gündeminiz
Image
Sağlık

Hastanelerde sümen altı edilen skandallar

gündeminiz

Türkiye’deki dünya birincisi olduğumuz MR ve BT gibi radyoloji tetkiklerinin sayısı ve gerçekleri üzerine birkaç satır yazmak istedim.

Sağlıkta son gelinen noktada şehir hastaneleri, verilen hasta garantisi sistemi ve gitmesek de hepimizin cebinden çıkacak paralarla ilgili tartışmalar gündemde yerini korurken, Türkiye’deki dünya birincisi olduğumuz MR ve BT gibi radyoloji tetkiklerinin sayısı ve gerçekleri üzerine birkaç satır yazmak istedim.

Sağlıkta SGK’nın yaptığı ödemeler Güncel SUT (sağlık uygulama tebliği ) fiyatlarına göre yapılır. Buna göre SGK'nın kamu hastanelerine yaptığı MR tetkiki başına ödeme 65TL, Tomografi için ise 55 TL’dir. Kamu hastanelerinin çok büyük kesimi bu hizmetleri artık hizmet alımı prosedürü ile dışarıdan alım şeklinde taşeron firmalara yaptırmayı tercih etmektedir. Hizmet alımına giren firmaların çoğu ise sağlık alanı ile ilgisi olmayan gerçek ya da tüzel kişilerin sahipliğinde kuyumcusundan inşaatçısına denetimsiz, bazıları ne idiği belirsiz, “bas parayı al cihazı kur gitsin” tarzında yapılan bir ihale süreci ile bu hizmetleri sunmaktadırlar. Bu iktidar döneminde tek ölçü para olduğu için ve nitelik, yeterlilik, liyakat gibi adını unutmaya başladığımız kriterler dikkate alınmadığından ötürü en ucuz teklifi verenler ihaleyi alıp geçmektedirler. İhaleye giren ne idiği belirsiz firma sayısı arttıkça teklif fiyatları giderek düşmektedir. İlk planda mali açıdan iyi gibi görünen bu durum sağlık gibi nitelikli hizmet gerektiren ve bilgiye, deneyime büyük ölçüde bağımlı bir sektörde hem halk sağlığını tehdit eder boyuta ulaşmış, hem de ülkemizi cihaz çöplüğü haline getirmiş, düşen fiyatlar tetkik sayısını artırmış ve tetkik sayısında nüfusa oranla dünya liderliğine ulaşılmıştır. Üstelik tetkik sayısındaki gereksiz artışla SGK’nın ödediği fatura da gittikçe kabarmaktadır ve iş ucuza değil pahalıya mal olmaya başlamıştır.

İHALELER İŞİNE GELMEKTE ÇÜNKÜ ARADA KALAN MİKTAR TATLI PARA

Taşeron firmaların ihale sürecine girebilmeleri için kağıt üstünde hastane idarelerinin kopyala yapıştır ile kaleme aldıkları teknik ve idari şartnamelere uyumluluk aranıyor gibi görünse de bu adı üstünde kağıt üstünde kalmaktadır. Hastaneler bu işleri şu anda tetkik başına nerdeyse 10-15 TL gibi fiyatlarla bu tarz firmalara ihale eder hale gelmişlerdir. Aradaki fark ise (SGK 55 ve 65 TL’ye faturalıyor) hastanenin döner sermayesine gelir yazılmakta, bu şekilde SGK bu ihale bedellerinin 3-4 katını hastanelere böylece ödemektedirler. Birçok hastane idaresinin bu ihaleler işine gelmektedir. Çünkü arada kalan miktar tatlı paradır. Bu nedenle tetkikin kalitesizliği, makinelerin normal kapasitesinin üstünde hiçbir standarda uymayan çok sayıda çekim yapması, Radyoloji uzman hekimlerinin günde 200 ve üzeri üstünkörü raporlama yapmak zorunda kalması, klinisyen hekimin tetkiklerden doyurucu sonuçlar elde edememesi gibi durumlar sümen altı edilmektedir. Arada bir hastane idareleri tutanak adı altında firmalara ceza kesip top çevirmektedirler. Piyasa bu şekilde oluşturulmuştur. İhaleyi alan taşeronlar ise radyoloji raporlama işini de çoğunlukla başka bir taşeron firmaya ortalama 4 TL gibi fiyatlara yaptırmaktadırlar. Burada da Radyoloji uzmanı hekim tetkik başına 2 TL gibi fiyatlara tetkikleri raporlandırmaktadır. Yani hepimizin çok şeyler beklediği tetkik sonuçları için bir tuvalet giriş bedeli, peçete ya da su parasına eşdeğer bedelle doyurucu sonuçlar beklenebilme olasılığını takdirlerinize bırakıyorum. Burada hekimin vicdanından başka bir ölçü de kalmamakta olup onun sınırı olduğu aşikardır. Genellikle hem mali nedenlerle hem de talep nedeniyle aşırı çalışmaktadırlar.

KADROLARI OLMADAN HEKİM ÇALIŞTIRAN YAPILAR BUNLAR

İşin bir diğer absürt yönü mesela özel ve kamu hastaneleri kadro kısıtı nedeniyle birçok hekimi ve dolayısı ile radyoloji hekimini çalıştıramazken bu tarz raporlama yapan firmalar (taşeronun taşeronu olanlar) kadro şartı aranmadan sınırsız radyoloji hekimi istihdam edebilmektedirler. Evet yanlış duymadınız kadroları olmadan hekim çalıştıran yapılar bunlar. Özel hastaneler kadro sıkıntısı gidermek için milyarlarca para harcarken raporlama işlemi yapan firmalarda bu sınırlama hiç yoktur. Bir diğer ilginç yön radyoloji raporlaması için kota da olmamasıdır. Mesela hastanelerde branşlara göre günlük alınabilecek hasta sayısı belli sınırı aşamaz ve böyle de olması gerekir çünkü insan sağlığı ve hastaya ayrılabilecek zaman açısından bu gereklidir. Ama ne hikmetse taşeron ve taşeronun taşeronu raporlama firmalarına orada çalışan bir hekim günde 500 radyolojik raporlama da yapsa bunun paraları SGK tarafından ödenebilmektedir.


 
 Şık ve rahat sandaletler
Ayrıca son olarak şunu da eklemek gerekir belki; temizlik-yemek hizmetleri gibi yan-destekleyici hizmetleri ihale yoluyla hastanelerin alması belki mevzuata uygunken, asıl işi olan sağlık alanında hizmet alımına gidip üstelik ölçüsüz ve denetimsiz bir biçimde bu hizmetleri ihale etmesi de hukuki-yasal-mevzuat açılarından incelenmeye değer konulardır. Tetkik çokluğuna, kalitesizliğine göz yumulması hem SGKnın para kaybını artırmakta, hem tetkiklerden beklenen yararı ayaklar altına almakta, hem ülkeyi cihaz çöplüğü haline getirerek döviz kaybına yol açmaktadır. Bu açılardan dünya birincisi olduğumuz tetkik sayısı ve aşırı raporlama hizmetinin denetimsiz biçimde sunulması, SGK’nın göz göre göre soyulması uluslarası alanda bir itibar değil ancak bir aşağılanma ve cihaz pazarı olarak el ovuşturma meselesi olacaktır.

Dr. Tansu Coşkunoğlu

Odatv.com

0 Yorum