gündeminiz
Image
Tarihe not

B?t?n T?rk devletlerini tarikatlar marifetiyle y?kt?lar

gündeminiz

 

 Büyük Selçuklu Devletini Ha?a?in Tarikat? y?kt?.Anadolu Selçuklu DevletiniTarikatlar marifetiyle 18 parçaya böldüler.Osmanl? Devletini tarikatlar marifetiyle nas?l y?kt?lar?Türkiye Cumhuriyeti devletini tarikat marifetiyle nas?l y?k?yorlar?Dönme, dev?irmeler ulema oldu.Tarikatlar? nas?l ele geçirdi? Sözü Ramazan Kaan Kurt’a b?rak?yoruz.

OSMANLI TÜRK?YE'S? ENDERUN S?YASASI ?LE S?V?L-ASKER PA?ALAR BÜROKRAS?S? VE ULEMA EKAB?RLER?NDEN OLU?AN "DEVLET" EL?YLE YIKILDI.

"Osmanl?'n?n insan 'çoban köpekleri' kamu hizmetleri için e?itmek üzere dev?irdikleri H?ristiyan tebaan?n çocuklar?yd?… Dev?irilen ö?rencilerin en az zeki olanlar? saray bahç?van? yahut denizci yap?l?yor, bunlar?n bir üst zekâ seviyesindekiler yeniçeri, daha yüksek seviyedekiler t?marl? sipahi oluyor, en zeki olanlar ise imparatorlu?un idari kademelerinde görev almak üzere ayr?l?yor ve sonunda vilayetlere vali yahut padi?ah?n divan?na üye, ya da divan ba?kan?, yani sadrazam olabiliyorlard?… Bu rejimin paradoksu ?uydu: Kanuni olarak Osmanl? ?mparatorlu?u'nun birinci s?n?f vatanda?? olan hür Sünni Müslüman Türkler H?ristiyanl?ktan dönmü? ve ömür boyu köle olan idarecilerin emri alt?na giriyordu… Bu, Osmanl? ?mparatorlu?u'nun çökü?ünün ba?lang?c?yd?… Göçebelerin karakteristik de?erleri olan tahammül gücü, disiplin ve birlik ruhu, 1919-1922 y?llar?nda Türk halk?n?n kurtulu?u oldu. Türkler, tarihlerinin pek büyük bunal?mlar?ndan birinde yine bir büyük lider buldular ve onun ça?r?s?na ko?tular."


Endülüs ?slam devleti (711-1492) 781 y?l sonra Bat? Avrupa'n?n Vatikan patentli "REKONK?STA", Osmanl? Türk ?mparatorlu?u da "?ARK MESELES?" ile feci bir ?ekilde tarih sahnesinden silinmi?tir. Gerek Endülüs ?slam devleti, gerekse Osmanl? ?mparatorlu?u, devlet yöneticilerinin içerideki ihanetleri ve gafletleri ile y?k?lm??t?r. Bat? her iki y?k?m projesinde D?N-FELSEFE-S?YASET-EKONOM? temelinde dini cemaat/ Bat?ni ?slamc? tarikatlar ve din kisvesi alt?nda etnik unsurlar? ve/veya cemaatleri birbirine dü?ürerek hedefine ula?m??t?r. Rekonkista ve ?ark meselesi Cumhuriyet Türkiye'sine Büyük Ortado?u Projesi (BOP) ad? alt?nda ayn? muhteva ile uygulanmaktad?r. Türkiye Cumhuriyeti devleti, devletin mekanizmas?n? elinde bulunduran bir k?s?m sivil-asker siyasetçi, bürokrat ve i? dünyas? mensubu kullan?larak feci bir sona do?ru sürükleniyor. "?? aç?l?m?" veya "demokratik aç?l?m" ad? ne olursa olsun Osmanl? Türkiye'sinin y?k?m?nda kullan?lan "Hürriyet" Cumhuriyet Türkiye'sinde "demokrasi" olarak tezahür ettirilmi? bulunuyor.

Osmanl? Türkiye'sinde hem yöneten hem de yönetilen aç?s?ndan hayata mana ve nizam veren üç ana omurga vard?: a) Padi?ah ve saltanat ailesi b) Enderun mektebi merkezli siyaset ve sivil-asker bürokrasi c) ulema, yani medrese e?itimli âlim-hukukçular. Siyasi ve askeri gücü olu?turan gulam/köle dev?irme Enderunlular ile 1517'de Yavuz'un M?s?r'daki Memluk-Türk devletini y?karak oradan getirdi?i 2000 dolay?ndaki Arap ve dönme E?ari ?slam ulemas? ve onlar?n çocuklar? zaman içinde padi?ahlara/saltanat ailesine daha aç?kças? Müslüman Türk tebaaya kar?? i?birli?i içinde hareket etti. ?eyhülislamlar ayn? konuda birbirine yüz seksen derece z?t fetvalar vermekten çekinmediler. Enderun-ulema i?birli?i önce padi?ahlar?n güç ve otoritesini sarst?. Arkas?ndan Celali isyanlar?na sebep olan Müslüman Türklere yönelik iltizam-mültezim sistemi yani "özelle?tirilmi? gelir idaresi" vergi/ iktisadi zulmü ile Osmanl? ?mparatorlu?u'nun kurucu unsuru Müslüman Türkler "bar??ta reçber, sava?ta asker" "?amar o?lan?" durumuna getirildi. 16. yüzy?l?n ba??ndan itibaren zulüm vergisine dönü?en A?ar vergisi, Müslüman Türk çiftçi-köylüsünün üzerinden 7 ?ubat 1925'te Atatürk taraf?ndan kald?r?ld?.

Arnold Toynbee'nin "Kuzey Müslümanl???" diye tan?mlad??? Semerkant-Buhara-?stanbul eksenindeki Hanefi ameli-Maturidi itikad?ndaki Türk-Müslüman uleman?n Osmanl? devlet mekanizmas?ndan ve medreselerden 1517'den itibaren h?zla tasfiye edilmesi, yerlerini alan Arap/dev?irme/dönme uleman?n Enderun siyasas? ve bürokrasisi ile ?aibeli servet ve makamlar üzerinden i?birli?ine yönelmeleri Osmanl? Türkiye'sini y?kan dâhildeki en temel unsurdur. Nitekim 1703-1839 döneminde ?eyhülislaml?k makam?na geçen 58 ki?iden 29'u sadece 11 aileden ç?km??t?. Bu ailelerin en önemlilerinde biri de Atatürk liderli?indeki Türk kurtulu? sava?? komutanlar?na ölüm fetvas? veren Dürrizade ailesidir. Dürrizade Mustafa'n?n (Ö.1775) o?lu Mehmet Ataullah'a dedesi ?eyhülislam Dürri Mehmet (Ö.1736) taraf?ndan ALTI ya??nda müderrislik icazeti verilmi?ti. Ha keza Ataullah'?n karde?i Dürrizade Nurullah Mehmet'e de 11 ya??nda müderrislik verilmi?ti. Zilfi'ye göre, 18.yüzy?ldan itibaren saraydaki seküler seçkinlerin (Enderunlular) çocuklar? veya himayeleri alt?ndakiler ?eyhülislam ve ulema olmu?lard?r.

Bugün Cumhuriyet Türkiye'si de benzer bir "yabanc?la?m??" ayd?n, siyasetçi, i?adam?, tarikat ?eyhleri ve dini cemaat ?eyhlerinin "siyasal laik" "siyasal ?slamc?" ama "etnik tak?nt?l?" i?birli?i ile "?? aç?l?m?"nda "daha çok demokrasi" ç???rtkanl??? k?l?f?yla pupa yelken yol al?yor.

Endülüs ?slam devletinin ipini Emir Abdullah G?rnata-Badol tepesinde "Allahuekber" nidalar?yla çekmi?ti. Portekiz-?spanya Kraliçesi Korkunç ?sabella'dan Müslümanlar için "himmet" dilemi?ti. Ama yüz binlerce Müslüman kad?n?n ?rz?na geçildi, yüz binlercesi katledildi.

MHP lideri Say?n Devlet Bahçeli'nin dile getirdi?i gibi Osmanl? Türkiye'sinin ipini çeken Mondros Mütarekesi'ni imzalayanlar, fetva verenler devlet mekanizmas?ndaki a?a??l?k siyasetçi ve bürokratlar ile ulemalardand?. 30 Ekim 1918 Mondros Antla?mas?'n? imza edenler ak?llar? s?ra Osmanl? Türkiye'sini kurtaracak "aç?l?m" yapm??lard?. Sonras?nda ?stanbul'dan ba?layarak Anadolu Türk yurdu Avrupal? emperyalistler taraf?ndan i?gal edildi.

Osmanl? Türkiye'sinde bugün oldu?u gibi "laik liberaller" ile "siyasal ?slamc?lar" i?birli?i içinde hareket etmi?lerdi. "Bu laik ve ?slamc? örgüt üyeleri, Avrupa'da bulunduklar? y?llarda örgütün tüzük tasar?s?n? Polonya göçmeni Kont Vladislav Plater ile Avusturyal? Simon Doyç'la beraber haz?rlamakta sak?nca görmemi?lerdir. Kaydedelim ki bu Simon Doyç, Birinci Enternasyonal'in ve Paris Komünü'nün üyesidir.

Osmanl? Türkiye'sine hizmet a?k?yla harekete geçtikleri halde, dâhili ve harici siyasi ve iktisadi cuntalar?n elinde oyuncak olup, vatana onulmaz zararlar verdikleri gibi; kendilerini de ele âleme rezil rüsvay eden ayd?n tak?m?na YEN? OSMANLILAR diyoruz.
1850'lerden itibaren Osmanl? Türkiye'sinin mukadderat?na hükmeden Tanzimat aristokrasisi diyebilece?imiz kesime tepkinin ifadesi olan Yeni Osmanl?lar?n program?, mutlak?yet rejiminin yerine me?rutiyet rejiminin getirilmesiyle Osmanl? Türkiye'sinin bütün dertlerinden kurtulaca??n? öngörmekteydi.

Yeni Osmanl?lar bünyelerine Türk-Müslüman olmayan baz? az?nl?k mensubu zenginleri de katm??lard?. Fransa'da yeniden düzenlenen cemiyetin program?nda H?ristiyan Osmanl? uyruklular?n durumunun ?slah?na çal??mak adeta temel prensip haline gelmi?ti. Böylelikle Yeni Osmanl?lar belki de kendilerini destekleyen zengin Osmanl? Türkiye'si az?nl?klar?na diyet borçlar?n? ödüyorlard?. Bu ?arlar alt?nda Yeni Osmanl?lar?n program? Osmanl? ticaret burjuvazisinin ideolojisine uygun dü?en bir program haline geliyordu denilebilir. ?lber Ortayl?'n?n "Modern bir ?slamc?" dedi?i Nam?k Kemal bile "Türk olmayan unsurlar hükümete al?naca?? için yak?nma haklar? olmayacakt?r, diyordu.

Mithat Pa?a da ayn? kan?dayd?. Me?rutiyetin ilan?yla din ve milliyet farklar? sebebiyle meydana gelen çat??malar ve ayr?lma talep ve arzular? ortadan kalkacak, herkes huzur içinde ya?ayacak, böylece Osmanl? ?mparatorlu?u'nun bütünlü?ü de korunmu? olacakt?. Mithat Pa?a, Türk olmayan halklar?n salt vatan birli?i ve ortak vatanseverlik duygular?yla bir arada ya?ayabileceklerine inan?yordu.

Gerçekte bu fikir, Naz?m Hikmet'in dedelerinden Konstantin Borzekçki'ye aitti. Osmanl? Türkiye'sine s???nd?ktan sonra "Müslümanl??a dönen" ve ad?n? Mustafa Celalettin olarak de?i?tiren, bilahare pa?a unvan? verilen bu zat? muhtereme göre, bir mebuslar meclisi kurulmal?yd?. Bu mecliste H?ristiyanlar 101, Müslümanlar 100 milletvekiliyle temsil edilmeliydi. Bulgarlar ve Ermeniler 25'er, Yunanl?lar 14 milletvekillili?ine sahip olmal? ve geri kalan 37 milletvekillili?i de di?er Osmanl? az?nl?klar? taraf?ndan payla??lmal?yd?.

??te Osmanl? Türkiye'sinin siyasi mekanizmas?na hükmeden Mithat Pa?a, az?nl?k ayaklanmalar?n? te?kilatland?ran H?ristiyan topluluklar?n?n ruhani reislerine neredeyse hükümdar yetkilerini bah?etmek karar?ndayd?.

Mithat Pa?a, ?ngiliz elçisi Sir Henri Eliot'u ziyarete gider. Mithat Pa?a'n?n "Padi?ahl?k makam? hakk?nda ne dü?ünüyorsunuz?" sorusuna ?ngiliz elçisi: "Bu makama ait yetkilerin daralt?lmas? laz?md?r, padi?ah?n kuvvet ve kudreti tahdit edilmelidir" der. Ve ?ngiliz elçisi ?öyle devam eder: "Meclisi Mebusan'?n te?kili z?mm?ndaki tasavvurun kemali muvaffakiyetle kuvveden fiile ihrac? için ?ngiltere devletinin muavenetinin ne kadar k?ymettar olaca??n? tekrar ve tekrar beyan eyledi."

Bugün Cumhuriyet Türkiye'sinde "siyasal laisizm" ve "siyasal ?slamc?" ayd?n, siyasetçi, i?adam? ve gazeteci nas?l oluyor da ayn? "tarafta" bulu?uyor diye hayret eden dostlar?m?z?n cahilli?i hakikaten Türkiye'nin trajedisidir. Hâlbuki bunlar dün de önce "kavga eder" gibi yapt?lar sonra elbirli?i ile koskoca Osmanl? Türk ?mparatorlu?u'nu içerideki hainler ve Avrupal?larla i?birli?i yaparak y?kt?lar.

1876'da ?stanbul'da yay?nlanan 47 gazetenin ancak yedisi Türkçe idi. Dokuz Rumca, Dokuz Ermenice, Yedi Frans?zca, Üç Bulgarca, ?ki ?ngilizce, ?ki ?branice, bir de Arapça yay?n yapan gazete vard?. Bugün yaz?l?, sözlü ve görsel bas?n?n durumunu arif olana tarife gerek var m??

Cumhuriyet Türkiye'sinde 10 Kas?m 1938'den beri Yeni Osmanl?c?l?k hareketi ad?m ad?m "laik" ve "siyasal ?slamc?" (siyasal ?slam Kur'an ve sevgili Peygamberimizin hadislerindeki Müslümanl?k olmay?p, Bat?'n?n emrindeki bir siyasal ideolojidir. Esas olarak Selefi/E?ari/Vahabi/Müslüman Karde?ler ekolünden beslenir) kulvarda Bat?'n?n politik mahvillerince tez-antitez olarak desteklenmi? olup, pek çok hususta oldu?u gibi "?? aç?l?m?"nda da her ikisi birlikte hareket etmektedirler. Ayn? kulvardaki isimleri, "laik" ve "?slamc?" bas?n? tek tek zikretmemize gerek var m??

Bugün "milli görü?" içinden gelen ve Yeni Osmanl?c?l???n her iki a?amas?n? da bilen kadrolar iktidarda.
"?slamc?lar?n" Kürtlerle dans?: Görmezden gelme dönemi, hepimiz din karde?iyiz dönemi, ümmet bilinci dönemi, ??çü ç?k?? dönemi, töhmet alt?nday?z dönemi ve liberal ç?k?? dönemi." Milli görü?ün "Yeni Osmanl?c?l???" Özal'?nkinden çok daha ?slami bir duru?tu ve çok kültürlülük ad?na çok hukukluluk tart??malar?n? da popüler k?l?yordu. Fakat ?? meselesi özelinde milli görü?ün tutarl? bir görü?ü oldu?unu iddia etmek de zordu. Gelene?in bölgedeki nüfuzu ve güncel siyasi i?lerin yürütülmesi ile yetindi. AKP'nin kurulmas? ile ise dengeler aniden de?i?ti… Milli görü? içinden gelen ve Yeni Osmanl?c?l???n her iki a?amas?n? da bilen kadrolar ?imdi iktidarda. AKP'nin genel siyasetine (özellikle de d?? politika manevralar?na) bak?nca politik referanslar aç?s?ndan Yeni Osmanl?c? yönelimlerin bask?n oldu?u da a?ikar… Görünen o ki AKP, milli görü?ün Yeni Osmanl?c?l???ndan ziyade Özal'?nkine yak?n AKP, ?? meselesine de benzer bir zaviyeden bak?yor. Ancak konjoktürel geli?melerinde etkisi ile daha aktif."
Ancak milli görü?ün "klasik kanad?"n? temsil eden SP Genel Ba?kan? Numan Kurtulmu?" Asker dursun PKK ko?ulsuz silah b?raks?n" sözleri ile AKP'den pek de farkl? olmad???n? ortaya koyuyor.

Türkiye Cumhuriyeti dönü?türülürken t?pk? atas? Osmanl? Türkiye'si "aç?l?rken" yap?lanlar, kullan?lan prototipler revaçta, soyguncu ticaret ve finans sermayesi, el paras?yla siyaset yapan sivil toplum örgütleri, bas?n, mübarek dinimiz ?slam'? kullanan bir k?s?m tarikatlar ile masonik ve dini cemaatler içindeki ajanlar, Attila ?lhan'?n "yüzde 10 hain kontenjan?"n? olu?turan dev?irilmi?ler t?pk?, Osmanl? Türkiye'sinin son günlerindeki "Hürriyet ve ?tilaf F?rkas?", "Teali ?slam Cemiyet" ve ?ngiliz "Muhipler Cemiyeti" gibi…

Bir de günümüzde de temsilcilerini hepimizin bildi?i, askerlerden kurulu "Nigehban Cemiyeti Askeriyesi" vard?. Bu cemiyet emekli askerlerden kurulu idi. Görevi Türk ?stiklal Harbi'ni ba?ar?s?z k?lmak için istihbarat toplamak ve isyanlar tezgâhlamakt?. Bunlar Muhipler Cemiyeti'nden ald?klar? ?ngiliz alt?nlar? ile safa süren "pa?alar"d?.

Nigehban Cemiyeti Askeriyesi toplad??? istihbarat? ?ngiliz Muhipler Cemiyeti'ne ula?t?rmaktayd?. Burada Sait Molla ve Rahip Robert Flew "emekli pa?alar"dan gelen istihbaratlar? de?erlendiriyorlard?. Sahi daha 1 Mart tezkeresi TBMM'den geçmeden ABD askerlerini Türkiye'de konu?land?r?lanlar, sivil-asker kimlerdi?

Süleymaniye'de Türk subaylar?n?n ba??na çuval geçirilmesini "Yarabbi ?ükür" niyetine hazmeden sivil-asker devletlülerimiz kimlerdi?

Bak?n?z "sahibinin sesi" Osmanl? Türkiye'sinin son günlerinde neler z?rvalam??:"?ngilizleri bekliyoruz. Türkler kendi güçleriyle adam olmaz. ?ngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak. ?ngiliz mandas? için ?stanbul'da 24 saat içinde 40 bin imza topland?."
Bir ba?kas? Ali Kemal ?öyle yazmaktad?r: "Milli hareketin foyas? ç?kt?. Bize teselli veren Anadolu halk?n?n bunlara (Mustafa Kemal ve arkada?lar?) arka ç?kmamas?d?r."( 13 Eylül 1919) ?dam, idam, idam; Mustafa Kemal cezas?n? bulacak. (25 Nisan 1920) Gelece?imizi ?ngilizlere ba?lamam?z gerekir. Kuvay? Milliye buna engel olarak millete büyük bir kötülük yapmakta"… Bugünkü i?birlikçi gazetecileri "12 kötü adam?", profesör unvanl? "makak"lar? saymaya gerek var m??

??gal y?llar?n?n en "ba?ar?l? i?birlikçilerinden" biri de Manisa Mutasarr?f? (vali) Hüsnü Efendi'dir. Yunanl?lar?n Girit'ten kovduklar? Yahudi dönmesi Müslüman Nak?ibendî-Halidi tarikat? mensubu Hüsnü Efendi Osmanl? merkezi hükümetini elinde bulunduran Enderun siyasas? ve ?stanbul'daki ulema ekabirleri taraf?ndan ba? tac? edilip Manisa valisi yap?lm??t?. ??te bu ?erefsiz adam Yunan i?gal kuvvetlerini Manisa'ya giri?inde törenle kar??lam??t?r. Üç sene süren Yunan i?gali süresince i?galcilere her türlü hizmeti sunmu?tur. Devlet memurlu?u hizmetinde ne kadar Türk memur varsa hepsini görevinden atm??yerlerine i?galcilerden onayl? gayr? Türk ki?ileri atam??t?r. Üç y?l sonra Mustafa Kemal Atatürk komutas?ndaki Türk ordusu kar??s?nda Yunan palikaryalar?n?n geri çekilmeye ba?lamas? üzerine önlerine f?rlayarak Manisa'y? terk etmemeleri için yalvaran da Hüsnüyadis'tir.
Oysa i?galci Yunan askerleri bir gün içinde 3500 Türk'ü çocuk, kad?n demeden diri diri yakm?? 1500 ki?iyi de kur?unlayarak katletmi?lerdir.


Manisan?n i?galinden sonra Tiyatro izleyen Yunanl? askerleri ve alt? tane sar?kl? sözümona Hoca k?l?kl? vatan Hainleri var.
Hemen merak?n?z? gidermek için söyleyeyim.Bu hoca k?l?kl? soytar?lar Menemen de Cumhuriyet'e ve Atatürk'e ba?kad?rarak yunanl?larla i?birli?i yapan vatan hainleridir.



Nihayetinde Hüsnü Efendi Yunan i?gal kuvvetleri ile birlikte Yunanistan'a kaçm??, ad?n? da Hüsnüyadis'e çevirerek dinini de de?i?tirmi? ve Ortodoks H?ristiyan olmu?tur. Yunan Milli Bankas?'ndan maa? alan, Yunan istihbarat? ad?na çal??an Hüsnüyadis ölünce kilisenin bahçesine gömülmü?tür. Mezar ta??nda da "Palio Türk", yani "serseri Türk" yazmaktad?r. Menemen'de sözüm ona ?slami ?eriat ad?na isyan edenlerin eleba?? Dervi? Mehmet, onun amcas?n?n o?ludur.

Ba?ta Atatürk hakk?nda, 24 May?s 1920 tarihli idam ferman? olmak üzere milli mücadelenin kahramanlar? hakk?nda Avrupal? i?galcilerin iste?i do?rultusunda idam fermanlar? düzenleyenler Padi?ah Vahdettin ile dev?irme Sadrazam ve Harbiye Naz?r? Vekili Damat Ferit'tir.

Müslüman Türk evlad? emperyalizme kar?? bir ölüm kal?m mücadelesi verirken Adana'da yay?mlanan Ferda gazetesinde ?öyle denilmektedir: "Anadolu, Mustafa Kemal zorbas?yla mücadele ediyor."

"Milliyetçilik, çetecilik, soygunculuk ve ya?mac?l?k demektir. Onlar?n gayesi, milleti soymak, aç b?rakmak ve tamamen öldürmektir."

Bugün de Türk milliyetçilerini cahil, tutars?z, bilgisiz, çeteci, ?rkç? olarak tan?tanlar kimlerdir? Bugün de ortal?kta bol bol örnekleri dola?an siyaset, üniversite, bas?n ve i? dünyas?n?n kö?e ba?lar?nda el paras?yla iyice semirmi?lerin o günlerdeki "hemcinslerinden" R?za Tevfik Darülfünun'da (?stanbul Üniversitesi) 30 Mart 1922 tarihinde verdi?i bir konferansta aynen ?unlar? söylemi?ti: "Fuzuli Türk de?il, Acem'dir. Türk'ün yüzy?llar boyu bile?inde sallad??? k?l?c?ndan ba?ka ne var? Hala ?stanbul'da oturabiliyorsan?z bunu büyük devletlerin ?slam âlemine kar?? hürmetine borçlusunuz." ??te bu adam daha sonra i?galci güçlerin tavassutu ile Maarif Vekili (Milli E?itim Bakan?) oldu. Dahas? Paris Konferans?'na Osmanl? devletini temsil eden heyette yer ald?. Görü?meler esnas?nda öne sürülen ?artlar? çok a??r bulan, padi?aha ve Bakanlar Kurulu'na dan??ma karar? alan heyetin di?er üyelerine çok fena k?zan filozof müsveddesi R?za Tevfik anas?n?n bir odal?k, babas?n?n da dev?irme oldu?unu söyleyerek ?öyle der: "?ngilizlerden çok ?ey ö?rendim. Frans?z medeniyetine tutkunum. Bende fikir ve his itibariyle be?enilecek ne varsa sizindir. Bende fena olan her ?eyin kayna?? benim."

R?za Tevfik'in durumunu ve o günleri de?erlendiren Hüseyin Cahit Yalç?n ?unlar? yazm??: "?a??lan ?eydir ki o dönemde bu Türk yurdunda her unsur kendi varl???n? avaz avaz söyleyip kendi soyunun arkas?ndan birtak?m "necip" (soylu, temiz) s?fat?n? yap??t?rmak hakk?na sahipti. Yaln?z bu ülkede Türklerin ses ç?karmaya hakk? yoktu."

Bak?n bir ba?kas?, Cenap ?ahabettin ne diyor: "Türkler bilim ve medeniyet alan?nda hiçbir ?ey yapmam??lard?r. Hiçbir eser vücuda getirmemi?lerdir. Ne bir mezhep, ne bir felsefe, ne bir sanat yaratmam??lard?r. ?slamiyet'te yetmi? iki tarikat vard?r, bunlardan hiçbiri bir Türk taraf?ndan kurulmam??t?r. Tefsircilerimiz birtak?m naslar etraf?na ekler yapmakla yetinmi?lerdir.
Bunlar?n eserleri tamam?yla skolastiktir. Bu edebiyat dört yüzy?l durmadan Arap ve Acem kald?, sonra birdenbire bat?l?la?t?. Daha do?rusu Frans?zla?t?."

Yukar?daki sat?rlarda cahilli?in ötesinde a?a??l?k duygusunun derin izlerini görmek ne ac?d?r. Bugün de benzer tipolojiler ile kar?? kar??yay?z.

Dün de bugün de Bat?'n?n yarg?n? benimseme hallerinin, Türk milletinin s?rt?ndan hançerlenmesinde en önemli etken oldu?u görülüyor.

?? öyle bir noktaya geldi ki eski bir genelkurmay ba?kan? Türkiye'nin ad?n? tart??maya aç?yor.
Aç?kças? DÜN BUGÜNDÜR. Ya?ad?klar?m?z, mübarek dinimiz ?slam üzerinden, iktisadi i?gal üzerinden psikolojik harp metotlar? ve propaganda süreci ile Türkiye'nin Endülüsle?tirilmesi ve Osmanl? Türkiye'sinin son y?llar?na benze?mesinin sa?lanmas?d?r.
"?? aç?l?m?" iki temel unsur üzerinden yürütülüyor. Kar?? ç?kanlar?, yani Devlet Bahçeli ve MHP'yi statükocu ve demokrasiye kar?? gibi gösteren PR çal??malar?yla kö?eye s?k??t?rmak.

Kendilerini de "kan? durduran, insanl?k ve demokrasi yanl?s?" göstermek. Nas?l Osmanl? Türkiye'si "hürriyet ve dertlere çözüm" gibi insani söylemlerle çözüldü ise, Cumhuriyet Türkiye'si de "demokrasi ve dertlere çözüm" kelimelerinin gücünden faydalan?larak y?k?m yönüne dönü?türülmek isteniyor.

Yo?un propaganda ve ajitasyon süreci daha yeni ba?lad?. Ancak MHP lideri Say?n Bahçeli Hakkâri'den Edirne'ye, Trabzon'dan Antalya'ya Rahmetli Attila ?lhan'?n "Türkiye'nin % 10 hain kontenjan?" diye tan?mlad?klar?n?n d???nda kalan % 90 için konu?uyor ve kabul görüyor.

Önce ekonomik kriz ve i?sizlik, ?imdi de "?? aç?l?m?"… AKP sand?kta gidici ve sand?k Türk milletinin önüne 2011'den önce gelecek.

"Muhterem milletime tavsiye ederim ki, sinesinde yeti?tirerek ba??n?n üstüne kadar ç?karaca?? adamlar?n kanlar?nda ve vicdanlar?ndaki asli cevheri tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."
Ortado?u Gazetesi

ULUS DEVLET?N TASF??? ?Ç?N TÜRK?YE'DE ETN?K S?YASET MES?H VE MEHD? FENOMEN?

Muhtelif kültürlerde ve pagan dinlerde bir kurtar?c? misyonu hep olagelmi?tir.
M.Ö. 586'da Babil Kral? Nabukadnazar'?n Kudüs'teki Yahudi kutsal merkezi Süleyman Tap?na??'n? y?k?p, yok etmesi ve Yahudilerin önde gelenlerini Babil'e sürgün göndermesi… 70 y?ll?k sürgün dönemimde Kabala büyücüsü Ezra'n?n yazd??? Tevrat ile birlikte Mesih kavram? Yahudili?in içine iyice yerle?mi?tir.

Mesih beklentisi Hz. ?sa'n?n ortadan kaybolmas?ndan çok sonralar? Tarsuslu Kabalac? Yahudi Pavlus taraf?ndan H?ristiyanl??a monte edilmi?tir.

Esasen bugünkü H?ristiyanl???n ve kilisenin kurucusu da Hz. ?sa de?il Roma vatanda?? Tarsuslu Pavlus'tur.
T?pk? bugünkü Yahudili?in kurucusu ve Tevrat'?n yaz?c?s?n?n Hz. Musa de?il de Babil sürgünü Kabalist kâhin Ezra oldu?u gibi.
Mesih, Yahudilik ve H?ristiyanl?ktan sonra "kay?p 12. imam", yani ahir zamanda ortaya ç?k?p ?slam âlemini ve insanl??? kurtaracak Mehdi olarak ?ii ?slam'a girmi?tir.

Daha aç?k ifadeyle, ?ia'daki Mehdi inanc? 12 ?srail kabilesi -12 havari- 12 imam" formuyla do?rudan Yahudi ve H?ristiyanl?ktaki "kurtar?c?" modeline uygun olarak ?slam'?n içine sokulmu?tur. ?iilere göre 874'de gizlendi?ine inan?lan 12. ?mam Mehdi'dir. Bu durum Judeo-?slam ?eklinde veya ?slam'a sokulan ?srailiyat hurafeleri ?eklinde tan?mlanmaktad?r.
Avni ?lhan'?n "Mehdilik" adl? kitab?nda yazd???na göre; Sünni ?slam'da Mehdi'yi bir inanç esas? olarak kabul edenler de reddedenler de vard?r.

Hadisenin dayand?r?ld??? kaynaklardan biri Endülüslü, sosyoloji ilminin babas? say?lan "Mukaddime"nin yazar? ?bni Haldun'un ad? geçen eserindeki bir bölümdür. Di?eri ise ço?u ?slam âliminin sahih (gerçek) olmad??? kanaatini ta??d??? birkaç hadis".
Kur'an'da "Mehdi" kelimesine rastlanmaz. Mehdi'nin mevcut oldu?u veya gelece?ine dair hiçbir ayet yer almaz.
"Mehdi'yi bekleme inanc? Sünni Müslüman topluluklar aras?nda da ?iilerin anlad??? tarzda yayg?n olmu?tur. Halbuki bu onlar?n anlad??? tarzdaki ?slam'?n dinamizmi ile ba?da?mayan bir husustur.." (Avni ?lhan, Mehdicilik, s.147)
?ii ?slam'daki Mehdi beklentisi ile Evanjelist H?ristiyanlar?n Mesih beklentisinin hemen hemen birebir örtü?tü?üne dair detayl? bilgileri, R. Ka?an Kurt, "Evanjelizm-Dünya ?mparatorlu?u ve Türkiye" adl? eserimizde bulabilirsiniz.

Mehdi inanc?n?n ana fikri "dönü?"tür. Ve dönü? inanc? Yahudilik ve H?ristiyanl?ktaki Mesih ile örtü?mektedir.
Ayr?ca bir hususun daha alt?n? çizelim. Mesih veya Mehdi'nin "son sava?"ta yenece?i "Deccal" Kur'an'da yer almaz. ?ncil'in Vahiy kitab?n?n 13. Bölümünde yer al?r ve aç?k aç?k tarif edilir. Deccal'? temsil eden say? da 666'd?r. Ancak mevcut ?ncillerin hiçbiri vahiy kitab? de?ildir.

Günümüz Türkiyesi'nde iki tarihi hadise hala etkisini, ?u veya bu ?ekilde hem toplumsal, hem dini, hem de siyasi olarak sürdürüyor.

Birincisi, 1492'de ?spanya'dan göç eden ve önce Mora'ya sonra ?zmir'e yerle?en bir Yahudi ailenin mensubu Sabatay Sevi'nin (Haham Mordohay) ?zmir'de kendisini, beklenen Yahudi Mesihi ilan etmesi. Sabatay Sevi, ilk Mesihlik vaazlar?n? ?zmir'in Agora semtindeki Portugal ve Galata sinagoglar?nda vermeye ba?lad?. Bu sinagoglar eski TÜS?AD Ba?kan? ve Anadolu Endüstri Holding A.?'nin sahibi Tuncay Özilhan ve ?zmir'in ölen CHP'li Belediye Ba?kan? Ahmet Piri?tina taraf?ndan 1999-2000 y?llar?nda restore ettirildi.

Sabatay Sevi, Yahudi inanc? gere?i "ahir zaman"da gelecek ve arz-? mevudda "Büyük ?srail Krall???"n? kuracak Mesih'di.
Abraham Galante'ye göre, en büyük Tevrat yorumcusu kabul edilen Mo?e ben Maymonides (Endülüslü ?bn Meymun) normal seyrine devam eden dünya ile "Mesihi Ça?" aras?nda bir fark bulundu?unu ve bu fark? da ?srail'in kendi devletini kurmas?n?n olu?turdu?unu belirtmektedir.

Evanjelist H?ristiyan kaynaklar?n?n hemen hemen tamam?nda "?sa Mesih'in dönü?ü" ile ?srail devletinin kurulu?u aras?nda tam bir ba? kuruluyor. Öyle ki ?srail'in kurulu?unun 70. Y?l? olan 2018 y?l? "Mesih'in dönü?ü" aç?s?ndan kritik bir y?l.
?zmirli Sabatay Sevi Kabala'ya göre hesaplamalar yapm??t?. Mesihlik ça?? gelmi?ti. Yahudilere göre Zohar'da i?aret edilen Mesihi y?l 1648, H?ristiyanlara göre ise 1666 idi. Yahudilerin bir k?sm? da 1666 y?l?na oldukça inanm??lard?. (Encyclopedia Britannica, XIX /851; The Jewish Encyclopedia XI /219)

Sabatay Sevi'nin yapt??? Kabalist hesaplar Tevrat'taki baz? sözlerin numeroloji - Matematik (ebced) hesaplara göre yorumlanmasayd? ve 1648 tarihi elde ediliyordu. Sabatay 22 ya??nda iken 1648'de ilk kez kendini Mesih ilan etti. Ancak bu Yahudi gelene?ine dayal? Mesihlik iddias? tepki gördü ve istedi?i sonucu elde edemedi. Bunun üzerine Sabatay Sevi ?stanbul, Selanik, Kahire, Atina, Mora, Kudüs (1663) ba?ta olmak üzere pek çok yeri dola??yor. Kahire'de tan??t??? Sara ile dördüncü kez evleniyor. Gazze'de zengin bir Yahudi genç Nathan'?n eline tutu?turdu?u bir belge ile Mesihli?e olan hevesi iyice art?yor. Kudüs'te Mesih oldu?unu saklam?yor ve H?ristiyanlar?n beklentisine uygun olarak Ocak 1666'da Mesih oldu?unu ilan ediyor.
16 Eylül 1666'da, kafes arkas?ndan Padi?ah IV. Mehmet'in de takip etti?i Edirne'deki Divan'a ç?kar?l?yor. Sabatay Sevi iyi Türkçe bilmedi?i için tercümanl???n? "Yahudi Dönmesi" saray doktoru Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi (Moche Ben Raphael Abravanel) yap?yor.

Hayatizade, 1665'li y?llarda Macaristan'da, 1670'lerde Erzurum valili?i yapt?. Yahudi dönmesi Hayatizade'nin torunu Mehmet Efendi, Osmanl? Türkiye'sinde ?eyhülislaml??a getirilen biridir.

Hayatizade Sabatay Sevi'ye mucizeler gösteremedi?i taktirde Müslüman olarak kellesini kurtarmas?n? ?spanyol ?branicesiyle tavsiye ediyor. Mucize gösteremeyen sahte Mesih ba?ka kurtulu? yolu kalmad???n? görünce 16 Eylül 1666'da "?ehadet Kelimesini geveleyerek" MÜSLÜMAN oldu?unu söylüyor. (?. Alâeddin Gövsa, Sabatay Sevi, s. 47)

Ancak Sabatay Sevi görünürde Müslüman, gizli Yahudi olarak faaliyetlerine devam ediyor. Böylelikle Endülüs'te meydana ç?kan?n bir benzeri "DÖNME MEZHEB?" Türk topraklar?nda kendine yer ediniyor. Ad?na da "Dönmeler", Avdetiler veya son y?llarda kullan?ld??? ?ekliyle "Sabatayizm" denilen bu hadise Türk tarihinde bir k?r?lmaya dönü?üyor. Türk devlet mekanizmas?nda, Türk ekonomisinde, siyasette, medya, reklamc?l?k, sinema ve müzik sektörlerinde, Hariciye kadrolar?nda hala ciddi a??rl?klar?n?n oldu?u biliniyor.

Sabatayistlerle ilgili olarak sorulan sorular?n en ba??nda geleni "bunlar?n say?s? kaç ki?i" ?eklindedir. Benim muhtelif ya?ayan kaynaklardan ve kendisinin Sabatayist oldu?unu gizlemeyenlerden ald???m rakamlar?n "ortalamas?" 25 bin civar?nda. Ancak bu rakama ilave olarak Türkiye'de 100 bin dolay?nda "Yahudi ??" varl???ndan söz ediliyor ve bunlar da toplumda "Müslüman" olarak alg?lan?yor.

Sabatay Sevi faaliyetlerinden dolay? bugün Arnavutluk s?n?rlar? içinde yer alan "Berat" a sürgün ediliyor. Bu isim Sabatayc? aileler aras?nda özel bir öneme sahiptir. Sabatay Sevi'nin Yahudiler için "12 Prensibi" "Müslüman oldum" dedikten sonra Sabatayistlere yönelik "18 Emri" vard?r. Nihayet 17 Eylül 1676'da Ülgün'de ölüyor. Amerikan Ansiklopedisi (Encyclopedia Americana XXIV /78) zehirlenerek veya idam edilerek ölmü? oldu?unu zikrediyor. Sabatay Sevi öldükten sonra dönme cemaati, Yakubiler (Hamdi Beyler), Karaka?lar ve Kapanc?lar ?eklinde üç gruba ayr?lmaktad?r. (Prof. Abdurrahman Küçük, Dönmeler Sabatayistler Tarihi, s.335)

Sabatay Sevi'nin Mesihlik iddias? sadece Türkiye'deki Yahudileri etkilemekle kalmam??t?r. Avrupa ve Ortado?u Yahudilerini de etkilemi?tir. Ayr?ca H?ristiyanlar Mesih'in ordusu olmak için "dâhilde niza" ç?kararak ayaklanm??lar, Müslümanlar da "ahir zaman geldi" diye -kulaklar?na öyle üflendi?i için-çal??may?, ilmi irfan? b?rakt?lar. Osmanl? ?mparatorlu?u bu hadiseden dini, ekonomik, siyasi olarak çok etkilendi. Sabatay Sevi'nin 1666'da kendini beklenen Yahudi Mesih'i olarak ilan etmesinden 33 y?l sonra, 1699 Karlofça Antla?mas?n? imzalamak mecburiyetinde kald?k.

Karlofça'da Bat?'n?n Türkler yenilmez inanc?n? b?rakmak zorunda kald?k. O günden bu güne (19 May?s 1919-10 Kas?m 1938 aras? hariç) Bat? kar??s?nda sürekli mevzii kaybediyoruz.

Bundan daha önemlisi, günümüzde "Sabatayist Müslümanlar"?n tepe yönetimlerinde etkili oldu?u bir k?s?m ?slami tarikat ve cemaatler, Türk milletinin dini, milli ve toplumsal de?erlerini "dönü?üm"e tabii tutuyor. Maalesef bu dönü?türmenin olumlu oldu?unu söylemek mümkün de?il. Dönü?üm Büyük Ortado?u Projesi'ne (BOP) paralel götürülüyor.
Di?er taraftan, hem "?slamc?" hem "laikçi" söylemleri kullanan ayn? unsurlar siyaset, bürokrasi ve ekonomi üzerinde "ERGUVAN?" bir iktidar kurmu?lard?r. Erguvani iktidar?n isimlenmi?, ?ahsa dönü?mü? kö?e ta?lar?n?:
· Mahmut Çetin, Bo?az'daki A?iret
· Tayfun Er, Erguvaniler - Türkiye'de ?ktidar Do?anlar,
Adl? kitaplardan ö?renebilirsiniz.

Türkiye'yi derinden etkileyen ikinci hadise ise Menemen'deki Mehdi ?syan?'d?r.
Nitekim 23 Aral?k 1930'da Manisa-Menemen'de ortaya ç?kan Giritli Dervi? Mehmet kurtar?c? kimli?ini, "Mehdi ve 12. ?mam oldu?unu söylemesi, hem Sünniler hem de Alevilerin deste?ini alma iste?i yan?nda, Mehdilik anlay???n?n Sünni topluluklar aras?nda ?ii anlay???na paralel olarak alg?lanmas?n?n çarp?c? bir sonucu olarak ortaya ç?kt?. B?rakt??? izler ?üphesiz silinmeyecek bu olay, Türk devlet hayat?nda ayn? a??rl???n? sürekli olarak koruyacakt?r." (Eyüp Öz, Menemen Olay? ve Türkiye'de Mehdicilik, s15)

Avni ?lhan'?n "Mehdilik" adl? eserinden bir al?nt? daha yapal?m ve Türkiye'nin hangi hadiselere gebe oldu?unu, ?slam'?n okullarda mutlaka do?ru dürüst ö?retilmesi zaruretini daha iyi anlayal?m.

Ünlü sosyolog Jung'un bir sözü vard?r: "Din büyük bir ihtiyaçt?r." ?nsanda inanma ihtiyac?n? ortadan kald?ramazs?n?z. Türk devletinin bekas? için Cumhuriyet Türkiye'si ?u sorunun cevab?n? bulmak mecburiyetindedir: Tarikatlar niçin yükseliyor?
Türkiye'de Atatürk'ün ölümünden sonra uygulanan laiklik çift kimlikli vatanda?lar ortaya ç?karm??t?r. T?pk? sosyolog Dumond'un "paralel ?slam" tan?m?na uygun olarak. Daha aç?k ifadesi ile Gazi'nin ölümü ile Türkiye'de uygulamaya konulan laiklik, Bennigsen ve Dumond'un "sufi ve komiser" ad?n? verdikleri eserde anlat?lar? gibi, komünist Sovyetler'deki din ve devlet ili?kisine benzer tarzda; komiser yasal yetkilere dayanarak ne kadar bask? yap?yorsa, sufilik de kanuni olmayan yer alt?nda o kadar yay?l?yordu.
Bir örnek, 1943'te Vedat Nedim Tör ?çi?leri Bakanl???nda müste?ard?r. Diyanet ??leri Bakan? Ahmet Hamdi Aksekili'nin yay?nlad??? ?slam dinine ait bir kitapla ilgili olarak yazd??? mektupta Tör ?öyle yazar: "Beyefendi, kitab?n? gördüm. Böyle dini mahiyette a??r? görü?leri ileri süremezsin. Çünkü Türkiye'nin din gibi bir meselesi yoktur." (Prof. Orhan Türkdo?an, 2023 dergisi, 15 Aral?k 2007, Say?:80)

Vedat Nedim Tör, Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeli?i yapm??t?r. (Soner Yalç?n, Efendi: Beyaz Türkiye'nin Büyük S?rr?, s.80, 5. Bask?)

Dün "ceberut laikli?in" ortaya ç?kard??? çift kimliklilik AKP iktidar?nda "?slamc?l?k" ad? verilen Kur'an d??? ve gayri milli uygulamalar ile tersine bir çift kimli?i Türk milletine dayatmaktad?r.

"Sünni topluluklar ba?lar?nda en görkemli liderleri bulundu?u ça?larda bile, yanl?? Mehdi anlay??? onlar?n normal karar ve görevlerini aksatacak derecede tehlike olu?turmu?tur.

Bu anlay?? ?stanbul'u ku?atan Fatih Sulatan Mehmet'in kar??s?na ?stanbul surlar?ndan daha müthi? bir engel olarak ç?km??t?r. Fatih Sultan Mehmet padi?ahl???n?n birinci senesinde zaman?n bütün bilginlerini ve devlet adamlar?n? Edirne'de toplad?. Onlarla ?stanbul'un fethini görü?tü ve görü?lerini ald?. Hiçbiri fethe raz? olmad?. Sebep olarak da, ?stanbul'un fethinin ancak Mehdi'ye nasip olaca??n? ileri sürdüler.

Padi?ah? sava?tan al?koydular. Nihayet Ak?emseddin durumu ö?rendi ve dedi ki; "?stanbul'u evvela Fatih Sultan Mehmet Han fetheyleyecektir. Daha sonra Frenkler alacaklar, Mehdi i?te onlardan ?stanbul'u kurtaracak, fetheyleyecektir. Fatih de sözüne itibar etti, inand? ve haz?rl??a ba?lad?." (Avni ?lhan, Mehdicilik, s.149)

Bu durumda, ?stanbul'u Fatih'ten sonra kurtaran rahmetli Atatürk oldu?una göre, Gazi Mustafa Kemal'e "Mehdi" mi diyelim?
Menemen'de vuku bulan Nak?ibendîli?in Halidi koluna mensup ?eyh Esat Erbili'nin (1842-1931)manevi himayesinde gerçekle?en Giritli Dervi? Mehmet'in Mehdilik isyan? mutlaka iyi ara?t?r?lmas? gereken bir hadisedir.

Bu Mehdilik isyan?nda kullan?lan en önemli figüranlardan biri "Laz ?brahim Hoca ile ?eyh Esat'?n ?stanbul'daki görü?meleri s?ras?nda Haydar Pa?a'ya iki ?ngiliz donanmas?n?n geldi?ini; ?brahim Hoca'n?n, bu gemilerin içinde Sultan Abdülhamit'in o?ullar?n?n bulundu?unu ve halifelik ilan edeceklerini söyledi?ini" belirten Nal?nc? Hasan'?n mahkemede verdi?i ifadedir. Buradaki "?ngiliz"i ??çü ?eyh Sait ?syan?'nda da görürüz. ?eyh Sait de Nak?ibendî tarikat?n?n Halidi koluna mensuptur.

Nal?nc? Hasan, Dervi? Mehmet'in yedi ki?ilik "Ashab-? Kehf" grubundand?r. "7" Kabala'da özel bir öneme sahiptir. Mesela bunlardan biri, zaman?n yedi bölümüne, haftaya i?aret etmesidir. Yedi rakam? hem H?ristiyanl?kta hem de Müslümanl?kta birçok Bât?ni tarikat ve ak?mlarda temel felsefeyi belirler. Mesela Hz. ?sa'n?n ve cennetin say?s? "777"dir. Amerikal? Boing firmas?n?n jumbo jetine "777" tesadüfen verilmemi?tir. Kabala'ya göre Tanr? Yehova alemleri yaratma i?ini yedinci günde tamamlam?? ve istirahat etmi?tir.,(Eski Ahit-Yarat?l?? 8:4) Eski Ahit'te yedi ile ilgili daha pek çok örnek vard?r.

H?ristiyanl???n yay?lma y?llar?nda, Roma ?mparatorlu?u s?n?rlar? içinde Tarsus'ta genç bir H?ristiyan grup Roma'ya kar?? isyan edip sonra da bir ma?araya s???nm??lard?r. Bu ma?aran?n Tarsus yak?nlar?ndaki "Ashab-? Kehf" oldu?una ve içindekilerin de "yedi uyuyanlar" oldu?una inan?l?r. Kur'an'da Kehf (ma?ara) suresinin 7-13 ayetlerinde konu anlat?l?r ancak Kur'an'da say?lar?ndan bahsedilmez. "Mehdi" Giritli Dervi? Mehmet, "Yedi Ashab-? Kehf yi?idi" ve bir de köpekleri "k?tmir"… Müslüman Türk milletinin devleti Cumhuriyet Türkiye'sine kar?? "hayali ?ngiliz donanmas?" deste?inde isyan ediyorlar.

Dervi? Mehmet kendini Mehdi ilan etmi?, yan?ndaki köpe?i "k?tmir"in de Mehdili?in i?areti oldu?unu söylemi?ti. Bir k?s?m saf Müslüman Türk Anadolu Çocu?u da buna inanm??t?. O, Mehdi olarak Arabistan'a kadar, hatta Çin'e kadar giderek Hz. ?sa ile ?am'da görü?ecekti. Ve sonra Avrupa'ya dönerek onlar? ?slam'a davet edecekti. (TBMM. 2b. Cilt 25, s9)
Giritli Mehmet'in a?a??daki sözleri durumun vahametini göstermesi bak?m?ndan önemli: "Ben Allah'? a?ikâr gördüm, ölüler bana aya?a kalkar." (Yeni As?r, 16 Ocak 1931)

Kubilay adl? bir ö?retmen aste?menin önce kur?unla yaralan?p sonra da ensesinden b?çakla kesilerek ?ehit edildi?i 23 Aral?k 1930 Menemen'deki "Mehdi" isyan?n?n arkas?ndaki esas organizatör oldu?u ifade edilenNak?ibendî Halidi ?eyhi Esat Erbili bugünkü Irak'?n kuzeyinde yer alan Erbil'de 1842'de do?mu?, 1888'de ?stanbul'a gelmi?, faaliyetlerinden dolay? Sultan II. Abdülhamit taraf?ndan Erbil'e geri sürgün edilmi? ve 1900 y?l?nda tekrar ?stanbul'a dönmü?tür. Menemen'deki Mehdi isyan?ndan hem kendisi hem de o?lu Mehmet Ali sorumlu tutularak idam cezas? ile cezaland?r?lm??lard?r. Zaten çok ya?l? olan ?eyh Esat 90 ya??nda 1 ?ubat 1931'de ceza evinde ölmü?tür. . (Cumhuriyet 2 ?ubat 1931) O?lu Mehmet Ali ise 3 ?ubat 1931'de idam edilmi?tir.

Menemen'deki Mehdi isyan?n?n idam edilen san?klar?ndan biri de Menemenli Yahudi Josef Mi?on'dur. Bu oldukça ilginç bir "rastlant?"d?r.

Türk topraklar?ndaki en önemli Mesih hadisesi ?zmirli Yahudi Sabatay Sevi'nin kendisini 1666'da Yahudi Mesih'i ilan etmesidir. Yukar?da özetlemi?tik.

Her iki hadisenin etkileri günümüzde de varl???n? sürdürmektedir.
Peki, ?eyh Esat Erbili kimdir? Televizyonlar?m?z?n ünlü ?ovmeni Mehmet Ali Erbil'in büyük dedesi. Yani dedesinin babas? (Pazar Vatan, 12 Mart 2006)

"?? kökenli ve Erbil dolaylar?ndan olduklar?n? do?rulayan Mehmet Ali Erbil tarihe damgas?n? vurmu? en önemli ?eyhlerinden birinin soyundan…" (Sabah Günayd?n, 25 ?ubat 2006)

Prof. Yalç?n Küçük'ün kitaplar?nda yer alan bilgilere göre de Nak?ibendî Halidi ?eyh Esat Erbili Yahudi ??.

?eyh Esat, mahkemedeki sorgusunda verdi?i ifadesinde; "?stanbul ulemas?na Muhyiddin-i Arabî'nin eserlerini okuttum… Yüzlerce ulemaya Muhyiddin-i Arabî'yi tedris ettirdim..." diyordu. (Vakit gazetesi, 21 Ocak 1931)

?eyh Esat'?n dostlar? aras?nda bir isim var ki bahsetmeden geçmeyelim. Bu isim ?sviçreli Carl Vett.

Carl Vett, teoloji, antropoloji e?itimi alm?? psikoloji-parapsikoloji alan?nda çal??malar?yla tan?nan bir bilim adam?. Vett baz? kaynaklara göre Danimarkal?d?r. Muhtelif kaynaklarda, Carl Vett'in ?sviçre Caux'taki bir ?atoda kurulan Amerikal? Evanjelist H?ristiyanlar ad?na çal??t??? öne sürülmektedir. Bu merkezin, Amerikal? Protestan Evanjelist gezici rahip Dr. Frank Buncman taraf?ndan 1929 y?l?nda Amerika'da kurdu?u Moral Re Armement-Mr" (Manevi Cihazlanma Cemiyeti) ile paralel çal??t??? kaydediliyor.

Nitekim dinleraras? diyalog çal??malar?n?n Türkiye aya??nda yer alan ?eyh Ömer Fevzi Mardin 1949 y?l?nda ?sviçre Caux'taki ?atoda düzenlenen toplant?da "?slamiyet ve Ehli Kitap Ailesi" konulu bir sunum yap?yor ve burada iki ay süren bir kursa kat?l?yor. (Soner Yalç?n, Beyaz Müslümanlar?n Büyük S?rr?)

Carl Vett, "Tekke Günlü?ü" adl? kitab?nda bahsedildi?ine göre, ?eyh Esat Efendi ve di?er tarikat ?eyhleriyle "dinleraras? diyalog" üzerine derin sohbetler yapm??t?. Ama ne hikmetse siyaset hiç konu?ulmam??t?.

Vett taraf?ndan ad? geçen kitapta aktar?ld???na göre, ?eyh Esat dinleraras? diyalogdan yanad?r. ?eyh Efendi'nin "hayat a?ac?na t?rmand?kça" diye ba?layan sohbetlerinden, Muhyiddin Arabî'nin eserlerini ulemaya ö?retmesinden ?u sonuca gidebiliriz. ?eyh Efendi Yahudi mistisizmi Kabala ve Kabala'n?n "hayat a?ac?"n? ?slami motiflerle harmanlam??t?r.

?eyh Esat Efendi parapsikolog Carl Vett'e ?öyle der: "?imdi buradan ayr?l?p çok uzaklara gitsen de ?unu bilmelisin ki ben her yerde sana e?lik edece?im. Benim yard?m?ma ihtiyac?n olursa sana onu seve seve veririm. Tehlikeler etraf?n? sard???nda odaklanarak beni dü?ünmelisin. Allah izin verdi?i sürece yan?nda olaca??m ve seni destekleyece?im."

Ve ?imdi buraya not dü?elim. Carl Vett, "karma felsefeye" ve "reenkarnasyona" inanmaktad?r. Karma felsefe, senkretik din inanc?n?n felsefe jargonuyla söyleni?idir. Reenkarnasyon ise Yahudi inanc?, yani kabala'd?r. Bu inanç ?slam'a ayk?r?d?r.Bu hususla ilgili daha detayl? bilgiler için Carl Vett taraf?ndan yaz?lan ve Türkçeye çevrilen ?u iki kitaba ba?vurabilirsiniz.

· Dervi?ler Aras?nda ?ki Hafta, Kaknüs Yay?nlar?, ?stanbul 2004; yazar bu kitapta ?stanbul'daki Kelami Dergâh?'nda geçirdi?i iki haftay? ve ba??ndan geçen ilginç olaylar? anlat?yor.

· Tekke Günlü?ü, Elest Yay?nlar?, ?stanbul 2004.

Gelelim ?eyh Esat Efendi'nin hararetle serlerini çevresindeki müritlerine anlatt??? Muhyiddin Arabî'ye.

Yahudiler aras?nda peygamber derecesinde görülen bir isim, Endülüs ?slam Devleti vatanda?? Yahudi Kabalist Filozof Maymonides-Maimonides- (1132-1204). Bu filozofun yolundan giden Alman Yahudi'si Amerikal? felsefeci Leo strauss (1899-1973) ve ikisinin felsefesini harmanlayarak D?N-FELSEFE-POL?T?KA üçgenine dayal? "Amerikan Yüzy?l?", "Yeni Dünya Düzeni" politikalar?n? formüle ederek Irak'? i?gal eden Evanjelist-neocon ittifak?… Yani BOP politikas?.

1190'larda Endülüslü Muhyiddin Arabî Yahudi Kabalac?larla dostluk kurmu?tu. Yahudiler ona Kabala (Yahudi mistisizmi) bilgilerini, harflerin, say?lar?n ve ?ekillerin mant???n? anlatt?lar. (Jean Chevalier, Sufilik, s.18)

Kabala ve Midra?, Gamatria/Ebced yani numeroloji kullan?larak her ?ey yap?labilirdi.
Muhyiddin ?bn Arabî'nin (1165-1240) üzerinde dönemin mutasavv?flar?ndan ?bn Meserretül-Cebeli, Afifüddin Telemsani, Yahudi filozoflardan ?bn Cebirol, ?bn Meymun (Maymonides) oldukça tesirli olmu?tur. (Hilmi Ziya Ülken, ?slam Dü?üncesi, s.120)
Ayn? devirde ya?ayan Kabalac? Mo?e ?em Tov Le Leon "adam komdan" (kâmil insan) derken ?eyh Muhyiddin Arabî "vahdet-i vücut" (varl???n birli?i) üzerinden insan-? kâmil (kâmil insan-yetkin insan) demekteydi. Çünkü her ikisi de ayn? kaynaktan beslenmi?lerdi.

Bu iki Endülüs Kurtubal?n?n benzerlikleri tesadüfî de?ildi.
Muhyiddin Arabî ?slam dü?üncesinin Bât?ni (gizli) boyutunu eksiksiz bir felsefi anlat?ma kavu?turan ilk mutasavv?f ve dü?ünürdür.
Aristotelesçi dü?ünceye yak?n olan Arabî'nin babas?n?n arkada?? da ?bn Rü?d'dür. Müslüman ?bn Rü?d (1126-1198) ile Yahudi ?bn Meymun (Mo?e ben Maiman-Maimonides-1135-1204) aras?nda da ?a??rt?c? derecede benzerlikler vard?r.
"Adam kadmon" diyen maymonides ile "vahdet-i vücut" diyen Arabî, her ikisi de Arami dilinde yazm??lard?. Her ikisi de ayn? ?eyi söylüyorlard?:

"Yaratan ve yarat?lan (Halik ve mahlûk) yoktur, sadece tanr?sal bir varla?ma mevcuttur. "Adam kadmon" da "vahdet-i vücut" da "B?R" e ula?ma, "B?R" de kaybolma; "fena fillah" pe?indeydi.
Her ikisi de harflerin ve say?lar?n s?rlar?yla "s?rr?n s?rr?na" ula?ma derdindeydi.
??te ?eyh Esat Efendi'nin ö?retti?i Arabî ö?retisi buydu.

Muhyiddin Arabî bu görü?lerinden dolay? 1240 y?l?nda ?am'da idam edildi.
"…Bu mutasavv?flar aras?nda en çok ?ii tesiri alt?nda kalanlardan biri de Muhyiddin ?bn Arabî'dir." (Avni ?lhan, Mehdilik, s.160-161)

"?iilerde ve sufilerde Mehdilik do?rudan do?ruya bir toplumsal hedefe yöneliktir. O da zulmü kald?rmak, adaleti yaymakt?r." (Eyüp Öz, Menemen Olay? ve Türkiye 'de Mehdicilik, s.205)

"Mehdiler, Osmanl? dönemindeki örnekleri de dâhil tarihte mu?lâk bir tak?m ETN?K, SOSYAL HEREKETLERE ?FADE KAZANDIRMI?LARDIR." (E. Öz, a.g.e, s.206)

"… Türkiye'de kendisini Mehdi olarak ilan edenler oldu ve ne yaz?k ki onlara üniversiteyi bile bitirmi? nice ki?iler tam bir sadakatle ba?land?lar. Tarih siy
asi emellerini bu uygun maksat ile kapatarak ikbal pe?inde ko?an nicelerini tescil etti. (Avni ?lhan, Mehdicilik, s.181)

Mehdili?ini iddia edenlerin ortaya ç?k??lar?n?n ortak bir sebebi var: S?YASET. Bu gibilerin hepsi Mehdi olmad?klar?n? bilmekte, fakat o isimle ça?r?lmaktan ho?lanmaktad?r. (Ali Co?kun, Mehdilik Fenomeni, s.179)

Din-felsefe-siyaset-ekonomi, bunlar? dinler tarihi ve ezoterizmi bilmeden tam olarak anlamak mümkün de?ildir.

Bu iki temelin muhtevas?n? ve tarihi seyrini ö?renmeden Türkiye'nin milli güvenli?i ve Türk milletinin bekas?na yönelik do?ru stratejileri olu?turup hayata geçirmek pek ihtimal dâhilinde de?ildir. Türkiye 10 Kas?m 1938'den beri bunun eksikli?ini çekiyor.

Türkiye'deki etnik ?? siyasetinde AKP iktidar? ile ba?lat?lan Nak?ibendî-Halidi tarikat? merkezli dönü?ümde, laikçi-dinci Sabatayist, Yahudi ?? ve Mehdici i?birli?i Türkiye'nin önündeki en büyük siyasi-dini-ekonomik-toplumsal R?SK'i olu?turmaktad?r. Feci bir türbülasyona sürükleniyoruz.

Namusun Dansözle?ti?i Türkiye'de "?slamc?l?k" Ve Sabatayist Mehdi
Türkiye, ?slamc? iktidar?n elinde ABD, ?srail ve AB'yi memnun etmek için elinden geleni yap?yor. Adeta yedi kocal? Hürmüz.

RTE'nin yönetimindeki Türkiye "devlet akl?n?" kaybetmi? durumda.
Türkiye'nin derinliklerinde e?er sivil veya asker kurmaylar yeni bir milli senaryo yazm?yor, bir üçüncü pozisyon belirlemiyorsa, büyük bir ihtimalle ABD-?srail destekli cumhurba?kanl??? seçimi ve genel seçim "katakullisi" ile kar??la?acak… Türkiye ?slamc? cumhurba?kan? ve iktidarla ABD-?srail ve AB'ye kay?ts?z teslim olacakt?r (Ortado?u gazetesi, 11 Ocak 2007) demi?tik, nitekim öyle oldu.

Siyasal ?slamc?lar, Evanjelistler ve Kabalist Siyonist Yahudiler ayn? güç simsarlar?n?n kontrolü alt?nda.

Temeli Türk devletinin kurulu? felsefesinde yeni bir senaryo yaz?l?yorsa Türkiye milli ba??ms?zl???yla desteklenen jeopoliti?i ve tarihi sayesinde kaybedilemez olan stratejik önemini yeniden ve güçlü olarak hissettirecek.

Bu durum, Türkiye'yi hem Evanjelist-Yahudi çizgisine (ABD-?srail-?ngiltere) kar?? hem de bunlar?n kar??s?ndaki blok, çoklu güç merkezlerinin vazgeçemeyece?i 11 Eylül 2001 öncesinden daha güçlü bir stratejik pozisyona oturtacakt?r.

· ABD önümüzdeki 15-20 y?l içinde mutlaka çat??maya dönü?ecek Çin-ABD rekabeti için Türkiye'ye muhtaçt?r.

· AB, Ortado?u'daki kay?plar?n? telafi edebilmek için Türkiye'ye ihtiyac? vard?r.

· Rusya ve ?ran Türkiye ile iyi ili?kiler Rusya federasyonu ve ?ran için hayat öpücü?ü kadar elzemdir.

· ?srail su ve güvenli?i için Türkiye ile "iyi" olmak mecburiyetindedir.

· Arap dünyas?, Türkiye'siz "medeniyetler çat??mas?"ndan galip ç?kamayacaklar?n? anlam?? durumda.

· Çin, Türkiye'nin ba??ms?zl??? ve milli bekas? onun ABD kar??s?ndaki en büyük güçlerinden biri olacak.

Siyaseten, dinen ve ezoterizm aç?s?ndan dünyan?n yeni mücadele alan? Türkiye'dir. Ve Türkiye'nin bu ?artlarda, yeni bir milli vizyona ve "milli yönetici ak?l"a ihtiyac? vard?r.

Müslüman Türk milleti "Mehdi gelecek" aymazl??? ile "Avanak Avni"ler pozisyonuna dü?ürülmek isteniyor.
H?ristiyanlar; ancak özellikle Evanjelistler ?sa Mesih'i ve Armagedon Sava??'n? bekliyor. Yahudiler; Kral Davut soyundan, Yahudi dünya krall???n? kuracak Mesih'i, ?ran; ?ii ?slamc?lar kay?p 12. imam? yani Mehdi'yi bekliyor.
Türkiye'de bir k?s?m dini tarikat ve cemaatler ?sa Mesih ve Mehdi'yi ayn? anda bekliyor.
Öyle ki, Hz. ?sa iki milyarl?k H?ristiyan âlemine "buyurun namaza diyecek, Mehdi'nin arkas?nda namaz k?lacak ve H?ristiyanlar Müslüman olacak.

Ancak ba?örtüsü gibi bir detayda bile yüce Kur'an'?m?zda iki ayet var iken, domuz eti ve ?arap konusunda ayetler yer al?rken… "Kurtar?c?" Mehdi ile ilgili tek bir ayetin olmamas?n? dolar milyoneri ?slamc? cemaatler her nedense göz ard? ediyor.
ABD, 2020 y?l?nda ?slam dünyas?n?n ba??na bir halife oturtmak istiyor.
Bu hususta CIA'n?n Ocak 2006'da yay?nlad??? rapor ilginç.

Halifenin "Türk bilinmesi" önemli, ancak bu halife Sabatayist olacak.
Hilafetin Türkiye'de yeniden kurulmas? sadece baz? tarikat ve dini cemaatlerin de?il, "yeni dünya düzeni" kurmak isteyen Evanjelist-Yahudi-Kabalist Ezoterik d?? güçlerin de rüyalar?n? süslüyor. Halifelik hiçbir dönemde dini kurum olmam??t?r. Siyasi bir kurumdur.

Aytunç Alt?ndal, Türkiye Cumhuriyeti'nde Sabatayc?lar?n da içinde bulundu?u gruplar?n hilafet plan?n?n 50 y?ll?k bir dü? oldu?unu belirtiyor. Alt?ndal'a göre, 40'l?, 50'li y?llardan beri Sabatayistler hilafeti dü?ünüyorlar. Yüksek dereceli masonlar, Gül ve Haç Te?kilat? üyeleri ve Sabatayc?lar?n kurdu?u Manevi Cihazlanma Derne?i üç dinin merkezi olarak ?stanbul'u göstermi?ti. (Tempo dergisi, 3 Haziran 2004)

Osmanl? Türkiyesi'nde Sabatayist ve mason ?eyhülislamlar?n ?slam'? nas?l "israiliyat" illeti ile doldurduklar?n? art?k bilmeyenimiz var m??
Ya matbaa meselesinde, ilk emri "oku" olan ?slam ümmeti Türklere reva görülenlerin arkas?nda kimler vard??
Mehmet ?evket Eygi, Sabatayc? gruplar?n Müslüman Türklerin e?itimsiz kalmas?nda son derece etkili oldu?unu söylüyor. Ve "Sabatayc?lar?n diyanet i?leri ba?kan? ve halife adaylar? bile var" diyor. (Tempo dergisi, 3 Haziran 2004)
Gelelim Manevi Cihazlanma Derne?i'ne.

Bu dernek 1929 y?l?nda ABD'de Evanjelist rahip Dr. Frank Buchman taraf?ndan kurulmu?tu. ?ngilizce ad?; "Moral ReArmement-Mr"dir.

"Oxford Grup" ad? verilen bu örgüt ?sviçre Caux'daki bir ?atoyu kendilerine merkez seçmi?lerdi.
Burada her y?l dünyadaki çe?itli dinlerden temsilcilerin kat?ld??? toplant?lar yapmaktalar.
Annesi bir Frans?z olan Arusi ?eyhi Ömer Fevzi Mardin ve Evanjelist rahip Buchman Türkiye'nin Kore'ye asker göndermesinin "manevi" taraf?n? in?a etmi?lerdi.

?eyh Mardin'in kitab?n?n ad?: "Kore Savunmas?na Kat?lmam?zda Dini ve Siyasi Zaruret."
Evanjelist rahip Buchman, Ahmet Emin Yalman ve Fener Rum Patri?i Atenagoras birlikte Eyüpsultan Camisi'ne gidip dua bile etmi?lerdi. (Soner Yalç?n, Beyaz Müslümanlar?n Büyük S?rr?, s.45)

Atenagoras Kuzey ve Güney Amerika ba?piskoposu iken bir gecede Türk vatanda?? yap?larak ABD Ba?kan? Truman'?n özel uça?? ile ?stanbul'a getirilip Fener Rum Patrikhanesi'nin ba??na oturtulmu?tu.
Ba?bakan Adnan Menderes Atenagoras'?n elini öpmü?tü.
Atenagoras Said Nursi ile s?k s?k sohbet ederdi.

"Manevi Cihazlanma Derne?i" Türkiye'de Ankara valili?inin 11 Kas?m 1966 tarih ve 6/7285 say?l? izniyle kamu yarar?na çal??an dernek statüsünde kuruldu.

Derne?in ba?kan? dönemin ?stanbul valisi Prof. Fahrettin Kerim Gökay'd?.
Gökay, "?slami hassasiyetleri" ön planda olan, 11 Ekim 1951'de kurulan ?lim Yayma Cemiyeti'nin de kurucular? aras?ndayd?. Derne?in di?er kurucular?ndan biri Said Nursi'nin avukat? Seniyüddin Ba?ak'?n olmas? herhalde tesadüftü.
Bir ba?ka tesadüf de, derne?e en büyük deste?in masonlar taraf?ndan yap?lmas?yd?.
Tekrar günümüze dönelim.

Aytunç Alt?ndal'a göre AKP gibi ?slami argümanlar? olan bir parti, Sabatayc?-dev?irme-mason koalisyonuna iktidar? teslim edecek. Alt?ndal devamla, "AKP ve Fethullahç?lar aras?nda da mason ve Sabatayc?lar yer almaktad?r

0 Yorum