişiyi bu nedenle kaybetti.

Son olarak ise dün sabah saat 4.08’de Düzce’de 5,9 büyüklüğündeki deprem bir kez daha kendisini gösterdi. Ancak Düzce’de değişen, yenilenen binaların da etkisiyle bir kişi yaşamını yitirirken 80 kişi yaralandı.

2023 yılı yatırımları için önem taşıyor

Depreme karşı yapılabileceklerin bütüncül yöntemle ele alınması ve eşgüdüm gerektirmesi nedeniyle, değişen hükümet sisteminin de etkisiyle sorumluluk tamamen Cumhurbaşkanlığı’nda bulunuyor. 2023 yılında neler yapılacağının ipuçları ise Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alıyor. Ancak ‘Deprem’ konusu burada kendisine özel başlık altında yer bulamazken, tüm program içeriği tarandığında “deprem” kelimesinin sadece 7 yerde geçtiği görüldü. Bunlardan birisi “Kentsel Altyapı”; diğer altısı ise “Afet Yönetimi” başlığı altında yer alıyor. Deprem sözcüklerinden 2’si yönetmelik ve sigortanın adında geçtiği için mecburen programda yer aldı.

İşte o 7 deprem sözcüğü

Programda yer alan 7 ‘deprem’ sözcüğü sadece şu şekilde kullanıldı:

“6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kentsel dönüşüm uygulamalarına devam edilmektedir. 2019 yılında yürürlüğe konulan Bina Deprem Yönetmeliği ve Deprem Tehlike Haritasına uygun olarak yapıların inşa edilmesine yönelik bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları sürdürülmektedir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda 2019 yılında yapılan değişiklik doğrultusunda yapı denetimi bağımsız ve etkin bir şekilde yürütülmektedir.

Binalarda depremin doğrudan ve dolaylı neden olduğu maddi zararların karşılanması amacıyla çıkarılan 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamında Ekim 2021 itibarıyla 10,3 milyon olan sigortalı sayısı 2022 yılında aynı dönem itibarıyla 10,8 milyona ulaşmıştır. DASK verilerine göre sigortalılık oranı yüzde 54,1’dir. En fazla sigortalılık oranı, yüzde 62,70 ile Marmara Bölgesinde olup en düşük sigortalılık oranı yüzde 44,70 ile Karadeniz Bölgesindedir. Afet Sigortaları Kanununun deprem dışındaki diğer afet türlerine de yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Kent içi ulaşım altyapısının geliştirilmesine yönelik büyükşehir belediyelerince dış kredi finansmanıyla yürütülmek üzere Bursa Hafif Raylı Sistem Araç Alımı, Malatya Kuzey Kuşak Yolu, Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projeleri 2022 Yılı Yatırım Programına dâhil edilmiştir.

İstanbul’da olması muhtemel bir deprem sonrasında oluşabilecek can ve mal kaybının en az seviyede tutulabilmesi için gerekli risk azaltma ve güçlendirme çalışmalarına devam edilecektir.

Zorunlu Deprem Sigortasına Dâhil Olan Konut ve İşyeri Sayısı Milyon Adet”

İstanbul için çalışmalar sürüyor

İstanbul’un durumu da çok önemli olduğu için programda megakent ile ilgili olarak yer alan şu hedef ve saptamalar da önem taşıyor:

“İstanbul’da afet ve acil durumlarda kullanılması planlanan geçici barınma alanlarının kesin tespitinin yapılıp güncellenmesi, belirlenecek bu alanlarda Valilik ve ilgili belediye tarafından geçici barınma merkezlerinin elektrik, su, kanalizasyon altyapılarının hazır hale getirilmesi ve imar planlarına işlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

‘339 okul ve 5 hastane yeniden inşa edildi’

İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında Temmuz 2022 itibarıyla İstanbul’da güçlendirilme çalışmaları tamamlanan okul binası sayısı 895’e, hastane binası sayısı 48’e; yeniden inşası tamamlanan okul binası sayısı 339’a, hastane binası sayısı 5’e ulaşmıştır. Proje kapsamında toplamda 1089 kamu binasının güçlendirme çalışmaları; 373 binanın ise yeniden inşası tamamlanmıştır.

Afet risklerinin belirlenmesi ve bu risklerin bütüncül bir şekilde önlenmesi ve azaltılmasına yönelik hazırlanan Türkiye Afet Risk Azaltma Planına (TARAP) ilişkin 5787 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı 08/07/2022 tarihli ve 31890 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yerel afet risklerinin belirlenmesi ve bu risklerin azaltılmasına yönelik hedef ve eylemleri tanımlayan İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) 81 ilde tamamlanmıştır.

’28 ilde sayısal telsiz sistemi kurulumu tamamlandı’

Afet durumunda kurum ve kuruluşlar arasında kesintisiz iletişim sağlayacak haberleşme sisteminin ülke geneline yaygınlaştırılmasına devam edilmekte olup 28 ilde Sayısal Telsiz Sistemi kurulumu tamamlanmıştır. 18 ilde kurulum çalışmaları devam etmektedir.

‘Yaklaşık 60 bin tatbikat yapıldı’

Türkiye Afet Müdahale Planının (TAMP) etkin olarak uygulanmasına yönelik tatbikat ve eğitimler sürdürülmektedir. 2022 yılı Afet Tatbikat Yılı olarak ilan edilmiş olup yerel ve bölgesel düzeyde yaklaşık 60 bin tatbikat gerçekleştirilmiştir.

Afet ve acil durumlara ilişkin planlama, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin elektronik ortamda takip edilmesi ve daha hızlı ve etkin yönetilmesine yönelik oluşturulan Afet Yönetim ve Karar Destek Sisteminin (AYDES) geliştirilmesi kapsamında 115 modül tamamlanmıştır.

Ülkemizdeki yerleşim yerlerini etkileyebilecek tüm afet tehlikelerini birlikte ele alan bütünleşik afet tehlike ve risk haritalarının ülke genelinde tamamlanmasıçalışmaları devam etmektedir.

Kamu binaları ve altyapılar dâhil olmak üzere yapı stokunun yerleşim yerleri ölçeğinde afet risklerine göre önceliklendirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.

Taşkın riski altındaki yerleşim yerlerinin yeniden düzenlenmesine ve taşkın risk yönetim planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.”

’59 ilde 278 riskli alan’

2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, “Kentsel Dönüşüm” ifadesinin ise 17 kez kullanıldığı görüldü. Kentsel dönüşümle ilgili bilgiler şöyle:

“Başta afet riskleri olmak üzere, standartlara uygun olmayan yapı stoku ile işlevleri değişen kentsel alanlardaki yıpranma nedenlerine bağlı olarak ülkemizde kentlerin dönüşüm çalışmaları devam etmektedir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 59 ilde 278 riskli alan, 38 ilde 180 kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ve 11 ilde 20 yenileme alanı ilan edilmiştir. Ayrıca yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere 63 ilde 54,5 bin hektar büyüklüğünde rezerv yapı alanı belirlenmiştir. Riskli yapıları tespit etmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılan üniversite, kamu kurumu, sivil toplum kuruluşu, tüzel kişi, yapı denetim kuruluşu ve yapı laboratuvarının da bulunduğu 1.388 kurum/kuruluş görevini yürütmektedir. Bu kurum ve kuruluşlar tarafından 870.301 bağımsız birimin riskli yapı olduğu tespit edilmiştir. Dönüşüm Projeleri Özel Hesabının ihdas edildiği 2012 yılından itibaren başta kurumsal ve bireysel kira yardımı, faiz desteği, kamulaştırma ve dönüşüm uygulamaları olmak üzere Ekim 2022 itibarıyla (cari fiyatlarla) yaklaşık 24,8 milyar TL ödenek sağlanmıştır. Kentsel dönüşüm ihtiyacı olan alanların sayısı ve büyüklüğü artmış olup dönüşüm uygulamalarının aynı anda yürütülmesinde mali, idari ve teknik zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple kentsel dönüşüm uygulamalarına ilişkin önceliklendirme çalışmaları önemini korumaktadır.

’42 il için kentsel dönüşüm strateji belgesi’

Kentsel dönüşüm sürecinde alanın özelliklerine ve kentin içindeki fonksiyonuna göre bir dönüşüm senaryosu uygulanması ve dönüşüm alanlarının bir stratejiye bağlı olarak geliştirilmesi ihtiyacı devam etmektedir. Bu çerçevede 42 ilde kentsel dönüşüm strateji belgesi hazırlanmış, diğer il ve ilçelerde kentsel dönüşüm strateji belgesi hazırlama çalışmaları sürdürülmektedir.”

halktv.com

By Haber Editörü

Gündeminiz.Com Genel Haber Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.