gündeminiz
Image
Mustafa Dolu

M. Akif Hamzaçebi, Umut Oran Ve Hak, Hukuk, Adalet

gündeminiz


Başlığa bakıldığında, “Ne alaka” denilebilir. Bu bir gerçeklere uygun Hak, Hukuk ve Adalet  hikayesidir. Bu muhteremler bilindiği gibi CHP’nin VİP insanları arasındadır.

Ancak öyle garip bir hikaye ve gerçek ki, hiçbir dahlim ve bilgim olmayan bir haberden dolayı bu şahısların ve şu anda FETÖ cü olmaktan kırmızı bültenle aranın Emre Uslu’nun şikayetleri üzerine, yargılandığım bir ceza davası var. Yarın (17 Nisan 2018) bu davanın Bakırköy Adliye Sarayında duruşması var.

Hani birisi hep söylüyor ya, “Beraber yürüdük biz bu yollarda”, bu yollar mı bozuk nedir anlamıyorum. Bende Adalet yürüyüşünde beraber yürüdüm M. A. Hamzaçebi ve Umut Oran’la, yürümekle kalmadık Adalet Kurultayında ve başka toplantı ve platformlarda da beraber olduk.

Ayrıca yine bu şahıslarla hak, hukuk ve adalet  mücadelemiz, ülkemiz ve halkımız ve adalete ihtiyacı olan herkes için bitmeyecek.

2015 yılı başlarında Akşam Gazetesinde, o günlerde Fuat Avni olarak bilinen ve sosyal medyada fenomenleşen, eski Emniyet Amiri Emre Uslu olduğu ileri sürülen, şimdi FETÖ cü olduğu için yurt dışına kaçan ve kırmızı bültenle aranan Emre Uslu ile Hamzaçebi ve Oran arasında yapılan  yazışmalar haberleştirilmişti.

İçeriğinde Cumhurbaşkanına ya da ailesine suikast yapılacağı, CHP ye yurt dışından para yardımı geleceği gibi hususlar, haber değeri olduğu için o zamanki gazete yayın müdürü tarafından haberleştirilmiş.

O günlerde eşimin rahatsızlığı ve sonrasında vefat etmesi nedeniyle gazeteye gitmiyor, gidemiyordum. Dolayısıyla bu haberin kaynağı ve içeriğini haber toplantılarına da katılamadığım için bilmiyordum.

Gazeteye döndüğüm de Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu sordum. Bana ”haberin ve sosyal medya üzerinden yapılan yazışmaların belgeleri Ankara’dan gönderildi, haber değeri olduğu için ben de haberleştirdim. Zaten bu durumu Cumhurbaşkanımız da açıkladı ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı bu konuda soruşturma açtı” dedi.

Şikayetçiler tekzip yoluna baş vurmadan hakkımızda suç duyurusunda bulunmuşlar. Savcılık soruşturma aşamasında bizlere sormadan davayı  açmış ve kendimizi hakim karşısında bulduk.

Duruşmada 5187 sayıl Basın Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince eser sahibinin tkim olduğunu belirtip suç duyurusunda bulundum. Mahkeme daha önce benzer bir haberde yaptığım suç duyurusunu kabul etmesine karşın bu davada talebimi reddetti.

Daha sonraki duruşmada suç duyurusunda bulunduğum şahsın tanık olarak dinlenilmesini talep ettim bu talebimde raddedildi.

Tüm bu aşamaları M.A. Hamzaçebi, Umut Oran ve Avukatları Turgut Kazan bildikleri halde;

Bana, “Biz seni biliyor ve haberle ilgin olmadığını da biliyoruz ama o günlerde bu haberlerden etkilenmiştik” diyerek yargılanmamı sürdürüyorlar.

Bir keresinde M. Akif Hamzaçebi’ye, “Siz İstanbul’a talip oluyorsunuz ben de daha önce aday olduğum Beyoğlu’nda göreve talip olursam, beni haksız yere yargılattığınız bu dava sürerken sizinle nasıl bir arada olur, nasıl çalışırız?” dediğimde;

“Bakalım hukuk bu, ne yapılabilir. Bakarız” demişti.

Oran ise, “Eşinizin cenazesine katılmıştım. Sizi iyi tanıyorum arkadaşımızsınız. Bu haberler zamanında CHP ve AKP yi bir birine düşürmek için FETÖ kumpası olabileceği ile ilgili şüphelerim var” demişti.

Ben, “şu veya bu şekilde ne derseniz deyin ama, ben dahlim olmadığı halde ceza ile yargılanıyorum. Gazeteyi yargılatamadığınıza beni de arkadaş olarak kabul ettiğinize göre çekilmeniz gerekmiyor mu?. Vaz geçin dedim.

Bunlara rağmen Hak, Hukuk, Adalet yolunda beraber yüdrrüdüğümüz arkadaşlarım beni yargılatmayı sürdürüyorlar.

Bu sıkıntımı siz değerli okurlarımla paylaşıp rahatlamak istedim.

Yarın duruşmamız var. “Bakalım Mevla neyler neylerse güzel eyler” denilmiş ya.

Benim güzel eyleyeceğine dair inancım tamdır ve  de bu durumda hukuka güvenmek zorundayım.

Mustafa Dolu

Halkın Avukatı

Başyazar, Genel Yayın Yönetmeni

0 Yorum