gündeminiz
Image
Özel haber

Madde bağımlısı genç: “Uyuşturucuya askerde alıştım”

gündeminiz

Uyuşturucu ile mücadele ilk önce askeri birliklerinin bulunduğu bölgelerden başlamalıdır. Her uyuşturucu içici torbacı olmaya adaydır. Acemi birliklerinde rütbeli askerler de uyuşturucu  kullanıyor. Merdiven  altlarında uyuşturucu imalatı yapıyorlar. Ortadoğu’dan TIR’larla geliyor.

Uyuşturucu bağımlısı 25 yaşındaki  ikizlerin  biri  eroin, biri bonzai içiyor.  Eroin içen, hastane de takılan  çip sayesinde eroin bağımlılığından kurtulmuş. Bonzai içen ise   tedavi için hastaneye yatmış ama yine de bırakamamış.  Kendisi ile  konuştuğumda “bırakmak için mücadele ediyorum. Ben onu bırakmazsam onun beni genç yaşta kara toprağa göndereceğini biliyor”

Uyuşturucuya nasıl başladın?

S.Ç: Lise 3’ten okulu bıraktım. Kuran Kurslarında okudum. Aile olarak maddi durumumuz çevremize göre çok iyi. Askere gitmeden önce mütevazi bir hayatım vardı.  Lise yıllarında sigaraya başladım.  Acemi birliğinde, uyuşturucu dan bahsediyorlardı ama biz acemi olduğumuzdan dolayı içemiyor veya bulamıyorduk.  İlk Bonzai’ yi acemi birliğinde içtim. Acemi birliklerinde rütbeli subaylarında içtiği acemi arkadaşlar arasında konuşuluyordu.  Ben içeni görmedim.

Uyuşturucuyu  kışlaya  nasıl  sokuyorlar?

S.Ç: Uyuşturucunun en büyük pazarı askeriyelerdir.   Askeriyenin içinde de  asker torbacılar var. İlk önce  Uyuşturucuya yatkın askerleri tespit ediyorlar  onları uyuşturucu  bağımlısı yaptıklarında  zincir halkası büyüyor

Uyuşturucu bulmak nasıl kolay?

S.Ç: Çarşı iznine  çıktığımda  bulabiliyordum.   Alayda rütbeli subayların mesaisi bittikten sonra yani saat 17’den sonra, torbacıya telefon ediyordum tel örgünün yanına geliyordu o şekilde de temin ediyordum.

Tel örgü de nöbetçiler devriye gezmiyorlar mıydı veya torbacıyı görmüyorlar mıydı? 

S.Ç: Nöbetçi askerler genelde arkadaşımız oluyordu.  Onların bazıları Bonzai kullanıyordu, bazıları na da sigara getirdi diyordum. Genelde  torbacı tel örgünün yanına hava karardıktan sonra ve  bizim tespit ettiğimiz tenha noktaya  gelir orada alırdım.

Bonzai içtiğiniz de uyuyorsunuz, kendiniz de değilsiniz,  subaylar hiç mi fark etmiyorlardı?

S.Ç:Gündüz içmezdim. Koğuş yat saatine yakın içer ve uyurdum.   Uyuşturucu kullanan askerlerin de çok büyük bir bölümü hemen hemen hepsi  benim gibi yat saatine yakın içerler ve uyurlar. Onun için sorun olmazdı.

Periyodik olarak,  şahsi dolaplarınız denetlenmiyor muydu?

S.Ç: Tabi sürekli denetlenirdi.   Ama ben dolapta uyuşturucu bulundurmazdım. Kendime göre zula yerlerim vardı. Gerçi fazla  almıyordum, ya bir ya iki içimlik alıyordum. Onun için yakalanma riskim yoktu.

Senin  askerlik yaptığın kışla da askerlerin yüzde kaçı sence bonzai veya uyuşturucu   kullanıyordu?

S.Ç:Kesin bir rakam veremem ama çok büyük bir bölümünün içtiğini düşünüyorum.  Terhis olan asker muhakkak  uyuşturucu bağımlısı asker arkadaşlarını  geri de bırakmıştır. Bu sistem böyle devam ederken uyuşturucu baronları ceplerini doldururken gençlik yavaş yavaş ölüme gider.

Kışlaya uyuşturucu girmesi önlenemez mi?

S.Ç: Çok zor olmakla beraber önlenebilir. O da devletin  üst rütbeli   Genel Kurmay ve siyasi iktidarın  görevi.  Ülkenin milli meselesi olmalıdır.  Uyuşturucu terörüne karşı top yekün seferberlik ilan edilmelidir.

Eskiden, çarşı da resmi asker elbiseli inzibatların yerine  sivil askerler mi görev yapıyor?

S.Ç: Sivil askerler çarşı da dolaşmış olsalar torbacılar uyuşturucu mu satabilirler? Veya vardır da ben bilmiyorum.  Çarşı iznimde hiç rastlamadım.

Uyuşturucu satıcıları ile içiciler  arasında bir  parola var mı,  ülkenin her hangi bir iline gitsen uyuşturucu bulabilir misin?

S.Ç: Torbacı, uyuşturucu kullanıcısının yüzüne, gözlerine baktığında anlar.  O nedenle parolaya gerek yok. Ülkenin her hangi bir iline gitmekten bahsediyorsunuz, her hangi bir köyüne  bile gitseniz bulabilirsiniz. Ülkede o kadar yaygın hale gelmiş.

Bonzai’nin Türkiye’de üretildiğini iddia ediyorlar. Siz ne diyorsunuz?

S.Ç: Merdiven altında üretildiğini bende duydum. Ortadoğu’dan uyuşturucu TIR’larla geliyor.  Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılıyor.

Siz hiç uyuşturucu krizi geçirdiniz mi, sağa sola saldırıp yakıp yıktınız mı?

S.Ç.:İki sefer uyuşturucu krizi geçirdim. Kimseye zarar vermedim. Zaten zarar verecek durumda da değildim. Halk arasında, uyuşturucu krizine girdim ne yaptığımı bilmiyorum tamamen yalan, kanundaki boşluktan yararlanmak için söylenen sözdür. Kendinde  değil se, neden kendisini köprüden veya bir başka yerden aşağı atmıyor?

Madde bağımlılarının sizce yaş ortalaması nedir?

S.Ç: Bana göre,  12 yaşından 65 yaşına kadar her meslek,  her kariyerde, her eğitim düzeyinde  insanların kullandığını düşünüyorum. Şehirlerin kırsal, yani dar gelirli kesimlerinde madde bağımlıları daha  fazladır.

Uyuşturucu satıcılarının Pazar paylarını yükseltmek için belirli bir startejileri var mı, genelde hangi ortamları seçeler?

S.Ç: Daha önce de söylediğim gibi, şehrin varoşları , okul önleri,  kahvehaneleri tercihleridir. Oralarda gözlerine kestirdikleri, sigara içen birisine   İlk önce, içinde bonzai olan bir sigara ikram ederek dostluk kurarlar.  Aradan geçen günler içerisinde   bonzaili sigara ikramları bir adetten pakete çıkar tam bağımlı hale geldiğini anladıklarında ona  para ile satmaya başlarlar. Parası olmayanlara da torbacılık teklif ederler.

Sizce, uyuşturucunun kökü kurutabilir mi?

S.Ç: Devlet isterse kurutur.  Maddi boyutu sizin, benim hayal ettiğim rakamların çok çok üstünde. Basında okuyorum, Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine giden uyuşturucunun  500 milyar dolar civarında olduğu iddia ediliyor bana göre bu rakam  deve de kulak.

Hadi diyelim devlet ciddi kararlılık göstererek uyuşturucunun kökünü kazırsa  ne olur?

S,Ç: Devletin böyle bir kararlılık göstereceğini tahmin etmiyorum. Milyonlarca insan uyuşturucu bağımlısı, bunların uyuşturucu krizine girdikleri ve  sokaklara çıktıklarında ülkenin halini düşünebiliyor musunuz?  Uyuşturucu terörü  böyle giderse ileride ülkenin   başına çok büyük dertler açar.

Bonzai içtiğinde ne tür keyif alıyorsun?

S,Ç: Bir içimlik Bonzai ile iki büyük rakı içmiş gibi oluyorsun.  İçkinin çok pahalı olması, insanları  ucuz uyuşturucu maddelerine yöneltiyor.

Bonzai’nin zararlarını biliyor musun?

S.Ç: Benim gibi her bonzai içen zararlarını bilir ama yine de içerler. Aslında uyuşturucudan kurtulmak hem çok basit, hem çok zor irade meselesi. Uyuşturucu ile mücadele ülkenin  en önemli meselesi olmalıdır. Başbakan Yardımcısı Akdağ, 2011 yılından bu tarafa yani 7 yıldır uyuşturucu kullananlar hakkında  ellerinde  araştırma  rakamlarını olmadığını   söylüyor.  Uyuşturucu ile mücadele böyle yapılıyorsa benim diyeceğim bir şey yok.

Uyuşturucu bağımlılarına  tavsiyen var mı?

S.Ç: Olmaz mı olur mu? uyuşturucuların hepsi sentetik, içlerinde floransan tozu, fare zehiri insanın beynini, vücudunun bütün organlarını param parça  eden bu zehirden kurtulmalarını,  içtikleri  sürece, her dakika ölüme bir adım daha yaklaştıklarını hatırlamalarını tavsiye ederim.

 

Anladığım kadar bekarsın. Kız arkadaşın var mı, senin uyuşturucu kullandığını biliyor mu?

S.Ç: Evet bekarım. Kız arkadaşım var. Ama benim uyuşturucu bağımlısı olduğumu bilmiyor veya bana öyle geliyor.

 

Verdiğin röportaj için teşekkür ederim. Umarım bu illetten bir önce kurtulursun.

 

 

Celil Cengiz ÇOLAK

Gündeminiz.com

Yayın Koordinatörü

 

 

 

 

 

0 Yorum