gündeminiz
Image
Funda Ayla

Ne kadar temizmişiz!!!..

gündeminiz

Geçen haftaki dostluk, arkadaşlık ve kankalık yazısından sonra okuyuculardan gelen geri dönüşlerin bazıları çok sevimliydi. Hemen herkes bir ucundan yakalayıp yorum yapmış. Herkese çok teşekkür ederim. Özellikle de özel arkadaşlarımdan gelen yazılara..

Ancak, bir yorumdan bahsetmeden geçmemeliyim.

“Sana kötülük yapan, kendini ifade ediyor…Neden, o hareketi kendine yapılmış sayıyorsun. Bırak bu onun sorunu…“

Çünkü, karşındakini uyardığın halde o bu yolu seçiyorsa…. O zaman bırak yüreği yanarak öğrensin. Sonuçta; yüzüne hakaretler eden bir kişinin arkasından.. hala “söyle, hiç mi beni sevmedin” şarkısını çalabiliyor ise…henüz bazı durumların farkına varamamış demektir.

Ya da anlamış ama içindeki sızıyı durduramamış…. diye düşünebilirsiniz.. Zaten bir insan, biten ilişkinin arkasından fiziki görüntüsünde, ameliyat olarak değişiklikler yapıyor ise…Çok acı çektiğini hemen anlarsınız. 

Ancak unutulmaması gereken konu, acıları sadece görüntülerinizi değiştirerek bitiremezsiniz. Ruhunuzu ve kafa yapınızı da değiştirmeniz, kişiliğinize kalite katmanız da gerekir.

Eğer, bir insanın ruhu; en yakın arkadaşının sevgilisini elinden almak için senaryolar yazıp,  iftiralar atacak kadar küçülüyor ise…çok kirli demektir. Bu nedenle ruhu kirli olan insanların huzur bulmaları çok zor olur. Ne kadar ameliyatlarla görüntüsünü değiştirse de…kendini sevemez duruma düşer. Kendini sevmeyen başkasını nasıl sevebilir ki?

Gelelim, ruhu temiz olmayan insanların, fiziki temizliklerine…

Kendileri için özen göstermeyen insanlar, evleri için ne kadar özen gösteriyordur. Ya da ortak kullanım alanları ve sokaklar için…
Bir arkadaşım, sosyal medyada bir yazı yayınlamış, yazıdan kısa bir alıntı yapacağım;


“….Bir de temiz insanların sadece evlerinin içi değil, önü de temiz. Kapılar, pencereler, bahçe duvarları boyalı, bakımlı. Sokaklarda çöp yok. Minicik numaralarla yaşadıkları mekanı, sokağı, meydanı nefis bir hale getirmişler. Sadece parayla yapılan şeyler değil, içlerinden geldiği için yaptıkları küçük estetik müdahaleler. Her yerini beton yığını haline getirmemişler, adanın, köyün, mahallenin kişiliğini korumuşlar.


Elbette bizim de fevkalade güzel, doğal güzelliklerimiz, şahane sahillerimiz, kasabalarımız, köylerimiz var. Ama işte …..hoca’nın dediği gibi bizler temiziz, estetiğiz ama galiba daha çok kendi evlerimizin içiyle ilgiliyiz. Dışarısı bizi ilgilendirmiyor.”


Bu yazının sadece “evlerimizin içiyle ilgiliyiz” kısmı hariç hepsine katılıyorum.


Evlerimizin içiyle ilgilenmeye çalışıyoruz ancak, onu bile doğru dürüst yapamıyoruz. Geçende karşı üst komşu çamaşır yıkamış. Balkonun korkulukları dahil çamaşır asmış. Birincisi, korkuluklar ne kadar temiz, ikincisi evin dış duvarları temiz mi, üçüncüsü de aşağıdaki komşunun balkon camlarına değen çamaşır ne kadar temiz kalmıştır?(aşağıdaki İngiliz hanım dışarı çıkıp, camlarını silmediğini çamaşırlarının kirlenebileceğini söylediğinde konuyu öğrendik)J)


Komik olan ne biliyor musunuz? Başkasının sizin çamaşırlarınızın kirlenebileceğini söylemesi ve siz hala bu şekilde çamaşır asmaya devam etmeniz.


(Yaşam da böyle değil mi?)


Evinizde yaptığınız temizliğe bile dikkat etmezken ortak alanlar veya çevrenizdeki temizliğe dikkat etmeniz mümkün mü? Üstüne üstlük Müslümanız ve “temizlik” imanın şartlarından.


Yazının devamında etraflara atılan çöp meselesini milli mesele gibi görüp, her şeyi devletten, belediyeden beklemeyelim. Sorumluluk hepimize düşüyor demiş.


Ben bu beyefendiye katılıyorum. Ancak, şimdi anlatacağım olay hakkında nasıl bir yorum yapardı merak ediyorum.
Bildiğiniz gibi, köpek sahibi olan kişiler köpeklerini sabah akşam tuvalet için dışarı çıkarırlar. Hepsi de ellerinde torbalarla dolaşırlar. Köpeğinin pisliği toplar ve çöpe atarlar. 


Ancak nedense benim üst komşum, köpeğinin pisliğini -ortak alan olan- ikimize ait bahçemize yaptırdığı gibi yatak odasının camının dibinde toplanan öbek öbek pisliklerin de hem kokmasına hem de sinek yapmasına sebep oluyor. Bu rağmen toplamaktan imtina ediyor. Hal böyle olunca başkasının köpeğinin pisliğini toplamak da bana kalıyor. Kaç kere rica etsek de bunu yapmaya devam ettikleri gibi bahçe sularken suladığımız ağacın altına getirip, özellikle sabrımızı deniyor.


Şimdi bu durumda ortak alanı bile, içine yapılacak alan gibi gören bir insanın sokağı nasıl temiz tutacağını düşünüyoruz diyorsanız, ona da cevap vereyim. Bahçe kapısının önü sigara izmariti dolu.. 


Sonuç, ne kadar rica etseniz de yaptıramadığınız temizliği, yöneticiye çektiğiniz ihtarla yaptırıyorsunuz.


15 Eylül dünya çöp toplama günü; “Temiz bir Türkiye için sokağa çıkıyoruz ve Hep birlikte Türkiye’yi miss gibi yapıyoruz” denmiş. 
Hep birlikte temiz bir Türkiye için çalışırken kendi ruhlarımızda sakladığımız kötü, çirkin huyları ve alışkanlıkları da temizlemeye ne dersiniz.?
Sevgi ve Saygılarımla,

Funda Ayla

0 Yorum