gündeminiz
Image
medya yazarları

İsmet Özçelik : Faizde psikolojik sınır aşıldı

gündeminiz

Seçimler de ortalığı rahatlatmadı. Ekonomide kötü gidiş sürüyor. Döviz kurları artıyor. Dalga boyu da yüksek. Fırsatçılara gün doğdu. Sanayici önünü görmekte zorlanırken, birileri küpünü doldurmaya devam ediyor.

Haziran ayı enflasyonu tahminleri ikiye katladı. 14 yıl öncesine dönüldü. Önümüzdeki dönemde yüksek enflasyonun devam edeceği ortada.

Merkez Bankası döviz rezevrlerine baktığımızda,GSYH ya göre oranı 2002 yılı düzeylerinde seyrediyor. 2002 yüzde 11,70’ti. Şimdi yüzde 11,56.

YÜKSEK FAİZ

Faizlerde de durum vahim. “Psikolojik sınır” aşıldı. “Gösterge faizi” olarak kabul edilen iki yıl vadeli hazine tahvilinin faizi yüzde 20’nin üzerine çıktı. Bugün yarın Hazine’nin yeni borçlanma ihaleleri var. Faizlerin daha da artacağı kesin gibi.

Erdoğan eskiden sürekli yüksek faizden şikayet ederdi. Şu aralar ekonomi ile ilgili konuşmasa da gerçek şu: Yılbaşından bu yana faiz ikiye katlandı.

Meclis’te yemin töreninde eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak’la ekonomiyi konuştuk. Faizler konusunda kaygılı. İzlenen politikalarla faizlerin düşürülemeyeceği görüşünde. Psikolojik sınırın aşılmasıyla daha da yukarı çıkacağını ifade etti.

BANKALARDA KUYRUK

Seçimler öncesi iflaslar yasaklanmıştı.(!) Kimse cesaret edip “işler kötü” algısı yaratacak davranış içine girememişti. Bankalar yapılandırma başvurularını gizledi. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.

Bankalarda “yapılandırma” kuyruğu var. Türkiye’nin milyarlık şirketleri zorda. Bankaların kapısına dayanmış durumdalar. En son “yapılandırma” isteyen dev bir enerji şirketinin durumu tartışılıyor.

Resmi açıklama yapılmasa da fısıltı gazetesinin tirajı patladı. Birçok şey gizli olduğu için yaş-kuru karışmış halde.

ÖDENEMEYEN BORÇLAR

Bu arada bir başka kötü haber daha geldi. Bu yılın ilk 6 ayında, takibe düşen (tahsili şüpheli) alacaklar miktarı 70 milyarı aştı.

Rakam geçen yılların çok çok üstünde. Gidişatın iyi olmadığının göstergesi. Yeni iflas dalgasının işareti.

ARAYIŞLAR


Sanayici finansman sıkıntısını aşmak için arayışta. Konuştuğum Bursalı bir sanayici içerde para bulamadığını, dış kredi koşullarının da çok ağırlaştığını bildirdi. Türkiye’nin risk priminin yükselmesinin kredi maliyetlerini çok pahalılaştırdığını vurguladı.

Uluslararası piyasalarda, battı denilen Yunanistan’ın durumunun bile Türkiye’den çok iyi olduğunu ifade etti.

“Son çare stoklarımızı eritiyoruz. 30 ay vadeli mal satıyoruz. Zarar ediyoruz ama şu anda bunu düşünecek halde değiliz. Artık zarar değil, daha az zarar hesabı yapıyoruz” dedi.

İlk anda şaşırmıştım. Ama öğrendim ki herkes benzer çıkış yolları arıyor. Günü kurtarma çabası öne çıkmış. Ama yarın için felaket çok net görünüyor.

KREDİ KARTLARI

Sadece sanayici değil tüketici de zorda. Bankalar kredi kartı faizlerini yükseltti. Hani kredi kartı borcunun asgari bölümünü ödüyoruz da gerisi kalıyor ya. İşte o geriye kalanlara ödediğimiz faiz yüzde 30’un üstüne çıktı.

Memurun, işçinin, emeklinin, ..., “Ödüyoruz, ödüyoruz ama borç daha da yükseliyor” dediği durumun nedeni bu!

Milyonlarca insan için çember giderek daralıyor.

Devlet işlerinde faiz “psikolojik sınırı” aşınca gerisi çorap söküğü gibi geliyor.

***

TÜRKİYE’YE SU BASKISI

İngiliz Financial Times gazetesinde geçtiğimiz günlerde “Ortadoğu’da su krizine” dikkat çeken bir haber yayınlandı.

“Ortada fol yok, yumurta yok, bu da nereden çıktı” diye sormayın. Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye su baskısının geleceğinin işareti.

Bilmem ülkeyi yönetenler durumun farkında mı?

NOT:

İzin kullanmaya pek alışkın değilim. Ama galiba yaşlandık. Bir haftalık izine çıkıyorum. Bir hafta sonra buluşmak üzere..!

0 Yorum