gündeminiz
Image
Funda Ayla

The future is present - Gelecek şimdidir.

gündeminiz

Öncesinde İngilizcesi, sonrasında ise Türkçesi gözümün önüne çıkıp durdu.
Devam eden rakamlar ve yazılar bizim dikkatimizi bir yerlere çekmeğe
çalıştıklarından… acaba bana nasıl bir mesaj verilmeye çalışılıyor
diye düşünmeye başladım.


Yazılardan biri, bir kıyafetin üzerinde diğeri ise, tabelada yer
almaktaydı. Bulundukları yer itibariyle de bir bağlantı kuramayınca,
bekleyelim bakalım ne çıkacak dedim.


Malum seçim vardı ve oy atma gibi vatandaşlık görevimizi yerine
getirmek için şehir değiştirince, mistik derslerimizi yaptığım
hocalarımdan biriyle karşılaştım.


Laf arasında oy atmak için başka bir şehirden geldiğimi, tesadüfen
karşılaşmamızın çok hoş olduğunu söyleyince, bana “şimdi atacağınız oy
ile geleceğinizi yaratıyorsunuz” dedi.


Aklıma hemen “Gelecek şimdidir.” yazısı geldi ve çanlar çalmaya başladı.
Aslında bu yazıdan yola çıkarsak “Şimdi, geçmiştir.”  diyebilirmiyiz?
Ya da geçmişi ve geleceği bir kenara bırakıp, şu an’ın kıymetini
bilmek daha iyi olmaz mı?


Kendi kendimi felsefi düşünceler içine atmışken, karşıma çıkan bir
yazı dikkatimi çekti. Okudukça, son günlerde yaşanan ve yaşanacak
diğer konularla nasıl ilgili olduğunu gördüm ve hayrete düştüm.
Evrene soru soruyorsunuz ve size bir şekilde cevabı geliyor. Sizi
bilmem ama bu bana son zamanlarda çok olmaya başladı.


Gelelim okuduğum yazıya;
Bazı yerlerini özet geçerek yayınlamaya çalışacağım. Mağdur edilmek ve
mağrur olmaktan bahseden bu yazı, umarım bir yerlere dokunur.
---
“Asıl olan ve planı yapan hep hayattır.
Alınan her nefes ve olan biten önümüzde açılan bir kapıdır.
Mağdurlar, acı çektikleri kapıda serilip kaldıkları için, biraz
ilerideki kapıları görmezden gelirler.


Mağrurlar ise, kendi istedikleri kapı dışındaki kapılara tenezzül etmezler.
Hayatın ve insanların, kendinize “daha iyisini” borçlu olduğunu
düşünüyorsanız fazlasıyla MAĞRUR’sunuzdur.


Borçlandırma yaparak beklenti yaratıyorsunuz. Beklentiniz yerine
geldiyse sizden iyisi yok. Kendinizi keyifli, doygun ve en önemlisi
DEĞERLİ hissedersiniz.


Kısaca, KİŞİSEL DEĞER + MUTLULUK = BEKLENTİ
Diyelim ki, gerçekçi analizler yapmayı beceremediniz ve uzun, ince yol
haritanız da( beklentilerinizde) sapmalar oldu.
Beklentiniz karşılanmadığı durumda kendinizi mağdur hissediyormusunuz?
Etrafınızda suçlanacak olay ve insanlar,  gelinen durumu açıklayan
bahaneler buluyormusunuz?


Bunun yanı sıra, beklentinin karşılanması sonucunda oluşan mağrur bir
zihniyet… aslında kendi mağduriyetini hazırlar.
•       Bazen insan küçük kazanımları göremez, mağdur olduğunu düşünür.
Aslında elde ettiği kazanım bir sonraki büyük kazanıma zemin
hazırlamıştır, fark etmemiştir.


•       Girişimci olmayan insanların, korkularıyla baş edememelerinden
kaynaklanan bir adım atmaması kendisini mağdur eder.


•       Kimi insan kaybetme ihtimalini düşünmediğinden ve kazandıkça mağdur
olduğundan… kazanmak için her şeyi göze alır duruma gelir. Ancak her
çıkışın bir inişi, her yükselişin bir tükenişi vardır.

Durmak, geri çekilmek, temkinli olmak, insaf etmek ve yer açmak gerekir.
İnsanları her durumda ayakta tutacak olan ve yolun devamını sağlayacak
olan ise DİRAYETLİ olmaktan geçer


Dirayet insanlara yapmamız ve yapmamamız gerekenleri gösterir. Olanın
içindeki “özü” görüp, onu yeşertmek için zaman verir.


O zaman ne yapmalı!
Mağdur olanlar, dirayetle yollarına devam edip, hayal kırıklıklarını
yollarda bırakıp, mantıklı düşünerek, beklentileri ne yüksek ne de
alçaltarak bir dengeye oturtarak ve acele etmeden hızla yollarına
devam ederlerse kayıpları kazanca dönüşebilir.


Hiçbir şey göründüğü gibi olmayabilir, göz ardı edilen, üstü kapatılan
gerçekler, geçiştirilen zaaflar gün gelir yükselişi tersine
çevirebilir.


En tehlikeli yer, insanın kendisini yukarıda görmesidir. Aslında en
gerçekçi ve dirayetli olunması gereken yer de orasıdır.”
---
Biraz kafalar karıştı mı?
Karışmasın… sadece kaybedenler üzüleceklerine, güzel bir tatile
çıksınlar, müzik dinlesinler, hatta dans etsinler ve çay demleyip
gerekirse yeniden başlasınlar.
Herkese iyi tatiller..
Funda Ayla

0 Yorum