gündeminiz
Image
Mustafa Dolu

İstanbul seçmeni ve Alucralı oy’unun karşılığını alamıyor!..

gündeminiz

Alucralılar. “Harç bitti inşaat paydos” demeli. Cumhuriyet Halk Partisinin, Hak, Hukuk, Adalet yürüyüşü ve Adalet kurultayından sonra vatandaşta hak, hukuk seslerini sokaklarda duyamaya başladık.

Biliyorsunuz, “Yeter söz milletindir” sloganı Demokrat Partiyi iktidar yapmıştı. Günümüzde ise bu “Hak, Hukuk ve Adalet” sözleri de iktidarı değiştireceğe benziyor.

Bu nedenle olsa gerek ki, ya da iktidar partisi bunu sezmiş olmalı ki, 16 senedir yönettiği ülkemizde, “Hukuku düzenleyeceğiz” demeye başladı.

Haksızlık ve hukuksuzlukla ilgili örnekleri çoğaltmak mümkün. En basit şekliyle yaklaşan seçimlerle ilgili illerin seçmen sayısı ve çıkardıkları milletvekillerinde ne hak ne hukuk ne de adaletin olmadığını bir iki örnekle aktarayım.

Ülkemizin seçmen sayısı 59 milyon391 bin 328. Bunun 3 milyon 49 bin 65’i yurtdışında yaşıyor.

Bu rakamlara baktığımızda bir milletvekiline ortalama 98 bin 985 oy düşüyor. 600 milletvekilinin dağıldığı illerimize baktığımızda başta İstanbul olmak üzere, büyükşehirlere büyük oranda haksızlık ve hukuksuzluk yapıldığı gün gibi ortada.

Birkaç örnek vermek gerekirse, Adana, Ankara, İstanbul da bir milletvekili için 107 bin oy, İzmir’in ise 113 bin oy vermesi gerekiyor.

Buna karşılık, Tunceli 20-25 bin oyla, Hakkari de 40 bin, Gümüşhane de 45 bin, Bayburt’ta 30 bin, Ardahan da 30 bin oy ile milletvekili çıkarabiliyor.

Bir ilde 20 bin oy alan parti bir milletvekili çıkaracak, öbür tarafta 100-110 bin oy alınca bir Milletvekili çıkaracak.

Hadi bakalım hak, hukuk ve adalet bunun neresinde?

 

Alucralılar için sözün bittiği yer

Bu haksızlık İstanbul’da da sürüyor. İstanbul da İstanbullunun sadece Kadıköy de ağırlıkta olduğu biliniyor. Diğer ilçelerde Anadolunun çeşitli il ve ilçelerinden gelen vatandaşlarımız İstanbul’un çeşitli ilçelerini kendilerine yurt edinmiş.

İstanbul da Sivaslılar 1. Sırada, Kastamonulular 2. Sırada Giresunlular 3. Sırda, Ordulular 4. sırada yer alıyorlar. İstanbul’dan seçilen Milletvekilleri ve Yerel yöneticilere baktığımız da bu iller ya da İstanbul’da önemli nüfusa sahip diğer illerde nüfuslarına göre temsil edilmediğini, bir haksızlık ve hukuksuzluğun olduğu apaçık ortada.

İşte bunlardan birisi de benimde vilayetim olan Giresun ve baba ocağı, ana kucağı  olan memleketim Alucra’dır.

Alucralılar çoğunluk olarak Beyoğlu nu yurt edinmişlerdir. Beyoğlu seçmeninin büyük bir bölümünü Giresunlular, Giresunlularda da ağırlıklı olarak Alucralılar çoğunluktadır.

Alucralılar genellikle sağ partilere oy verirler. Bunun semeresini, Demokrat Parti, Adalet Partisi ve Anavatan partisi dönemlerindeki iktidarlardan ilçe olarak yararlanmışlardır. Hatta ANAP döneminde Alucralılar Derneğinin Çakıl Gazinosunda düzenlediği ve sunuculuğunu üstlendiğim gece, adeta Bakanlar Kurulu Toplantısı gibi olduğu hala anılarda saklıdır.

AKP’nin kuruluşu temeli Alucra Ekin Festivalinde gerçekleşmiştir. O günden bu yana bir vekilimiz ve bakanımız olmasına karşın, yeterli hizmeti diğer iktidarlarda olduğu gibi alamamıştır.

Beyoğlu’nda ilk yerel seçim 1984 yılında yapıldı. İşte bu tarihten itibaren Giresun ve Alucralılar birlik içinde olmuş olsalardı bu zamana kadar Beyoğlu’nun Belediye Başkanı Giresunlu ya da Alucralı olurdu.

Alucralar o zamandan bu yana ANAP’a, Refah Partisine ve AKP’ye oy verdiler. İşin garip tarafı hemşerilerim SHP döneminde ağırlıklı olarak Okmeydanı ve çevresine yerleştiler.

Bir araya gelemeyen ve güç birliği yapamayan hemşerilerimi, toparlamak ve birkaç meclis üyeliği ile birkaç temizlik işçiliğine razı olmamak için;

Beyoğlu’nu beraberce, halkla birlikte hakça yönetmek amacıyla 2009 yılı yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı iken, ben de hizmet ve halkla yönetmek için Beyoğlu Belediye Başkanı adayı oldum.

O seçimde hemşerilerimden bazıları, dedelerimin İstiklal Savaşı Gazisi, (Kara Hasan Lakaplı) türbedar Hacı Hasan Efendinin torunu ve dini konuda bir çok öğrenci yetiştiren Hacı Hasan’ın babam olduğunu bildikleri halde, CHP adayı olduğum için, Komunizmin ne olduğunu bilmeden ve onlara Müslümanlık hakkında ders verecek durumda olmama rağmen, bana “Komunist” deyip beklenen desteği vermediler.

Yönetilmekten ziyade benimle yönetmeyi isteyen ve yanımda olan diğer hemşerilerimin kazanmak için çabaları, CHP li arkadaşlarımın ve partimin çalışmaları sonucunda seçimi kazandığımız halde, bu günlerde Kocaeli’nde bir belediyede önemli bir görevde olan bir zat’ın organizasyonu ile seçim gecesi trafoya kedinin girmesi ve trafonun patlaması sonucu, Türkiye’nin ilk trafo mağduru olarak seçimi kaybettik.

Bu zat, geçtiğimiz günlerde yaptıkları hile ve hırsızlığı itiraf ederek, benden helallik istedi. Ben, “Sizler Müslüman görünür ama uygulamazsınız. Ben kul hakkının önemine inandığım için,  helalleşmeyi büyük hesaplaşma zamanı olan Huzuru Mahşer’e bıraktım” dedim.

O dönemde rakibim olan kişi hala belediye başkanlığı görevini sürdürüyor. Alucralıların oyu ile başkan olan bu kişi, hemşerilerime gereken önemi vermediği gibi şu günlerde kentsel dönüşüm projesiyle evlerini tıpkı Tarlabaşı’nda olduğu gibi ellerinden almak ve rant elde etmek için çaba sarf ediyor. Onları da temizlik işçisi olarak istihdam ettiriyor.

Hemşerilerim ağırlıklı olarak AKP de politika yapıyorlar. Yaparlar da. Demokrasilerde bu gayet normaldir. Yakında ilçe AKP Beyoğlu İlçe kongresi oldu. İlçemizi temsil eden arkadaşlarımız yönetime girmeleri için partiye isim önerdiler ve kale alınmadığı için hiç biri kabul edilmedi. Kadın Kolları ile Gençlik Kollarına birer hemşerimizi aldılar.

Sayıları 11 olan il delegeliğine sadece eski ilçe başkanımız olan bir hemşerimizi aldılar gerisi Beyoğlu’nda etkin olmadıkları halde tıpkı başkan gibi ağırlıklı Rizeliydi. Bir arkadaşımız  AKP il yönetimine girmek için çaba sarf etti ve listelerde yer bulamadı.

24 Haziran seçimlerinde milletvekili olmak için 2 değerli arkadaşımız İstanbul 2. Bölge için müracaat etti, listelerde dolgu maddesi olarak bile yer almadılar.

Bunlar değerlendirildiğinde Alucralılar için sözün bittiği yere gelinmiş demektir.

Alucralıların birlik ve beraberlik içerisinde olmasını ve yönetilmeyi değil yönetmeyi isteyen biri olarak, değerli hemşerilerimin yaşadıklarını ve bu yazdıklarımı bir daha değerlendirerek kendilerini yok sayanlara, “Yeter artık harç bitti inşaat paydos” demeleri gerekmez mi?

Bunu yaparlarsa gelecekte yapılacak yerel yönetimde etkili olacağımıza ve Beyoğlu’nu alıp bizim yöneteceğimize inanıyorum…

Mustafa DOLU

Halkın Avukatı

Başyazar, genel yayın müdürü

0 Yorum