gündeminiz
Image
Funda Ayla

Sosyal Medya ve Sen..

gündeminiz

Geçen hafta, arkadaşımın çantası “yer değiştirince!” sosyal medyayı ve
teknolojiyi kullanarak mutlu son’a nasıl ulaştığımızı anlatmıştım.
Ve sonuçta, sosyal medyanın açıklarını, zararlarını ve faydalarını hep
göz önünde bulunduralım, demiştim.


Geçen de birkaç arkadaşımla sohbet ederken herkes başına gelenleri
anlatmaya başladı.


Mesela bir arkadaşım eşini sosyal medya sayesinde bulurken, diğeri
sosyal medya sayesinde kaybetti.


Bir arkadaşım blog’unda paylaştıkları sayesinde para kazanırken,
diğeri en yakın arkadaşı yüzünden blog’unu kapattı.


Bu örnekleri çoğaltmak mümkün tabiî ki ancak, mühim olan neyi ne için
yaptığınızı iyi belirlemek gerekiyor.


Mesela bir lokanta da yemektesiniz ve konum atarak yerinizi
belirlediniz. Karşınıza, en sevmediğiniz insan, ya da alacaklınız veya
borç isteyen tanıdıklarınızdan biri çıkabilir.


Hayat bu, her zaman her şey olabilir.
Ben bunları söylerken, ara sıra kendim de konum atıyorum. Bunu
hatırlatan arkadaşlarıma, yine başka biri cevap verdi. “O genelde
mekandan ayrıldıktan sonra, konum paylaşır.”


Doğru.  Bazen sizi takip eden akrabalarınıza nerde olduğunuzu
bildirmeniz gerekiyor, özellikle yurtdışında olduğunuzda ve telefon
konuşması yapamadığınız durumlarda…


Ya da yurt içinde bir yerlere gittiniz ve orası hakkında yazı yazmanız
veya orada olduğunuzu bildirmeniz gerekiyor ise işte o zaman konum
atıyorum. Ancak… o mekandan ayrıldıktan sonra..


Aslına bakarsanız, sosyal medya ile hiç aram iyi olmadı. sevmiyorum
teknoloji ile uğraşmayı… Ama editörüm zorunlu tutuyor… Bunda da son
derece haklı..Yaklaşık iki senedir de baskı yapıyor blog hazırlamam
için.. Düşünsenize; köşe yazarı olarak hem tanınırlığınız artar, hem
de geliriniz..


Ancak daha bunları bile yapmadığım halde.. o kadar çok özelden yazılan
yazılara cevap vermeye çalışıyorum ki.. Cevaplamadığım zaman soru
soranlar dikkate alınmadıklarını düşünüyorlar. Aslında durum bu değil.
Çünkü herkesin özel hayatı var, inişler çıkışlar var, bir anınızın bir
anınıza uymadığı durumlar var…

Hangi ara cevap vereceksiniz…


Geçende bir mekandan ayrılıyoruz, arabaya bindiğimde paylaşım yaptım.
Bir kermese yetişmeye çalışıyoruz. O arada rahatsızlanan bir
arkadaşımız oldu. Ben de arabayı kullanmak durumunda kaldım. Yolda,
sağlık ocağı veya eczane ararken bir yandan da mesaj geliyor,
“bulunduğun yer neresi” diye..


Sonunda arkadaşımızı iyileştirip, yolumuza devam ederken diğer
arkadaşım gelen mesaj seslerinden rahatsız oldu ve telefonu alıp cevap
yazmaya başladı. Sonuç mu? “Siz beni yanlış anladınız” diyen mesaj
bitişi…


Anlaşılan sosyal medyayı, sosyal çöpçatanlık olarak gören ve
düşünenler var. Ama, abartıyorsun insanlar nerede sosyalleşecek
diyenleriniz olursa..


Onlara hatırlatma yapayım. Sosyal medyada sosyalleştiniz. Şansınız iyi
gitti karşınıza harika bir insan çıktı diyelim. Sonra…sonrası mı
etrafıma baktığımda neresi olursa olsun…

herkesin yanında arkadaş, sevgili, akraba, dost…vs. kim olursa olsun konuşmak yerine ellerinde
telefon “sosyalleşmeye” çalışıyorlar. Ya da hava atmaya bayılıyorlar.


Başkalarının normal görüp yazdıklarını kendilerine sanıp, sayıp
döküyorlar da.. Hatta hatta cevap verenlerde oluyor…J)
Halbuki, kimsenin yaşam tarzı,  bizim tanıdığımız an’a kadar geçtiği
yollar, edindiği deneyimler, eğitimi, görgüsü ve bilgisi hakkında ne
biliyoruz ki. Hiçbir şey!


Unutmayalım ki, bir tabloya baktığınız da siz de bıraktığı izlenim
ile, hemen yanı başınızda duran kişi de bıraktığı izlenim aynı
olmuyor. Birisi zevk alırken diğeri hiç hoşlanmıyor.. Hele hele onu
yapan ressamın duygu ve düşünceleri ise tamamen farklı olabiliyor.


Durum böyleyken…
Bir insan başka bir insana “iyi gelirken” hemen yanındaki diğer birine
“iyi” gelmeyebilir. Bu nedenle önce diğer iki insanı izlemek, empati
kurup anlamak ve ona göre o insanlara “iyi” gelip gelmeyeceğinize
bakmak gerek. Senelerdir söylerim, iyi geçinen bir çifte imrenerek
bakanlar…

o insanlardan biriyle siz de aynı iyi’likte
ola-maya-bilirsiniz. Bu yüzden size iyi gelecek kişileri başka
mecralarda ararken, hava atmayı bırakın, “kendiniz” olun, “doğru”
olun, “efendi” olun. Yoksa elbet “gerçeklerin” bir gün ortaya çıkmak
gibi bir durumu vardır.


İnsanlar size şapka düştü “kel” göründü” demesin. Arkanızdan gülüp
geçmesin. Niteliğinizle dalga geçmesin.
Allah karşımıza düzgün insanları çıkarması dileğiyle…


Sevgi ve Saygılarımla
 Funda Ayla

0 Yorum