gündeminiz
Image
Mustafa Dolu

Atatürk ve Erdoğan

gündeminiz

Bu yazıda elbette, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve Baş Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tüm özellikleriyle karşılaştırmayacağım.

Erdoğan İttifak yasasını kiminle çıkardı?

MHP ile. Partililer MHP yi nasıl yorumluyor?

Kuyruk partisi.

Bu yakıştırmayı MHP yüzde 10 barajını geçemeyeceğini anladığı için, eskilerde söylediklerini unutup kabul ediyor. Böylece Bahçeli TBMM ye giremeyecek olan partisini oraya sokup gurup karacak kadar da milletvekili elde edecek mi?

Evet.

İşte olay bu.

Peki AKP tek başına yüzde 50 yi geçemeyeceğini anlayınca kendine bir kuyruk bulup, bu oranı geçmeyi planlıyor ve buradan da başkanlık çıkarmak istiyor mu?

Evet.

İşte AKP nin olayı da bu.

Muhalefet ve bileşenlerde bunlara göre tedbirlerini alsalar, referandumdaki gibi gevşeklik yapmasalar yüzde 50 nin üzerinde başarı elde ederler mi?

Evet ederler.

Muhalefet ve bileşip gökkuşağı oluşturacaklar için de olay bu.

Gelelim Atatürk Erdoğan Meselesine.

Erdoğan dinin yenilenmesiyle ilgili bir laf etti.

Aman Allah’ım başta iktidara yakın olan ve oradan geçinen yancılardan cemaat ve tarikatlar kıyameti kopardı. Menzilciler, İsmail ağacılar, Süleymancılar, Nurcular, Nakşiler, şeyh dedikleri üç sakallı kara cahil kendine din uyduran kişiler falan filan.

 Beraber yürüdükleri ve istediklerinin tümünü alan ve 15 Temmuz da ülkemizi kana bulamaya çalışan Fetöcü ler de belki bir şeyler derlerdi ama, sindikleri ve yer altına çekilip,  görünmez ve sesleri çıkmaz olduğu için fetvacılara karışmadılar.

Atatürk ne yaptı?

Cumhuriyeti kurduktan sonra bu cahil ve softaların, Fatiha suresini bilip kendini alim ilan edenlerin, bu günkü gibi bela olacaklarını ve dini başka yönlere ya da kendilerine göre yorumlayıp yayacaklarını bildiği için, tekke ve zaviyeleri kapatıp bu ve benzerlerinin faaliyetlerine son verdi.

Bununla da kalmayan Atatürk millet dinini iyi anlasın diye Elmalılı Hamdi Yazar’a kendi yorumunu katmamasını tembihleyerek Kuran-ı   Kerim’in tesfirini yaptırdı. O tercümeyle kurana katkı yapılmadan anlaşılır hale getirtti.

Günümüze bakıyoruz  Fetö’cüler ber taraf edildi, onların yerine taraf olmak için Menzilciler. Nurcular, Nakşiler, İsmail ağacılar, Süleymancılar vs almaya çalışıyorlar.

Önceleri, “Bazı durumlarda karar alırken ulamaya danışmak lazım” diyen yöneticilerimizin olduğunu biliyoruz. Bu böyle denince ortalık kerameti sakalda gören bir çok bilgisiz ve kendine göre din ayarlayan yobaz ve ilahiyatçılarla doldu.

Baş edilemeyince ülkeyi yönetenler ve halk feryat etmeye başladı.

 Arkadaş senin diyanetin var. Orada fetva kurulu var. Bunların görevi dinimizi insanlara en iyi yönleriyle anlatmak olduğuna göre, öyle her önüne gelen çıkıp, “Ben ilahiyatçıyım” diyerek yalan yanlış söylenenleri engelleyecek ve o kişileri orada burada konuşturmayacaksın.

Bak arkadaş camiler kimin?

Onlardan sen sorumlu değil misin? Her önüne gelen orada kürsüye çıkıp vaaaz veremez. Bunu engellemek senin görevin değil mi?

O zaman 8-10 Bakanlık bütçesine sahip olan Başkan Ali Erbaş, “Din istismarıyla mücadeleye devam edeceğiz” diyeceğine mücadele et ve o zındıkları sustur. Bize de dinin güzelliklerini anlattır. Görevini ihmal etme. Dostluğu, kardeşliği, sevgiyi, saygıyı, ayrımcılık olmayacağını, herkesin inancında serbest olduğunu ve Allaha karşı sorumlu olduklarını anlat yeter.

 

Çanakkale

 

Dünya savaş örnekleri ve başarılı savaşların başında olan ve “Çanakkale geçilmez” denilen savaşın 103. Yıl dönümünü bu gün kutluyoruz.

Bu savaşta baştan sona destan yazan Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına, şehitlerimize ve gazilerimize şükranlarımı sunuyor, anılarının yüreğimizde olduğunu belirtiyor mekanlarının cenneti alada olduğuna inanıyorum.

Burada bir hususa değinmek istiyorum.

Son zamanlarda Çanakkale zaferi anlatılır veya öğretilirken özellikle bu iktidar döneminde en az on kere değiştirilen Milli Eğitim müfredatında bile, sanki bu savaşta Atatürk yokmuş gibi davranılmasını çok yadırgıyorum.

Yahu, neden korkuyorsunuz Atatürk’ün Çanakkale ve Kurtuluş savaşı kahramanlıkları dünya literatürüne savaş taktikleri olarak geçmişken onu benimsemeyen ve özellikle Çanakkale de adından bahsetmeyen sizlere ne oluyor be?

Utanmadan sıkılmadan hurafeler üretiyor ve hep kandırılan milletimizi kandırmaya çalışıyorsunuz.

Evet savaş imanla yapılır. İmanı olmayanın kendine güveni olmaz ve zaten başarılı olmaz. İman kişiye güç ve cesaret verdiğini inkar etmek mümkün değil. Durum böyle iken Çanakkale anlatılırken orada görevli rehberlerin çoğu, savaş sırasında ormanlardan ak sakallılar çıktığını düşmana saldırdıkların, bazılarının da yaralılara baktığı ve askerlere su taşıdığını anlatırlar.

Peki bu şahıslar orada 8-9 ay süren savaşta aç susuz ve hoşafla idare dip savaşırken bu güçler onlara neden yemek getirmediler ki?

Yine Sarıkamış ta, maceracı Enver Paşa yüzünden kimine göre 80, kimine göre 90 bin askerimiz donarken, Çanakkale de askerimize sahip çıkan bu sakallılar Sarıkamış ta neredeydi? Onlara battaniye ya da soba getiremezler miydi?

Ey diyanet işte bunlarda senin görevlerin arasında çık ve doğruları anlat

 

 Mustafa DOLU

Halkın Avukatı

Başyazar, Genel Yayın Müdürü

 

0 Yorum