Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Arkadaşı Muhsin Yazıcıoğlu davasında yaşananların perde arkasını anlattı…

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Arkadaşı Muhsin Yazıcıoğlu davasında yaşananların perde arkasını anlattı…
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Bir dönem Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Remzi Çayır, Milli Gazete’de “Muhsin Yazıcıoğlu mahkemesinde…” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin, 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği kazanın ardından açılan davaları yakından takip eden Remzi Çayır, yargılamalara dair dikkat çeken ifadeler kullandı.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

“Yakında karar çıkabilir” diyen Çayır, Yazıcıoğlu ile ilgili devam eden davaların birleştirilmemesine tepki gösterdi.

Remzi Çayır’ın yazısı şöyle:

“Bugüne kadar istisnalar hariç, değişik illerde ve dosya başlığında açılan davalarda bulunmaya çalıştım… İşin içine girdikçe kafamdaki sorular çoğaldı… İddialar, sorular, cevaplar… Beyanlar insanın kafasını karıştırıyor…

Garip olan nedir biliyor musunuz, ortada bir vaka var… Halk, suikast diyor, yetkililer, kaza… Halk, öldürüldü diyor, yetkililer, suskun kalıyorlar… Milletin vicdanı başka söylüyor, başka merciler başka şeyler terennüm ediyorlar… Velhasıl, neredeyse, dava zamanaşımına uğrayacak kerteye geldi.

Perşembe, Cuma yapılan duruşmalarda, savunma avukatlarının, aman zamanaşımı geliyor, ne olur elinizi çabuk tutun diye hâkimlere söz sarf ettiklerini duydum.

On iki sene olmuş… Ankara’da bir yargılama var. Üst düzey görevliler hakkında. Görevlerini kötüye kullandıkları için, dönemin ilgilileri hakkında açılan dava sürüyor. Yakında karar çıkabilir.

Göksün Adliyesi’nde yürütülen dava tuhaf… Helikopterden cihazları sökenler, hırsızlık, adi hırsızlıktan yargılanıyorlar… İnsan güler. Adamlar, resmen, delilleri karatmak maksadıyla, kimi cihazları iç etmişler, iddia makamı, adi hırsızlıktan dava açmış… İnsan düşünmeden edemiyor… Ne alaka diye? Neyse ki, dava, yeni açılan ana dava ile birleştirildi… Artık, Göksun’da dava görülmeyecek… Kahramanmaraş ana dava ile birleşme kararı verildi.

Kurtuldu, geliyor, dizleri kırık, göğsünde zedelenme, kırık var… Diye rapor yazan, dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı, halen FETÖ’den içeride… Garip olan bir şey daha var… Dosyalarda adı geçen kimi insanlar, şu an mahpustalar… Kimi ceza almış, FETÖ üyeliğinden…

Yıllardır, sonuçlanmadı bu istihbaratçının yargılanması… Adam içeride. Kurtarmayı geciktirmiş. Zamanında yapılacak müdahaleyi kesintiye uğratmış… Kurtuldu, ulaşıldı, şöyle şöyle durumu diye sağa sola yazılar göndermiş… Kamuoyunu yanlış yönlendirmiş…

Önümüzdeki Cuma, bu davada karar çıkması bekleniyor.

Başka bir dava Mart’ta açılacak… Ana dava diye isimleniyor. Ancak, o dönemin üst düzey yetkililerinin yargılandığı yeni bir dava daha açıldı… Görevlerini kötü kullanmaktan mahkemeye çıktılar. Ben de dinledim onları.

Davalar neden bir türlü birleşmiyor, tuhaf…

Ayrı ayrı yerlerde yargılamalar, kafaları karıştırıyor, mideleri bulandırıyor… Vaka bir, yargılamanın da tek olması gerekmez mi?

Avukatların ısrarla söyledikleri bir iddia var… O saatte, o dakikada, helikopter düşürülemezden önce Hava Kuvvetleri’ne ait jetler neden alçak uçuş yaptılar? Helikopterin üzerinde ne işleri vardı?

Düğüm burada gizli. Çözmeye buradan başlamak gerekiyor. Savruk, dağınık… Orada burada görülen davalar hemen birleşmelidir.

Kamuoyu, ciddi, tutarlı, dayanakları olan bir sonuç bekliyor… Daha önce bir mahkemede, dosyada sanık olan bir şahıs… Halen mahpusta yatıyor… Doğrudan… Bu bir suikasttır dedi… Tuhafıma gitti. Yargılandığı davada, olup bitenle ilgili, bu suikasttır dedi. Adam, kaza kırım uzmanı. Öyle dedi.

Ne var ki, arkası gelmiyor… Milletin beklentisi ortada… İşin aslını astarını öğrenmek istiyor kamuoyu. Nasıl oldu, neden oldu, kim yaptı? Kimler sebep oldu? Suikast mı, kaza mı? Hepsini ayrıntılı bilmek istiyor. Gerçekten insanlar bu konularda pek hassaslar…

Aile… Canla başla mücadele veriyor… Büyük bir mücadele içindedirler. Kimi fedakâr insanları da bu mücadelenin içine katmalıyım.

Önümüzdeki Cuma, muhtemelen, kurtarıldı, geliyor diye rapor yazan istihbaratçı için karar verilecek… Sonra, diğer dosyaların birleşmesi gerekiyor. Tek şemsiye altında sürdürülmeli yargılama.

Neticede, bugüne kadar gördüğüm, bildiğim, hâlâ kalın bir sis perdesinin dosya üzerinde olduğu gerçeğidir… Ama hiçbir şey sonsuza dek gizli kalmaz.

Mücadele etmeden, mevziler kazanılmaz. Rahmetli Muhsin başkanı rahmetle anıyorum.”

Odatv.com

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın