gündeminiz
Image
Mustafa Dolu

Tamam mı, devam mı"..

gündeminiz

Daha önceki yazımda Cumhuriyet Halk Partisine seslenerek,  “Çok değerli aday adayları var. Bir an evvel adayınızı açıklayın yaksa bende aday olacağım” demiştim.

Duydular ya da çekinmiş olmalılar ki, en uygun olan Muharrem İnce açıklandı.  Halk arasından yetişen kamyon şoförünün oğlu değerli bir öğretmen olan İnce hakikaten çok iyi bir adaydı ve meydanlarda diğerleriyle en iyi baş edecek kişidir.

İnce ilk mitingini elbette doğup büyüdüğü Yalova da başladı. Miting de ahaliyi, üniversite mezunu olan dört arkadaşıyla selamladı.

İkinci mitingini Edirne de HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ederek Edirne de sürdürdü.

 Edirne mitinginde en güzel mesaj ve resim ise, yine CHP de Cumhurbaşkanlığı için adı ön plana çıkan. Yılmaz Büyükerşen, İlhan Kesici ve Abdullatif Şener ile kürsüye çıkıp ahaliyi selamladı ve en büyük ve en çılgın projesinin , “Barış ve huzur” olduğunu açıkladı.

“barış ve huzur olunca her şey olur. İnsanlar rahatlar. Yatırımlar artar. Kimse kimseden kuşkulanmaz. Hak ve Hukuk tesis edilir. Eğitim alabildiğine gelişir bunlarda ülkenin yükselmesini ve çağdaş demokrasilere örnek olmasını sağlar” dedi.

Doğru mu? Elbette doğru.

Arkasından barış köprüsü kurmak amaçlı Hakkari ye giden İnce, orada mal beyanını açıkladı ve, “Beş yıl sonrada açıklayacağım. Artmış mı eksilmiş mi onu göreceğiz. Halkım zenginleşmeden ben zenginleşmeyeceğim” diyerek bir projesini daha açıkladı.

Ülkeyi 3B ile büyütüp geliştirecek ve huzura kavuşturacağını belirten Cumhurbaşkanı adayı İnce, 3Bnin, Barışacağız, Büyüyeceğiz ve Bölüşeceğiz olduğunu belirtti.

En büyük hayalinin Hakkari de şu güzelim yeşil ve Uludağlara bakarak demli bir çay içmek olduğunu belirterek. “Bunu gerçekleştireceğiz” deyip Ahmet Arif’in Bahar gelmiş memleketime şiirini okudu.

 

Tamam meselesi

 

Cumhurbaşkanı çıkıp dedi ki; Milletimiz ‘TAMAM’ derse kenara çekiliriz. Bu sözden sonra sosyal medya patladı ve çeşitli gösterilerle TEAMAM projesi büyüdükçe büyüdü . Yayıldıkça yayıldı ve devam ediyor.

Sonradan bu laftan çok pişman olunduğu anlaşılıyor ki, Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “İktidar olmanın yolu sosyal medyadan değil. Sandıktan çıkar” dedi.

Buyur bakalım. Bozdağ ne ima etti sizce.

16 Nisan Referandumunda nelerin olduğu herkesçe biliniyor. Sandıklar açılmadan, sandıktan mühürsüz oyların çıkacağı bilinip, seçim kanununda arkası ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü olmayan oylar geçersizdir hükmüne rağmen, YSK’nın aldığı karar yasanın üzerine geçti ve Anayasa kabul edildi.

Şimdi bu şekliyle kabul edilen Anayasanın tartışması sürüyor. İktidar, “Bu Anayasayla ülkeyi tek kişi istediği gibi yönetecek “ derken, Muhalif adaylar, “Hayır ülkemiz nasıl kabul edildiğini bildiğimiz bu Anayasa hükümlerine göre değil. Parlamenter demokrat sistemiyle yönetilecek” diyor ve bunun için mücadele ediyor.

 

Garibanlık meselesi

 

Tayyip Bey, bir konuşmasında İnceye aşağılamak için mi, hafife almak için mi bilinmez kendi gençlik yıllarını yani Kasımpaşa, İETT ve muhasebecilik, futbolculuk günlerini hatta 1989 seçimlerinde, “Erdoğan her yere aday oluyor, bari bir mahalleye muhtar yapalım” sözlerini unutmuş olmalı ki ‘Gariban’ demiş.

Muharrem İnce bu laftan alınmadı ve gücenmedi. Tam tersi, “Evet ben garibanım. Nasıl büyüdüğüm hangi şartlarda okuyup halka hizmet ettiğim bellidir” dedi.

Siyaset tarihimizde İktidarın muhalefete slogan verdiği bir seçime gidiyoruz. Bu sloganın adı “TAMAM”.

Sanki pişman gibi görülüyor. AKP içinden birçok kişi parlamentoya değil ama Cumhurbaşkanına oy veririz düşüncesinde. Bu durum da partide sıkıntılara neden oluyor. Bazıları ise Cumhur ittifakına gerek olmadığını MHP’yi TBMM taşıyacaklarını düşünüyor ve bu duruma kızıyorlar.

Mesela, Dilipak, “Ak Parti kadrosunda olmaması gerekenlerin liste dışında bırakılması gerekir. FETÖ’cülerin, müstekbirlerin menfaat çetelerinin, kumar, fuhuş gibi ahlaki zaaflara malül olanların da siyasetten uzaklaştırılması gerekir” diyor.

Elif Çakır ise, İktidar partisi Milletvekillerine ve Cumhurbaşkanlığına aynı oyu kullanmayacaklarının olduğunu bu nedenle MHP’nin erken seçim çağrısına uyulmaması gerekirdi, seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini belirterek, “AHDIM” olsun ki diye başlayan manifesto da iktidarın tamamen kendisini eleştirdiğini ve açıklarını beyan ettiklerini belirtiyor.

 Evet, ‘AHDIM’ olsun ki manifestosuna baktığımızda orada Hak, hukuk ve adalet kavramlarına yer vererek bunların adil hale getirileceğini belirtiliyor. Peki o zaman size, “Bu ülkeyi 16 yıldır yönetmiyor musunuz? Bu hale kim getirdi demezler mi?”

Daha birçok vaad demek yerine mesela, “Siz gelince yaptığımız yatırımları yok mu edeceksiniz?” gibi anlamsız sözler.

Emekliye, çalışana, üreticiye, sanayiciye, esnafa verilen hiçbir söz yok.

Neyse TAMAM diyenlere de sözümüz olacak. Evet oraya yazmakla olmuyor. İktidar seçim  gecesi ne yapacak, neler planladı bilmiyoruz. O zaman sandıklara ve verilen oyların tutanakları geçirilip geçirilmediğine, seçim kurullarına bildirilmesine dikkat etmek gerekir.

Evet her şey böylece  olursa, demokrasiye, parlamenter ve laik sisteme, aydınlık ve çağdaş bir ülkeye TAMAM  için  DEVAM denilir.

Mustafa DOLU
Halkın Avukatı
Başyazar, Genel  Yayın Müdürü

 

0 Yorum