gündeminiz
Image
Tarihe not

Ovgun Ahmet Ercan: MARDİN ESKİDEN KİMLERİNDİ" NE SÜREDİR TÜRKLERİN"

gündeminiz

Mardin adı Arapça kaynaklarda Mâridîn, Süryanice kaynaklarda Marde olarak geçer. Sözcüğün kökeni, kimi görüşlere göre savaşçı bir boy olan, Ardeşir’ce 3. yüzyılda buraya yerleştirilen Mardeler'den gelir. Kimi görüşlere göre de "Kaleler" anlamına gelen Merdin'den gelmektedir. Günümüzde kullanılan adı, Arapça kaynaklarda geçen Mâridîn'den geliyor.

Mardin ilinde geçmiş, Alt Paleolitik Çağ'a yıllanıyor (250 bin yıl öncesi).

Dargeçit İlçesi Ilısu dolayında yer alan Boncuklu Tarla yerleşiminde Cilalı Taş Devrine ilişkin buluntulara karşılaşılmış.

Derik ilçesindeki Kerküşti Höyük’te yapılan kazılar sonucu Kalkolitik Çağ dönemine ilişkin kalıntılar bulunmuş.

Kemaliye höyük ile Tilki tepe Höyüklerinde de Kalkolitik Çağ dönemi seramiklere karşılaşılmış.

Nusaybin ilçesindeki Girnavaz Höyük'te Erken Tunç Çağı'na yıllanan kalıntılara karşılaşılmış. Bunun yanı sıra ildeki 36 höyükte Tunç Çağı' nın çeşitli dönemlerine yıllanan buluntulara karşılaşılmış. Mardin-Nusaybin yolu üzerindeki Gırharrin Höyük, Mardin Dağlarının güneyindeki Girnavaz ile Yukarı Dicle çukurundaki Giricano, Kavusan Höyük, Siirt Türbe Höyük, Üçtepe, Ziyarettepe ile Gre Dimse höyüklerinde de bu çağa ilişkin bulgular görülmüş.

Girnavaz höyük, Dargeçit ilçesindeki Zeviya Tivilki höyük ile Kızıltepe-Viranşehir yolu üzerindeki Kerküşti höyük kazılarında Demir Çağı'na yıllanan kalıntıları bulunmuş. Nisibis, Midyat, Savur, İzbırak-Zaz, Baskavak-Ahmedi ile Dereiçi (Killit)'de eski dönem yerleşimleri bulunmuş. 
M.Ö 2000 yılı dolaylarında Asur egemenliğinde olan Mardin ile çevresi daha sonra Hitit ile Urartu egemenliğine geçmiş.

Mardin adı ilk kez 4. yüzyıl Roma geçmiş bilimcilerinden Ammianus Marcellinus’dan duyulmuş. I. Justinianos dönemindeki geçmiş bilimci Prokopios, kentten Margdis adıyla ikinci derece önemde bir kale olarak söz etmiş. Kale, 640 yılında İyâz bin Ganm erbaylığındaki-komutasındaki Arap ordularınca ele geçirilmiş. Bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap yerleşmiş.

Emevî ile Abbâsî döneminde El Cezire valiliğinin toprakları içerisinde yer almış. 750-751 yıllarında Mardin’de baskın olan Hariciler’in Harûriyye kolundan Benî Rebîa boyu önderi Büreyke başkaldırmış. Mardin kalesi, Hamdani hanedanlığının kurucusu Hamdân bin Hamdûn’ca 885 yılında ele geçirilmiş.

Abbasi Halifesi Mutezid‘ce 894 yılında geri alınmış. Daha sonra yeniden Hamdani egemenliğine giren bölge, 10. yüzyılın sonundan 11. yüzyıl sonlarına kadar Mervaniler ile Ukayliler arasında sıklıkla el değiştirmiş.

1085 yılında Mardin'in de olduğu bölge Selçuklu egemenliğine geçmiş. Bu yıldan sonra Türkmenler bölgeye yoğun olarak yerleşmişler.

1103 yılında Artuklu Beyliği egemenliğine giren Mardin, daha sonra İlgazi Bey önderliğinde kurulan, yaklaşık üç yüzyıl kadar yönetimi süren Mardin Artukluları'nın egemenliğine geçmiş. Bu dönemde oldukça gelişen kent en parlak dönemlerini yaşadı. Günümüzde yaşayan camiler, medreseler, evler hep Artuklular döneminden kalmadır.

1183 yılında Selahaddin Eyyubi kente ilerlediyse de burayı ele geçirememiş. Ancak 1185'de Mardin Artuklu Beyliği, Eyyubi egemenliğini tanımış. 1198 yılında I. Adil kenti yağmalamış, ancak kaleyi ele geçirememiş.

1203 yılındaki Eyyubi saldırılarına da karşı konulabilmiş. Daha sonra yapılan antlaşma uyarınca Mardin Artukluları Eyyubiler'e bağlı olmuş. I. Alâeddin Keykubad döneminde Mardin Artuklular'ı, Anadolu Selçukluları'na bağlanmış.

1260 yılında İlhanlı başbuğu Hülagû Han'ın oğlu Yaşmut’ca sekiz ay kuşatılan Mardin, Mardin yargıcı Necmeddin Gazi Saîd'in oğlunca öldürülmesiyle İlhanlılara geçmiş. Mardin kalesi, 1366 ile 1383 yıllarındaki Karakoyunlu saldırılarına dayanmış. 1394 ile 1401 yıllarında kent Timur'un güçlerince darmadağın edilmiş. 1409 yılında Mardin Artuklularının yıkılmasıyla Mardin, Karakoyunlular'ın denetimine geçmiş.

1432 yılında Mardin kalesi Akkoyunlular'a boyuneğmiş.

1451 yılında Karakoyunlular kaleyi kuşatsa da, kenti yıkarak geri çekilmişler.

1507 yılında Şah İsmail‘ce Mardin kenti ile kalesi ele geçirilmiş.

Yavuz Sultan Selim döneminde; 1515 yılında kent Osmanlıya bırakılsa da kale ele geçirilememiş. 1516 yılında yeniden kuşatılan kale, 1517 yılında Osmanlılarca ele geçirilmiş.

Osmanlı döneminde göreceli dingin bir dönem geçiren Mardin, 19. yüzyıldan sonra karışıklıklara uğramış. Osmanlı ile Mısır Hidivliği arasındaki çatışma döneminde Mardin bir süre Milli aşiretine bağlı başkaldırıcıların denetiminde kalmış. 1847 ile 1865 yıllarında yaşanan kolera salgınları kenti kırıp geçirmiş.

1891 yılında kapalı çarşısı yanmış.

1895 yılında başkaldırıcılar, Mardin’e saldırmışlar, ancak savuşturulmuşlar. Mondros Bırakışmasından sonra İtilaf Devletleri Mardin’den çekilmiş, Mardin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında kalmış.

2012 yılında çıkarılan yasayla büyükşehir olmuş.

Mardin, yaklaşık bin yıldır bir Türk yurdudur. Ancak, ötken-tarih durmaz işler, değişir, dönüşür, gelişir. Gelen çağlar içinde Mardin’de kim bilir daha neler olacak. Tek elde kalacak eğitim, yaşatılacak ortak ekin, ileriye bilimin ışığından bakmaktır.

Nobel ödülü alan, Atatürkçü Aziz Sancar bir Mardin köylüsüdür.

Yoksulluk içinde büyüyüp en büyük bilim ödülünü alan Sancar için Mardin’de onun adını yaşatan okullar, o okullarda okuyan çocuklarımız vardır.

Mardin, ne Arap, Moğol akınlarını, ne de onur duyduğu Aziz Sancar’ı unutmayacaktır.

Övgün A. ERCAN, Araştırmacı Yazar

1 Nisan 2018, Mardin

Yararlanılan Kaynak

www.wikipedia

0 Yorum