Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Cumhurbaşkanı Erdoğan AKP kurulmadan ABD’ye kimlerle gitti?

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan AKP kurulmadan ABD’ye kimlerle gitti?
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Yargıtay Savcısı Erdoğan için ne dedi… Melih Gökçek AKP’den nasıl ayrıldı…

Eski Başbakan Yardımcısı CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Sıcak,  Sıcak programında Odatv Yazı İşleri Müdürü Can Özçelik’in sorularını yanıtladı.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Tayyip Erdoğan’ın AKP’nin iktidara geldikten sonra 2003 ve 2005 yılında Açık Toplum Vakfı kurucusu George Soros’la bir araya geldiğini açıklayan Şener, “Erdoğan’ın Soros’la olan ilişkisini sadece fotoğraflarla ilişkilendirmemek lazım. Daha yoğun, farklı yerlerde bir araya geldiğini düşünmek, olayların akışı içerisinde mümkün olmuştur. Benim de basından öğrendiğim kadarıyla ilk görüşmelerden biri Davos’ta Ocak 2003’te bir görüşme yaptığı. Daha sonra 2005’te görüştüğüyle ilgili fotoğraflar basına düştü. 2005 görüşmesi benim de bulunduğum bir görüşmeydi. Bu görüşme Başbakanlık’ta yapıldı” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN, SOROS’LA NE KONUŞTU

Görüşmenin içeriğini de açıklayan Şener, “Burada uzun bir görüşme olmadı. Yani 30 dakika bir saat sürdü. Somut hiçbir şey konuşulmadı. Bu tip görüşmeler 5 yıllık Başbakan Yardımcılığım döneminde yüzlerce kez olduğundan, somut bir konu da olmadığından çok ayrıntısı aklımda değil. Ama o dönemde Avrupa Birliği müzakere süreci de başlamak üzereydi” dedi.

ERDOĞAN NASIL AKP GENEL BAŞKANI OLDU

Kendisine sık sık Erdoğan’ın o dönemde ön planda biri olmadığını ve “Neden genel başkan yapıldığının” sorulduğunu belirten Şener, “Erdoğan o dönem diğer kuruculara göre daha az popülerdi. Siirt’teki konuşması nedeniyle gelen siyasi yasak sonucunda popülaritesi diğerlerine oranla fazla hale gelmişti. Parti kuruluş çalışmaları sırasında yapılan anketlerde biraz daha önde görülüyordu. Biz de ‘Aramızda ayrılık çıkmasın, kimin lider olduğu önemli değil. Dağılmamıza sebep olabilir. Erdoğan’ın genel başkan olarak kendisini öne sürmesine yol verelim. Siyasi yasağı olduğu için hukuki süreç tıkanacağı zaman yeniden düşünürüz liderliğin kimde olacağını…’ demiştik” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN SİYASİ YASAĞA RAĞMEN NASIL AKP GENEL BAŞKANI OLDU

AKP’nin ilk seçime girdiği dönemde Erdoğan’ın siyasi yasağı olduğu için seçime giremediğini belirten Şener, “Türkiye’de meşruiyet elde edememişti” ifadelerini kullandı. Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının olmasına rağmen AKP’nin başına nasıl geçtiğini ise Şener şöyle anlattı:
Siyasi yasaklı olduğu için bir partinin kurucusu, genel başkanı, aday ve milletvekili de olamazdı. Bir partinin kurucusu olarak İçişleri Bakanlığı’na dilekçe verildiğinde bakanlığın ‘bu yasaklı kişiyi listeden çıkarın’ demesi gerekiyordu.
Daha sonra Yargıtay’ın bunu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürüp iptal ettirmesi lazımdı. Ben böyle bir işlem yapılmadığını zannediyordum ama daha sonra Ömer Faruk Eminağaoğlu ‘Biz böyle bir talebi AYM’ye gönderdik. Ama AYM bizim müracaatımızı 2009 yılına kadar gündemine almadı’ dedi. Daha sonra belgeleri bana da gönderdi. Yani içeride de bazı süreçlerde de ilginç gelişmeler oldu.

“AKP’NİN KURULDUĞU DÖNEMDE LİDERLİK TARTIŞMASI PATLADI”

AKP’nin kurulduğu dönemde liderlik tartışması olduğunu söyleyen Şener, “Partinin kurulmasından 8-10 ay önce bir kurucu üst kurul oluşturuldu. O sırada 50 civarında Fazilet Partisi milletvekili partinin kuruluşunda yer alıyordu. Bunun dışında da parti kurucuları listesine girecek bazı isimler aktif olarak çalışıyordu. Bu sırada parti kuruluşunu tamamlamak için 8 kişilik bir üst kurul oluşturuldu. Bu 8 kişiden biri bendim, Abdullah Gül, Cemil Çiçek ve Melih Gökçek de vardı. Çiçek ve Gökçek ilk toplantılardan itibaren ‘Genel başkan kim olacaksa belirleyelim, çalışmalara öyle devam edelim’ diye ısrar ettiler. Biz daha kuruluşa çok zaman olduğunu bilerek ‘Şu anda anlaşmazlık çıkarmayın. Günü geldiğinde İçişleri Bakanlığı’na dilekçe verilmeden 1 gün önce belirleriz’ dedik. Diğer arkadaşlar da aynı görüşteydi” dedi.

“MELİH GÖKÇEK AKP’YE EN SERT MUHALEFET YAPAN İSİM OLDU”

Genel başkanlık tartışmasının AKP’nin kurucuları arasında devam etmesinin ardından Melih Gökçek ve Cemil Çiçek’in parti kuruluşundan ayrıldığını anlatan Şener, “Melih Gökçek aday belirleme sürecinde yeniden partiye döndü” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE SAĞLAMADIĞI MEŞRUİYETİ YURT DIŞINDA SAĞLAMAYA ÇALIŞTI”

AKP’nin ilk seçiminde Erdoğan’ın aday olamadığını hatırlatan Şener, “Siyasi yasağı olduğu için partisi seçime girdi, kendisi milletvekili olamadı. Anayasa gereği milletvekili olamadığı için Başbakan olamadı. O dönemki Anayasa izin vermedi. Partinin genel başkanıydı ama Abdullah Gül kabineyi kurdu. Ben de o kabinede başbakan yardımcısıydım. Erdoğan parti genel başkanı olarak dışarıdaydı, Meclis’te değil, merkezdeki odasındaydı. Böyle bir tablo bir partinin genel başkanı tarafından da önemli ağırlıklar hissettirecektir diye düşünüyorum. Ve Türkiye’de elde edemediği meşruiyeti elde edemediği için yurt dışına açıldı. Dış güçlerden destek alarak içerideki meşruiyetini sağlamaya çalıştı” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN ABD’YE KİMLERLE GİTTİ

Erdoğan’ın bir kere ABD’ye gitmediğini belirten Şener, “O dönemlerde bilmiyordum ama ilgili arkadaşlar anlattığı zaman öğrendim, 2001 Ağustos’unda parti kurulmadan 3-4 ay önce partinin önemli isimlerden 3 kişiyle beraber ABD’ye gittiğini biliyorum. Biri Ahmet Ergün… Ergün, Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde sermaye ilişkileriyle bağlantılı bir yakınıdır. Son zamanlarda o da mı kenara itildi bilmiyorum. O zamanlarda en yakınlarından biriydi. Ali Abuş vardı. O 2002-2007’de milletvekiliydi. Üçüncü kişi de Turhan Çömez’dir. Bu üçüyle gitti. İsimleri sormasaydınız bazı temasları hakkında da konuşabilirdim…” dedi.

ODATV

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın