gündeminiz
Image
medya yazarları

AKP BAKIN CEMAATE NELER VERMİŞ…

gündeminiz

Erdal Sarızeybek yazdı…

AKP İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK NE?

Diyorlar ki darbeyi FETÖ yaptı! FETÖ dedikleri Fettullah Gülen Cemaati…
Peki, bu Cemaati yöneten kadronun yıllardır izlediği siyaset ile AKP siyaseti arasında bir fark var mıydı? Çünkü…

Bu son dönemece kadar ‘Fettullah Gülen demek AKP, AKP demek Fettullah’ olduğuna göre, aralarındaki bu siyasi ilişki aydınlatılmadan, darbeye dönüşen bu güç çatışmasına açıklama getirebilmek çok zordur…

Şimdi bir bakalım, masum halk bir yana, AKP’nin ülkede siyasi güç olarak ortaya çıkmasına destek vermiş kim var?

En başta Cemaat… Yani Gülen’in ABD-AB-İsrail ilişkileri sayesinde cemaatin yurt dışından sağladığı parasal ve siyasi dış destek, bu bir…

Yine aynı cemaatin özellikle cami cemaatimizi kullanarak… Gülen’in abi ve ablalarının çocuklarımızı kullanarak… Gülen’in iş adamlarının küçük esnafımızı kullanarak, bu cemaatin kutsal din duygularımızın istismarı sonucu sağladığı iç destek, bu da iki…

Artık gerisi büyük iş adamlarının çıkarları gereği Gülen’i kullanarak verdiği medya ve para desteği, diğer siyasi parti küskünleri ile bu AKP siyasetinden medet umanları da bir araya getirdiğinizde, karşımıza işte bu AKP siyasetinin gücü çıkar…

Yani?
AKP’nin bugün geldiği noktada hiç şüphe yok ki cemaatin de büyük rolü vardır. Hatırlayınız: Erdoğan ’Ey Gülen! Ne istedin de biz vermedik’ dememiş miydi!..

Peki, Gülen cemaati AKP’ye destek olan bu gücü kimden almıştı?

Öncelikle küresel Üst Akıl’dan yani ABD-İsrail’den… Sonra da AKP siyasetinden… Öyle ya bu F tipi devlete nasıl sızdı ki…
Yani?
Bu iki siyaset birbirinden güç alıyor, bu açık…

Peki, Gülen ile Erdoğan, bugüne kadar izledikleri müşterek siyasette karşı karşıya hiç geldi mi, hiç birbirlerine rakip oldular mı bu son dönemece kadar?

Saymayın 17/25 Aralık vakasını, geride kalan bir hiç! Evet, hiç! Çünkü dış siyasete baktığımızda, Ortadoğu’da ABD’nin Ortadoğu projesi bugüne kadar tıkır tıkır işledi…
İsrail’in etnik ve dinsel temelde ayrıştırma siyaseti işledi…

Avrupa’nın Bizans siyaseti, başta Bizans Rum Ortodoks Patrikliği olmak üzere, bu ikili sayesinde büyük mesafeler kat etti.

Irak’taki Barzani Kürt devletini birlikte desteklediler, okullar açtılar, konsolosluk kurdular, Barzani’nin yakındır bağımsızlığını ilan etmesi…

Gülen-Erdoğan döneminde Ermeni meselesi de güç kazandı…
Kısacası bu Gülen-Erdoğan ikilisi birlikte yürüdü şimdiye kadar, birlikte küresel siyaset yörüngesinde hareket ettiler… Ve 17/25 hariç, hiç birbirilerine düşmediler!

İç siyasetimize baktığımızda da durum farklı değildir:
Özal’la başlayan Gülen siyaseti, günümüzde Erdoğan’la yoluna devam ederek özelleştirme adı altında birlikte sattılar topraklarımızı, şirketlerimizi, bankalarımızı, ülkemizin ekonomik kaynak yönetimini yabancılara birlikte aktardılar…

Birlikte ayrıştırdılar halkımızı, kaderde ve kıvançta, geçmişte ve gelecekte bir olan ve olması gereken halkımızı Türk-Kürt diyerek, Alevi-Sünni diyerek birlikte ayrıştırdılar…

TOKİ, TOKİ çığlıklarıyla ev yaptılar ama çocuklarımıza yurt yapmadılar ve birlikte çocuklarımızı Gülen cemaatinin kucağına attılar… Türk Ordusu’na yönelik kumpaslara birlikte destek verdiler, askerleri mağdur ettiler…

Cemaati yönetenlerin de bu destekleri karşılıksız kalmadı; AKP eliyle ticari ve siyasi güç kazandılar, hem devlete hem de halkın içine sızdılar ve Gülen-Erdoğan birlikte bugünlere geldiler…

Allah aşkına Son on dört yılda AKP siyaseti ne yaptı da Cemaat buna karşı çıktı?
Barzani’yle başlayalım… Özal Barzani’yi Özerk, Erdoğan da izlediği siyasetle federe Kürdistan Yönetimi yaptı, cemaat buna karşı mı çıktı?
Hayır!

Özal PKK’yı silahlı güç, Erdoğan da izlediği siyasetle siyasi güç yaptı, karşı çıkan oldu mu? Hayır!
Devam edelim… Ege’deki Türk adaları Yunan işgaline terk edilirken… Suriye’deki Türk toprağı terk edilirken… Kıbrıs’ta Rumlar AB’ye üye yapılır, Türkler bir kenara atılırken… Fener Rum Patriğinin ekümenik çıkışlarına gözyumulurken…

Evlerin altı kiliseye dönüştürülürken, Akdamar adasındaki tarihi harabe restore edilip Ermeni ayinlerine açılırken, azınlık vakıflarına tarih öncesi malları geri verilirken Cemaat hiç karşı çıktı mı?
Hayır!

Yine devam edelim…
Özelleştirme denilerek ülke kaynaklarının satılıp, yabancıların yönetimine verilirken… İleri demokrasi denilerek bir olan Türk milleti etnik ve mezhepsel farklılıklar temelinde ayrıştırılırken…

Özel okullar denilerek gelecek nesillerin akıl yönetimi özele terk edilirken Cemaat hiç birine karşı çıktı mı?
Hayır!

Yani?

Öyleyse eğer, Erdoğan siyaseti ile Cemaati yöneten siyasetin de birbirinden farkı yok ki!.. İşi bozan 17/25!..

“Efendim AKP artık uyandı” diyorlar, “ülkede her şey değişiyor artık” diyorlar…
Önümüzdeki süreci izleyip görmek gerekir…
Neyi izleyeceğiz?

Başta yeni anayasayı, başkanlığı, yerel yönetimlere özerkliği, yeni ortaya çıkacak çözüm sürecini ya da barış ve kardeşlik sürecini, Türk Ordusuna bundan sonra yapılacakları, bundan sonra daha kimlerin gözaltına alınacaklarını, darbenin bakalım daha nelere sıçrayacağını…
İzleyeceğiz, bu siyasetin değişip değişmediği göreceğiz…

Peki işi bozan niye 17/25?
Eee… Hem madalya almak hem de para karşılığı madalyaya karşı çıkmak… İkisi bir arada olmuyor da ondan olmalı…

Erdal Sarızeybek

sarızeybek.com

0 Yorum